Adam Gibi Adam "Ertuğrul Sağlam"
Türk futbol severleri, onu Beşiktaş’tan gözyaşlarıyla ayrılırken hatırladı hep. Ayrıldığı takıma teknik direktör olarak döndüğünde de herkes biraz şaşkındı. Ancak o, efendi duruşu, sabrı, öfkesini kontrol edebilmesi ve başarıya giden yolun kişilerin üzerinden değil, takım anlayışını disipline etmesinden kaynaklandığını çok iyi biliyordu.
Gözlerini diktiği zirveye, deyim yerindeyse “son dakika”da bile olsa varması takdiri fazlasıyla hakkediyor. Unutulmamalı ki, şayet başında bulunduğu Bursaspor, yılların şampiyonları Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un önünde ikinci bile olsaydı yine alkışın büyüğünü alacaktı. Keza Sağlam, sıfırdan aldığı takımı artık zirveye taşımıştı.
Ertuğrul Sağlam göz yaşlarına boğuldu…
UEFA bundan 4 yıl önce, gelecek vaad eden teknik direktörler listesini yayınladığında da Ertuğrul Sağlam’ı unutmamıştı. Kayseri’de yarattığı değişim ve gösterdiği başarı yurtdışında dikkat çekmeye yetmişti.
Bu arada tarihin bir cilvesi belki, 2 sezon önce gönderildiği Beşiktaş’a karşı şampiyonluk maçına çıktı. Ve alnının akıyla sahadan iki galibiyetle ayrıldı. Şampiyon oldu…
Futbol camiasında Sağlam’ın sahadaki duruşunun dışında, aile ve özel yaşamına dair dokundurmalar, bu minvalde gelişen eleştiriler de yok değildi. Kimilerine göre, Ertuğrul Sağlam’ın çok sevdiği Beşiktaş’tan ayrılmasında eşinin başörtülü olması da etkili olmuştu. O bunların üzerinde hiç durmadı, sadece işini yaptı.
Futbolun zeka ve bir saha oyunu olduğunu unutan bu kesimlere en güzel cevabı Efendi Kral, bir tokat gibi vermiş oluyor. Türk futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Sağlam, tezlere konu olabilecek bir hikayeyle bizlere başarıyı ve herşeye rağmen korunan “doğru azmi” bir kez daha anlatıyor.
Bize düşen artık alkıştır…
İlgili Konular: