arşiv

yazar arşivi

Başbakan İntrnet Medyası İle Biraraya Geldi

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

İnternet medyası yöneticileriyle İstanbul’da biraraya gelen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, internette yapılan yorumlardan dert yandı: “Geçenlerde bir yorumlara göz atayım dedim kendimden utandım…”

Erdoğan şunları söyledi; “Ben yorumlara bakmıyorum ama geçenlerde getirmişlerdi bir gözatıyım dedim. Ben kendimden utandım, çünkü oradaki ifadeler hakarette değil. Ailemden geçmişimden geleceğime öyle küfürler vardı ki bunların tarifi mümkün değil. Bunlar insanı katil bile yapar.

Bunlar yenilir yutulur tahammül edilir şeyler değil. Bunun bizim toplumumuzun karakteri ile de yakından uzaktan ilgisi yok. Büyük ihtimalle bunlar belki üniversite gençliği. İş bu noktaya geldiği zaman dayanılmaz.

Siz TC Cumhurbaşkanısınız, Başbakanısınız bunu yapma hakkını nerden buluyorsunuz. Teknoloji buna imkan veriyor diye siz kalkıp küfredeceksiniz. Böyle bir hakkı olamaz. Hukukta yataklık etme var ya, bu da yardım ve yataklıktır. Bunu siz edite edeceksiniz koymayacaksınız, yayınlamayacaksınız. Bu millet eğer ayakta duracaksa sağlam aile yapısı ile durur. Bizim aile yapımız sarsılırsa, bu ülke buna tahammül edemez, daha fazla yürümez. Ama biz aile yapımızı sağlam tutarsak bu ülkeyi kimse tutamaz.

Sizler de lütfen bu konudaki gayretinizi ortaya koyun. Özgürlükler noktasında, cezaevlerinde fikirden dolayı yatanların sayısı parmağın sayısını geçzmez. Fikir ve düşünce özgürlüğünden dolayı içerde kimsenin olmasını istemiyoruz. Ama bu hakarete gitmemeli. Eleştiri yap yapabildiğin kadar ama hakaret olduğu zaman…

AÇILIŞI HÜSEYİN ÇELİK YAPTI

İnternet Medyası toplantısı Hüseyin Çelik’in açış konuşması ile başlayan buluşmada, sektörün sorunları masaya yatırıldı.

Çelik, konuşmasında “yandaş ve yoldaş” medya ayrımına vurgu yaptı. Medyadaki tanımlamaların yanlışlığına dikkat çeken Çelik, “Yandaş ve yoldaş medya olmasından rahatsız olurum. Demokratik ülkelerde tek seslilik yok. Medya bizi eleştirsin ama sabahtan akşama kadar hakaret etmek eleştiri değil” dedi.

ERDOĞAN GECİKMEDEN ÖZÜR DİLEDİ

Başbakan Erdoğan toplantıya gecikmeli olarak katıldı. İnternet Medyası temsilcilerinin elini tek tek sıkan Erdoğan daha sonra konuşmasına başladı.

Gecikme için özür dileyerek başlayan Erdoğan şöyle konuştu:

“İnternet amacı dışında kullanıldığında malesef bunu acımasızca yaşıyoruz (bunu ben şuna benzetiyorum, bıçak var neşter var. Neşterle hayat kurtarıyorsunuz, bıçak ile ekmek kesiyorsunuz. Ekmek keserken güzel ama aynı bıçağı kalkıp cinayette kullabilirsiniz.

İNTERNETTE OTOKONTROL İSTEDİ

İnternet medyasından öz denetim isteyen Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

Daha işin başında sayılırız o yüzden önlemleri almak zorundayız. Otokontrol ile internetin bir canavar olmasını engellemek ve yararlı hale getirmek zorundayız.”

İnternette sansürü kısıtlamayı kabul etmiyoruz ama otokontrol ile internetin de kendini artık daha sıkı denetlemesi gerekiyor.

Haber sitelerindeki rekebat ve hız sırasında bazen sınırların zorlandığını üzülerek görüyoruz. Özel mahremiyet, haklar ve kişiliklerin korunmasında kimi zaman istenmeyen sonuçlar ortaya çıkıyor. Esas olan otokontroldür. İnternet medyasının bu noktada çok daha hassas olmasını rica ediyorum.

HEPİMİZ AYNI GEMİNİN İÇERİSİNDEYİZ

Demokratik açılımla ilgili bilgi veren Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:

Hepimiz aynı gemi içindeyiz. Ve aynı istikamete doğru yol alıyoruz. Kimsenin tahrikine gelmememiz gerekiyor.

Bugüne kadar görüşleri sorulmayan fikirlerine başvurulmayan kesimleri tek tek dinliyor ve onların önerilerinin politikalarımıza ışık tutması yönünde gayret ediyoruz.

İNTERNET MEDYASI KİLİT ROL OYNAYACAK

İnternet medyasına yüklediği anlama değinen Başbakan Erdoğan, konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

Ben internet medyasının milli birlik ve kardeşlik projesinde kilit rol oynacağına inanıyorum. Bu kadar hayatı etkileyen medyanın bu sürecin dışında kalamayacağını düşündük.

OCAKLAR SÖNÜYOR YUVALARA ATEŞ DÜŞÜYOR

Konuşmasında teröre de değinen Erdoğan şunları söyledi:

“Görüyoruz ki ocaklar sönüyor, analar ağlıyor. Biz terörün bu ülkenin kaderi olmadığına inanıyoruz. Milli Birlik kardeşlik projesine kimse farklı kılıf uydurmasın. Kürt açılımı gibi… Bunların hepsi denilmiştir. Adına Güneydoğu, ister kürt sorunu deyin. Önemli olan zarf değil önemli olan mazruf… Bu projenin adı Milli Birlik ve Kardeşlik olmalı ve bu sürecin adı da Demokratik açılım olmalı dedik. ”

PROVAKASYONLAR OLSA DA DEVAM

Provokasyonlara dikkat çeken Başbakan Erdoğan, her şeye rağmen yola devam edeceklerini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu: Bu ülkede gençler ölüyor. Bu ülkede anneler ağlıyor… Bu ülkede ocaklar sönüyor. Bu ülkenin enerjisi ve kaynakları sonu gelmez konularda heba ediliyor. Buna dur demek zorundayız. Hükümet olarak yaptığımız da budur. Biz terörün, gençlerin ölümünün bu ülkenin kaderi olmadığına inandık. Biz ayrımcılığın bu ülkenin hayrına olmadığına inandık. Bu süreç tüm engellemelere ve provakasyonlara devam edecek.

CENAZELERDE SLOGAN ATILMAZ

Konuşmasının sonunda şehit canezelerinde atılan sloganları eleştiren Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

Şehit cenazelerini istismar ederek siyaset yapanlar sürecin karşısındadır. Şehit musalla taşında sadece dualar bekler. Musalla taşındaki şehite slogan yüklenmez. Bu siyasi istismardan başka hiç bir şey değildir.

Categories: Genel Tags:

İŞTE SBS SORU VE CEVAPLARI

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Categories: Eğitim Tags:

Filistin Bayrağına İzin vermediler

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Sofuoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yarışları ve İsrail’in Gazze’ye insani yardım götüren gemilere saldırısını değerlendirdi.

Yarışların güzel bir şekilde başladığını ifade eden Sofuoğlu, 7 yarışın sonunda şampiyonada lider konuma geldiğini hatırlatarak, şöyle konuştu: “Tam istediğim gibi dereceler elde edemedim ama güzel olan, her yarışın sonunda kürsüye çıktım ve güzel puanlar toparladım. Şu anda 142 puandayım ama rakiplerim bana çok yakın. Şampiyona başlamadan önce 3 favori vardı. Zaten yarış üçüzümün arasında geçiyor, puanlarımız çok yakın. Ufak bir hata yaptığımda üçüncü sıraya düşebilirim. 3 pilottan hangimiz şampiyon olacak bilmiyorum ama hangimiz olacaksa gerçekten bu kolay olmayacak. 2010 yılında şampiyonun kim olacağı belli değil. Ümit ediyorum ki kendim alacağım, mücadelemi veriyorum, her şey yolunda gidiyor. Motorumda biraz eksiklerim var ama onları da yavaş yavaş gidermeye çalışıyorum. Benim motorumun ve rakiplerimin avantajlı olduğu yerler var.” Amerika yarışındaki antrenmanların istediği gibi geçmediğini kaydeden Sofuoğlu, yarıştan birkaç saat önce Türkiye’den gelen bir telefonla Gazze’de yaşananları haber aldığını belirterek, şunları söyledi: “İsrail’in daha önce de yaptıkları bizi üzen şeylerdi. Son olaylar daha fazla üzdü. Yarıştan sonra ufak bir Filistin bayrağı çıkarıp gezinmek istiyordum.

Buna takımım izin vermedi, nedenini bilmiyorum. Ben de takım menajerine ’yarışı kazanacağım ve kazandıktan sonra istediğim gibi konuşacağım’ dedim. Onlar bundan da çok memnun olmadılar. Ben onlara şunu söyledim, ’Müslümanım diye taraf değilim, burada bir zalim, bir de mazlum taraf var, zalimin yanında değilim, bana niye karşı çıkıyorsunuz?’ dedim. Takımla aramızda çok iyi şeyler geçmedi. Ben çok memnun kalmadım. Kazanırsam elde ettiğim geliri bağışlamak istiyordum. Burada bir amaç vardı, amaç da yarışı kazanmak ve Filistin’e hediye etmekti, bunun için yarışı kazandığıma çok sevindim.”

“AMERİKA’DA ELDE ETTİĞİM BİRİNCİLİK FİLİSTİN’E ADANDI”

Yarıştan sonra düzenlenen basın toplantısında kullandığı ifadelerin basında dile getirilmemesinin kendisini üzdüğünü ifade eden Sofuoğlu, Filistin sorunu konusunda herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğini belirtti.

Bir sporcu olarak Filistin sorunu konusunda üzerine düşeni yaptığına inandığını kaydeden Sofuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Herkes kendi üzerine düşeni yaparsa İsrail bu kadar rahat olmaz. Ben elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. İnşallah diğer sektörlerdeki insanlar da üzerine düştüğü kadar destek olsa İsrail bu kadar rahat olmaz.

Birtakım insanlar korkuyor. Ben bir Türküm, Müslümanım. Müslümanlar’a ve Türkler’e yapılan zulüm var. Her açıdan şampiyonluğu almak istiyorum. İnşallah yarışı dünya şampiyonu olarak bitireceğim, bu da hem Müslümanlar’ın, hem de Türkler’in zaferi olacak. Her ne kadar motor sporları ülkemizde bilinmese de Avrupa ve Amerika’da çok iyi takip ediliyor. Bir örnek vereyim. Amerika’daki yarışı 220 bin kişi izledi. Formula 1 Yarışı’nı 130 bin kişi izlemiş. Ne kadar önemli olduğunu buradan anlayın. İnşallah dünya şampiyonluğunu aldığım zaman Türk halkı da önemini anlayacak. Amerika’da elde ettiğim birincilik Filistin’e adandı.

Keşke izin verilseydi, yarışı kazanınca Filistin bayrağıyla gezebilseydim.”

Categories: Genel Tags:

Türk hackerlar, Mossad’ın sitesini çökertti

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşayan hackerlar sanal âlemde bir araya gelerek, İsrail’e karşı ‘sanal savaş’ başlattı.

Kendilerine ‘Türkiye ve Filistin sevdalısı genç akıncılar’ adını veren hacker grubu, aralarında İsrail’in gizli servisi Mossad’ın Tel Aviv şubesi ve bakanlıklarının da olduğu 230 siteyi hackleyerek erişilemez hale getirdi. İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanlığı resmi internet sitesi ‘navy. idf. il’ adresini de çökerten hackerların hedefinde İsrail Genelkurmay Başkanlığı var.

Hackerlar, yardım gemisine saldıran İsrail Deniz Kuvvetleri Komu-tanlığı’nın resmî internet sitesi ‘navy . idf . il’ girişine ise Türkiye ve Filistin bayrağı taşıyan ve Gazze’ye yardım götüren geminin resmini koydu. Hackerlar, geminin üzerine de ‘Sanal protestolar devam edecek. Her şey Türkiye ve Filistin için. Akıncılar’ ifadesini yazdı. Erişilemez hale getirilen diğer sitelerin sayfalarında Türkçe olarak, ‘Aç kulağını da iyi dinle. Biz Türk’üz’ ifadeleri ile Türk bayrağı yer alırken, bazılarına da İsrail’i kınayan büyük görseller konuldu. 150 kişilik hacker grubunun sözcüsü Ahmet Ersin, amaçlarının yardım gemisine saldıran İsrail’e tepkilerini kansız ve insani olarak dile getirmek olduğunu söyledi.

Categories: Genel Tags:

Dünyayı yöneten gizli örgüte 5 Türk

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Komplo teorisyenleri tarafından “Dünyayı yöneten gizli örgüt” olarak nitelendirilen ve her yıl büyük gizlilik içinde toplanan Bilderberg Grubu, bu yıl İspanya’da bir araya geliyor. Ana gündem maddesi Euro, ancak kaynayan Ortadoğu’nun da zirvede tartışılması bekleniyor.

Lüks bir otelin toplantı salonunda bir avuç insan… Bir köşede Dünya Bankası Başkanı Dominique Strauss Kahn, diğer köşede Wall Street Journal, New York Times gibi gazetelerin patronları… Kraliçeler, başbakanlar, dünya ekonomisine yön verenler… Ellerinde puro ve viskilerle söz alarak etkileyici konuşmalar yapan bu kişiler, Bilderberg toplantıları adı verilen 3 günlük organizasyonda bir sonraki yılın gündemini oluşturuyor. Tony Blair, Bill Clinton gibi isimlerin ülkelerinde lider olmadan hemen önce bu toplantıya katılmış olmaları, Bilderberg’de Irak savaşına karar verildiği iddiaları, yıllardan beri “Bilderberg dünyaya yön veriyor” tartışmasına yol açıyor.

2 yıl önce Türkiye’deydi

Bundan 2 yıl önce Türkiye’de gerçekleşen, geçtiğimiz yıl da Yunanistan’da yapılan Bilderberg toplantısının bu yılki ev sahibi İspanya. 56’ncı Bilderberg zirvesinin katılımcıları Barcelona yakınlarındaki Sitges bölgesinde yer alan Dolce Hotel’de dün bir araya geldiler. İçeriden bilgi sızması yıllardan beri çok nadir rastlanan bir durum. Tutanak tutulmadığı, notlar toplantıdan sonra yakıldığı ve katılanlar gizlilik sözü verdiği için bu konu spekülasyonlardan ibaret. Ancak bu yılın konularını tahmin etmek de güç değil. Times, Independent, The Guardian gibi zirveye temsilci de gönderen gazeteler Bilderberg’in bu yılki bir numaralı gündem maddesinin Avrupa’da yaşanan ekonomik kriz ve euro’nun geleceği olacağı konusunda hemfikir. Ancak İsrail’in açık denizdeki kanlı operasyonu ile İran’ın nükleer programının da zirvede gündeme gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Türkiye’den katılımcılar

- Ali Babacan (Devlet Bakanı)

- Mustafa Koç (Koç Holding)

- Sami Kohen (Milliyet)

- Suzan Sabancı Dinçer (Akbank)

- Agah Uğur (Borusan Holding)

Güvenliği CIA sağlıyor

Toplantıya katılan kişilerin korunması zirvenin yapıldığı ülkenin istihbarat servisi ile CIA’ya ait. Otelin çevresi basının yaklaşmasını engellemek için 1 kilometre öteden çembere alınıyor. Bugüne kadar 28 ülke ve 15 uluslararası organizasyondan 2000’in üstünde kişi Bilderberg’e katıldı.

Konu ile ilgili Aramalar:

Categories: Genel Tags:

Kansere Mucizevi İlac

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Texas Agrilife Research Merkezi araştırmacıları, sadece şeftali ve erikte çok yüksek oranda bulunan iki fenolik bileşimin kanser hücrelerini kısa sürede öldürdüğünü ispatladılar ve sonuçlarını Journal of Agriculture and Food Chemistry Dergisi’nin son sayısında yayımladılar.

Araştırıcılardan Dr. David Bryne, “Kemoterapi tüm hücreleri öldürebilirken meyve kökenli bileşimler sağlıklı hücreleri hiç etkilemez, fakat kanser hücrelerine toksik yani öldürücü etki yapar” dedi.

Meyvelerdeki antioksidan oranlarını da araştıran bilim adamları, bilinen bütün meyveler içerisinde eriğin en yüksek oranı taşıdığını görünce şaşırdılar.

Dünyadaki kadın ölümlerinin % 16’sı meme kanserinden kaynaklanıyor. Bu yüzden özellikle şeftali ve eriğin tedavi edici etkilerinin kadınlara tanıtılarak tüketimlerinin artırılması öneriliyor.

Categories: Sağlık Tags: ,

Cep Telefonu Alacaklar Dikkat

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Hurdaya çıkan cep telefonlarını vatandaşlardan düşük fiyata satın alan bazı kişilerin, bu telefonların IMEI numaralarını yurt dışından kaçak yollarla ucuza getirdikleri telefonlara kopyalayarak, yüksek fiyattan sattıkları belirtildi.

Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Genel Sekreteri Abdullah Raşit Gülhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bugüne kadar Türkiye’ye giriş yapmış ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) kayıtlı 103 milyon adet cep telefonunun bulunduğunu söyledi.

Buna karşın, cep telefonu abonesi sayısının 65 milyon civarında olduğunu belirten Gülhan, ”38 milyon adet kayıtlı cep telefonu ise arızalandığı ya da eskidiği için kullanılmıyor” dedi.

Gülhan, eski ve kullanılmayan telefonları ya da bu telefonların IMEI numaralarını vatandaşlardan düşük fiyatlardan satın alan bazı kişilerin, bunları yurt dışından ucuza getirdikleri son teknoloji kaçak cep telefonlarına kopyalayıp, sattıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

”Bu kişiler böylece, eski telefonun IMEI numarası beyaz listede olduğu için gümrük kaçağı telefonun kapanma ihtimalini de ortadan kaldırmış oluyorlar. Son dönemde IMEI numaraları değiştirilerek kullanıma sokulan bu tür telefonlardan, önemli miktarda satılıyor.”

Gülhan, bu şekilde satılan telefonların ayrımını yapmanın, kaybolmadığı, çalınmadığı veya herhangi bir suça karışmadığı sürece zor olduğunu sözlerine ekledi.

IMEI NUMARASI NEDİR?

Uluslararası Mobil Cihaz Kodu (International Mobile Equipment Identity) kelimelerinin kısaltılmış hali olan IMEI numarası, her GSM telefon cihazına, telefon üretilirken yükleniyor. Cep telefonunun kimlik numarası olarak kabul edilen IMEI numarası tek ve benzersizdir.

Telefon kaçak ya da çalıntı ise bu numara sayesinde anlaşılabilir. Ayrıca telefon çalınırsa, IMEI numarası sayesinde telefonun hangi ilde olduğu ve o an üzerinde hangi telefon kartının kullanıldığı da tespit edilebiliyor

Konu ile ilgili Aramalar:

Categories: Genel Tags:

Telefonda En Çok Konuşan 3. Ülkeyiz

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Türkiye, 195,7 dakika olan ortalama aylık mobil kullanım süresi ile Fransa ve İrlanda’dan sonra Avrupa’da 3. oldu.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Sektörel Araştırma ve Stratejiler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü 3 Aylık (2010 Yılı 1. Çeyrek) Pazar Verileri Raporu”na göre, bu yılın Mayıs ayı itibariyle elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilere verilen yetkilendirme sayısı 390 oldu.

Telekomünikasyon sektöründe toplam gelirlerin yıllar itibariyle gelişimine bakıldığında özellikle mobil telekomünikasyon hizmetlerinden elde edilen gelirler başta olmak üzere sürekli bir artış yaşanıyor.

20 MİLYAR 700 MİLYON LİRA NET GELİR

Buna göre, Türk Telekom’un ve mobil işletmecilerin 2009 yılında 20,7 milyar TL’ye yaklaşan toplam net satış gelirleri 2008 yılına göre yüzde 1,5 oranında arttı. Üç aylık dönemde Türk Telekom 1 milyar 819 milyon 47 bin 834, Turkcell 2 milyar 10 milyon 790 bin 574, Vodafone 682 milyon 790 bin 814 ve Avea ise 647 milyon 350 bin 22 TL net gelir elde etti.

Böylece Türk Telekom ve mobil işletmecilerinin net satış gelirleri yaklaşık 5,16 milyar TL’ye ulaştı. Üç aylık dönemde, Türk Telekom 103 milyon 180 bin 639 TL, Turkcell 216 milyon 237 bin 126 TL, Vodafone 303 milyon 153 bin 571, Avea ise 122 milyon 443 bin 498 TL net kar elde etti.

İLK ÜÇ AYDA CEPTE 28 MİLYAR 600 MİLYON DAKİKA GEÇİRDİK

Raporda yer alan verilere göre, 2010 yılı birinci üç aylık dönemde toplam mobil trafik miktarı 28,6 milyar dakika olurken, sabit trafik miktarı ise 5,8 milyar dakika olarak gerçekleşti.

Bir önceki üç aylık döneme göre mobil arama trafik miktarı yaklaşık yüzde 1,4 azalırken, sabit arama trafik miktarı ise yaklaşık yüzde 5,5 oranında arttı. Ancak 2010 yılı birinci üç aylık dönemde mobilden mobile trafik miktarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21,4 yükselirken, sabitten sabite arama trafik miktarı yüzde 10,4 oranında azaldı. Bir önceki dönemle kıyaslandığında ise mobilden mobile trafik miktarı yüzde 1,5 oranında düşüş gözlenirken, sabitten sabite trafik miktarı yüzde 6,4 oranında artış yaşandı.

7 MİLYON 400 BİN İNTERNET ABONESİ

Raporda, sabit hat penetrasyonunun mobil telefon kullanımındaki artışın da etkisiyle düşme eğiliminde olduğu tespiti yapıldı.

2010 yılı Mart sonu itibariyle yaklaşık 16,4 milyon sabit telefon abonesi bulunan Türkiye’de penetrasyon oranı yaklaşık yüzde 23 seviyelerine geldi.

2010 yılı ilk çeyreği itibariyle Türkiye’deki internet abone sayısı 7,4 milyonu aştı ve internet aboneliğinde 2010 yılının ilk çeyreğinde, bir önceki üç aylık döneme göre yaklaşık yüzde 9,4 artış gerçekleşti. Toplam internet abone sayılarının yıllık büyüme oranı ise yüzde 21,6 oldu.

Bu yılın ilk üç ayı itibariyle mobil genişbant internet abone sayısı 640 bini aştı. Mobil genişbant internet kullanım miktarı bir önceki çeyreğe göre 2 kat artarak 2056 TByte oldu. söz konusu dönemde toplam sabit genişbant internet kullanım (indirme ve yükleme) miktarı 290 bin 603 TByte olarak gerçekleşti.

Bu yılın Mart ayı sonu itibariyle pazarda mobil genişbantın da etkisi ile birlikte TTNet’in pazar payı yüzde 94’ten yüzde 81 seviyelerine düştü. Mobil genişbant internet hizmetlerinin pazar payı yüzde 9’a yaklaştı ve kablo internet hizmeti sunan işletmecilerin pazar payı ise yüzde 2,5’a yükseldi.

Raporda, “AB ülkelerinde genişbant hizmetlerinde yerleşik işletmecilerin ortalama payı yüzde 46 iken Türkiye’de yüzde 89 seviyelerindedir. Yerleşik işletmecinin pazar payının en düşük olduğu ülke İngiltere iken, Türkiye’deki yerleşik işletmecinin pazar payı AB ortalamasının çok üstünde seyretmektedir. Türkiye’de nüfusa göre sabit genişbant penetrasyon oranı yüzde 9,2 iken, AB ülkeleri penetrasyon ortalaması yüzde 23,6’dır. Hane halkı sayılarına göre hesaplanan sabit genişbant penetrasyon ortalaması AB ülkelerinde ortalaması yüzde 55 iken Türkiye’de 2010 yılı ilk çeyreği itibariyle yaklaşık yüzde 40,5 olarak gerçekleşmiştir” ifadelerine yer verildi.

“ABONE ARTIŞI 2009 YILINDA DURDU”

Bu yılın Mart ayı itibariyle Türkiye’de yüzde 86 penetrasyon oranına karşılık gelen toplam 61,5 milyon mobil abone bulunduğu bildiren raporda, şunlar kaydedildi.

“Daha önceki dönemlerde sürekli artış eğiliminde olan mobil abone sayısı ve penetrasyon oranının 2009 yılı başından itibaren artış eğiliminin durduğu görülmektedir. Söz konusu düşüşün numara taşınabilirliği ile birlikte işletmeciler tarafından sunulan ’her yöne’ tarifeleri nedeni ile kullanıcıların ikinci aboneliklerini iptal ettirmesi sonucu gerçekleştiği değerlendirilmektedir.

3G abone sayısı Mart ayı sonu itibariyle yaklaşık 8,7 milyona olurken 3G hizmetiyle birlikte mobil internet hizmeti alan kullanıcı sayısı 640 bin 580’e yükseldi. Bu yılın 3 aylık döneminde toplam mobil internet kullanım miktarı ise 2 bin 56 TByte olarak gerçekleşti.”.

MOBİL ABONE PROFİLİ

Raporda, Türkiye’deki mobil abonelerin abonelik türlerine göre dağılımına da yer verildi.

Buna göre, bu yılın ilk üç aylık dönemine bakıldığında mobil abonelerin yaklaşık yüzde 74’ünü ön ödemeli abonelerin oluşturduğu, son bir yıl içerisinde faturalı abonelerin oranının yüzde 21,9’dan yüzde 26,3’e çıktığı saptandı.

AB ortalamasına bakıldığında mobil abonelerin yüzde 51’inin ön ödemeli iken yüzde 49’unun faturalı aboneler olduğu belirtildi ve “Türkiye’de mobil aboneler içinde ön ödemeli abonelerin payı AB ortalamasına göre oldukça yüksek durumdadır” bilgisine yer verildi.

Raporda, şu tespit yapıldı.

“Bu yılın ilk üç aylık döneminde, önceki üç aylık döneme göre abone sayıları bakımından Turkcell’de yüzde 3,1, Avea’da yüzde 2,4 azalma görülürken, Vodafone’da ise yüzde 0,9 oranında artış gerçekleşti. Bu yılın üç aylık dönemi itibariyle Avea’nın abone sayısı 11 milyon 550 bin, Turkcell’in abone sayısı 34 milyon 260 bin, Vodafone’un abone sayısı ise 15 milyon 720 bin oldu. Böylece, 2010 yılı Mart ayı sonu itibariyle Türkiye’de mobil abone sayısı yaklaşık yüzde 86 penetrasyon oranı ile 61,5 milyon oldu.

Söz konusu dönem itibariyle abone sayısına göre Turkcell’in yüzde 55,7, Vodafone’un yüzde 25,5, Avea’nın ise yüzde 18,8’lik paya sahip olduğu görülmektedir. 2010 yılı Mart ayı itibariyle Turkcell, Vodafone ve Avea’nın abone kayıp oranları sırasıyla yüzde 3,87, yüzde 5,32 ve yüzde 5,50 olarak gerçekleşti.”.

2010 yılı ilk üç aylık dönemi trafik bilgileri bir önceki üç aylık dönemle kıyaslandığında, Vodafone’un trafik hacmi yaklaşık yüzde 6 arttı, diğer taraftan Turkcell’in trafiği yüzde 3,4, Avea’nın ise yüzde 5,8 oranında azaldı.

Öte yandan, bu yılın birinci üç aylık döneminde yaklaşık 3,6 milyon numara taşındı ve Mayıs ayı itibariyle toplam taşınan numara sayısı 15,8 milyona yükseldi.

TÜRKİYE, AVRUPA’DA EN ÇOK KONUŞTURAN 3′ÜNCÜ ÜLKE

Raporda, bir abonenin aylık ortalama konuşma süresi Turkcell’de 163 dakika, Vodafone’da 200 dakika ve Avea’da 264 dakika olarak gerçekleştiği bilgisine yer verildi. Buna göre, aylık ortalama mobil kullanım süresi Fransa’da 249 dakika, İrlanda’da ise 231 dakika dakika oldu. Türkiye, 195,7 dakika olan ortalama aylık mobil kullanım süresi ile İngiltere, İspanya, İtalya, Portekiz ve Almanya’nın üstünde 3. sırada yer aldı.

Categories: Genel Tags: ,

Beşiktaş’tan Transfer

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Teknik direktör Mustafa Denizli ile yollarını ayıran Beşiktaş, Bundesliga ekiplerinden Stuttgart’ta forma giyen Roberto Hilbert’i renklerine kattı.

Sağ kanatta görev yapan 26 yaşındaki oyuncu ile 3 yıllığına anlaşıldı. Hilbert’in bonservisi de elinde bulunuyordu…

NASIL BİR FUTBOLCU?

2. lig takımlarından Fürth’de gösterdiği performans ile dikkatleri üzerine çeken Hilbert, 2006 yazında Bundesliga ekiplerinden Stuttgart’a transfer oldu. Kulüpteki henüz ilk sezonunda düzenli olarak ilk 11′de forma giymeye başlayan 26 yaşındaki oyuncu, 2007′de Stuttgart ile şampiyonluk sevinci yaşadı.

Genelde orta sahanın sağında görev yapan Hilbert, görev verilmesi halinde sağ bek olarak da takımına yarar sağlayabilecek bir oyuncu. Hilbert, Stuttgart’ın şampiyon olduğu 2007 yılında, golcü Mario Gomez’in sakatlanmasının ardından, daha fazla hücuma dönük oynamış ve takımına şampiyonluğu getiren bazı kritik gollerin altına imza atmıştı…

12 kez 21 yaşaltı Alman Milli Takımı’nın formasını giyen Hilbert, bir kez de Alman Milli takımında oynadı.

Categories: Spor Tags:

Ezel’de Müjde Kerpeten Ali Ölmeyebilir

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

Öldü mü Ölmedi Diye Merak İçinde Ezel Hayranları… İşte Kerpeten Ali’nin Akıbeti…

Geçen hafta Ezel’in Ömer olduğunu öğrenen Ali, Ramiz Dayı’nın düşmanları tarafından kurulan pusuya düşen Ömer’e vefa borcunu ödedi ve Ömer’e sahip çıktı.

Dizinin son sahnesinde Ali kanlar içinde Ezel’in kucağında kaldı. Herkes Ali’yi öldü biliyor ama Medyatava’nın aldığı bilgi Ali ölmedi. Sevilen oyuncu Barış Falay da Ezel ekibinden ayrılmadı.

Konu ile ilgili Aramalar: