arşiv

yazar arşivi

Ruble karşılığı şiir yazdı mı?

Pazartesi, 26 Eki 2009 yorum yok

Nazım Hikmet’in oğlu Memet Fuat’ın babasının para karşılığı şiir yazdığını söylediği   ve son eşi Vera’nın da Nazım’ın mezarının Türkiye’ye getirilmesi için 1 milyon dolar istediği iddia edildi. İddialarla ilgili olarak HABERTÜRK’e konuşan yazar Refik Erduran, iddiaların saçma olduğunu, Memet Nazım’ın babasına olan öfkeyle olumsuz laflar söylediğini ama Nazım Hikmet’in kesinlikle paraya önem veren biri olmadığını anlattı.

Erduran, Vera’nın da paragöz biri olmadığını ve kimseden Nazım’ın mezarının taşınması için para istemediğini söylerek şunları söyledi: “Kendini terk edilmiş hisseden Münevver Hanım oğlu Memet Nazım’ı yönlendirdi. Memet Nazım’ın pek dengeli olduğu söylenemez. Nazım Hikmet için olumsuz şeyler söylenecek ise çok şey bulunabilir, söylenebilir, söylenmişti de. Vatan haini olduğu bile söylenmişti. Söylendiğinde gülünç olunabilecek bir şey varsa o da, Nazım Hikmet’in paraya önem verdiğidir. Nazım isteseydi, gençliğinde itibaren öyle bir ailenin içine doğmuştu, öyle bağlantıları vardı ki; refah içerisinde yaşayabilirdi. Eski eşinin Nazım’ın mezarının taşınması iznini vermek için 1 milyon dolar istediği iddiası da çok saçma, son derece gülünç. Vera’yı da çok iyi tanıdım, doğrusunu isterseniz çok onayladığım bir insan değil. Nazım’la ilişkilerinde eleştirilecek çok şey olmuştur ama bunlar parasal değil gönül açısındandır. Çok kıskandırdı yaşlanan Nazım’ı, üzdü. Ancak Vera öyle paragöz bir insan değildi.”

habertürk

Konu ile ilgili Aramalar:

Kanser tedavisinde ‘tomoterapi dönemi

Pazartesi, 26 Eki 2009 yorum yok

Kanser tedavisindeki yöntemlerden biri olan radyoterapi alanında yeni bir yöntem uygulanmaya başlandı. “Tomoterapi” (TomoTherapy) sayesinde kanserli hücreler artık daha etkin bir şekilde yok ediliyor, hastalar ışın tedavisinin yarattığı olumsuz etkilere daha az maruz kalıyor

TÜRKİYE’de her yıl 150 bin kişi kansere yakalanıyor ve bu hastalığın pençesinden kurtulamayan pek çok insan yaşamını yitiriyor. Ölüm oranı böylesine yüksek olan bu hastalığın tedavisiyle ilgili her geçen gün yeni araştırmalar yapılıyor ve yeni yöntemler geliştiriliyor. Bu yöntemlerden biri de halk arasında “ışın tedavisi” olarak bilinen radyoterapi yöntemi ile tedavi. Radyoterapi tedavisinde son nokta olarak kabul edilen “tomoterapi” (TomoTherapy) sayesinde kanserli hücreler artık daha etkin bir şekilde yok ediliyor. Türkiye’de ilk kez İtalyan Hastanesi’nde kullanılmaya başlanan tomoterapi yöntemi konusunda Onkoloji Uzmanı ve İtalyan Hastanesi Medikal Direktörü Prof. Dr. Ahmet Öber bilgi verdi.

DOKUYA KORUMA
Tomoterapi yöntemi, “radyoterapi yapılmalı” denen herkese uygulanabiliyor. Hem kanserli  hücreleri etkin şekilde yok ediyor, hem de hastalara konfor açısından önemli avantajlar sağlıyor. Bu yeni teknikle ışın tedavisinin yarattığı yan etkiler önemli derecede azaltılırken, sağlam organ ve dokular daha fazla  korunuyor.

NOKTA ATIŞ YAPIYOR
Tomoterapi, halk arasında “nokta atış” olarak adlandırılan tekniğin en geniş ve hassas şekli olarak tanımlanıyor. Diğer yöntemler 3-4 santimlik tümörlerle sınırlı iken, tomoterapi milimetrik mesafeleri aynı anda kesintisiz olarak ışınlayabiliyor. Tomoterapinin bir diğer özelliği de aynı anda hem koruyucu hem de yok edici tedavi yapılmasına olanak vermesi. Yöntemle karaciğer ve beyin gibi hassas dokularda tümörün olmadığı yere, koruyucu dozda, tümörlü bölgeye ise yok edici dozda ışın verilerek aynı seansta iki amaçlı tedavi uygulanmış oluyor. Haftada 5 gün 20 dakika uygulama yapılıyor.

TÜRKİYE’DE İLK KEZ
Prof. Dr. Ahmet Öber, bugün dünyanın en gelişmiş radyoterapi yöntemi olarak adlandırılan Tomoterapi cihazından, dünyada sadece 204 adet bulunduğunu ve Türkiye’de ilk kez onkoloji hastanelerinde uygulanmaya başlayacağını söyledi. Tomoterapi yöntemi, beyin tümörleri, baş-boyun tümörleri, akciğer kanserinin bazı evreleri, karaciğer kanseri, rektum kanseri, prostat kanseri, rahim ağzı kanseri, pankreas kanseri ve evrelerine göre değişmekle beraber meme kanserinde uygulanıyor.

kaynak:habertürk

Konu ile ilgili Aramalar:

Zuhal Olcay da krizindirimi yaptı

Pazar, 18 Eki 2009 yorum yok

KONSER ve gece kulüplerindeki programları için 20 bin ile 60 bin dolar arası ücretler talep eden pek çok şarkıcı ekonomik kriz nedeniyle indirime gitti. Zuhal Olcay da ‘indirim yapan’ sanatçılardan biri. Daha önceleri 15 ile 20 bin dolar arası ücret alan şarkıcı, gelecek salı akşamı Suadiye Jazz Stop’ta sahneye çıkacak ve karşılığında 10 bin TL alacak. Şarkıcıların önemli bir gelir kapısı olan Avrupa konserleri de durma noktasına geldi. Birçok organizatör krizin Avrupa’yı, Türkiye’den daha fazla vurduğu görüşünde.

 Uğur SOYSAL / GAZETE HABERTÜRK / MAGAZİN

Categories: Magazin Tags:

Akaryakıta yine zam!

Pazar, 18 Eki 2009 yorum yok

Kırsal motorin ve motorinin perakende satış fiyatı, bugünden geçerli olmak üzere 6 kuruş artırıldı.

AA muhabirinin belirlemelerine göre, kırsal motorinin perakende satış fiyatı 2,57 liradan 2,63 liraya, motorinin litre fiyatı ise 2,70 liradan 2,76 liraya yükseltildi.

Akaryakıt ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım firmalarına ve şehirlere göre çok küçük tutarda farklılık gösterebiliyor.

AA

Categories: Ekonomi Tags: , , , , ,

Halit Akçatepe boşanıyor

Perşembe, 17 Eyl 2009 1 yorum

Aralarındaki büyük yaş farkına rağmen bir dönem örnek mutlu çift olarak gösterilen ‘Hababam Sınıfı’nın Güdük Necmi’si 71 yaşındaki Halit Akçatepe ile 32 yaşındaki Rezzan Akçatepe boşanıyor.

Sabah’ın haberine göre Kadıköy Aile Mahkemesi’nde boşanma davası açan Rezzan Akçatepe, anlaşmazlık sonucu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını belirtti. Kendisinden 39 yaş büyük olan oyuncu Halit Akçatepe ile 1999’da evlendiğini ve 8 yaşında Günsu adında bir kızlarının bulunduğunu belirten Rezzan Akçatepe, dilekçesinde çift olarak uyuşamadıklarını ve uzun süredir ayrı yaşadıklarını kaydeti.

Konu ile ilgili Aramalar:

Böbrek hastaları çok su tüketmeli mi?

Perşembe, 17 Eyl 2009 yorum yok

Denizli Devlet Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Funda Sağlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği ile ilgili yaygın bir ”yanlış anlayış” olduğunu, aksine, yetmezlik bulunan hastaların susadıkça su içmelerinin yeterli olacağını kaydetti.

Sağlam, yaptığı yazılı açıklamada, böbrek rahatsızlığı ve yetmezliği olan hastaların dikkat etmeleri gereken konularla ilgili bilgi verdi.

Böbrek hastalarının beslenmelerine dikkat etmesinin önemine işaret eden Sağlam, böbrek işlevleri yüzde 30′un altına inen hastaların, özellikle potasyum ve fosfor içeren gıdaları sınırlı tüketmeleri gerektiğini bildirdi.

Funda Sağlam, sağlıklı insanların günde tüketmeleri önerilen su miktarının 1.5 ile 2 litre arasında bulunduğunu ifade ederek, şu bilgileri verdi:

”Yaz aylarında terleme ile oluşan kayıplar nedeniyle, 2.5 ile 3 litre, bazen daha fazla su tüketimine gereksinim olabilir. Vücudun sıvı kayıplarında, beyindeki susama merkezi uyarılır ve susama hissi oluşur. Dolayısıyla, beyin işlevleri normal olan gençler, su gereksinimi durumunda susamaktadırlar. Bu nedenle hiçbir hasta ya da sağlıklı bireye, çok su içme konusunda uyarıda bulunmak gerekliliği yoktur.”

Sağlam, böbrek hastalarının çok su tüketmesi gerektiği şeklinde yaygın bir ”yanlış anlayış” bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Tuzlu yiyen ve çok su içen diyaliz hastalarında, seanslar sırasında tansiyon düşmesi yaşanır ve kas kasılmalarına rastlanır. Bu durum, geriye kalan böbrek işlevlerinin daha da azalmasına ve uzun vadede hasta ömrünün kısalmasına neden olur.”

Böbrek taşı olan hastalara günde 3 litre su içme konusunda öneride bulunulabileceğine dikkat çeken Sağlam, bu hastaların çok su içmesi konusunda zorlanmaması gerektiğini anlattı.

AA

Konu ile ilgili Aramalar:

Sonunda imzaladı!

Perşembe, 17 Eyl 2009 yorum yok

F.Bahçe’nin sözleşmesini feshettiği Edu Dracena’nın yeni takımı belli oldu.

Yabancı kontenjanına takılan ve sarı-lacivertli kulüp tarafından sakatlığı nedeniyle sözleşmesi feshedilen Edu Dracena, futbol hayatına ülkesi Brezilya’da devam edecek. Sambacı, Santos ile 2012 yılına kadar sözleşme imzaladı.

Categories: Spor Tags: , , , , ,

İSTANBUL’DA SAĞANAK YAĞIŞ!

Cumartesi, 12 Eyl 2009 yorum yok

İstanbul Sarıyer ve Kilyos’ta sağanak yağış başladı. Sarıyer Kilyos’ta bulunan derenin taşması sonucu çok sayıda ev sular altında kaldı. Etkili sağanak yağışla birlikte, dere yatağına yakın noktada oturan vatandaşlar evlerinde mahsur kaldı. Yağış nedeniyle E-5 Karayolu Bostancı kesiminde su birikintisi oluştu. Bu nedenle bölgede araçların geçişleri tamamen durdu. Bölgede oluşan su birikintileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekiplerince tahliye edilmeye çalışılıyor.

Meteoroloji yetkililerinin uyarılarının ardından beklenen sağanak yağış Sarıyer’de başladı. Şiddetli yağışın başlamasıyla birlikte Kilyos’ta bulunan dere taştı. Derenin taşması sonucu, çevredeki evler sular altında kaldı. Mahsur kalan vatandaşlar, pencerelere çıktı. Sarıyer ve Kilyos’ta sağanak yağmur nedeniyle yollar da su altında kaldı.  Caddede ilerlemeye çalışan bazı araçlar da selde mahsur kaldı. Sürücüler araçlarını terk ederek güvenli yerlere geçti.

Mahalle sakinleri, sel sularından kurtulmak için büyük çaba harcadı. İş makineleriyle kurtarılan bir aile, güvenli bölgeye nakledildi.
İstanbul’da meteorolojinin günlerdir uyarsını yaptığı şiddetli yağışlar bugün ilk olarak Sarıyer Kilyos’ta etkisini gösterdi. Etkili yağışın başlamasıyla birlikte Kilyos Merkez Mahallesi’nde bulunan lüks villaların giriş katları sular altında kaldı. Caddeler denizi andıran görüntülere sahne oldu. Suların birikmesiyle birlikte bir çok araç yollarda mahsur kaldı ve trafik tıkandı. Demirciköy Caddesi üzerinde ve yakınında bulunan villalar, bölgeden geçen derenin taşması nedeniyle sular altında kaldı. Etkili sel sularının villaların içine girmesiyle birlikte vatandaşlar büyük panik yaşadı. Asfalt yolları söken sel suları birçok villayı kullanılamaz hale getirdi. Bölgeye sevk edilen çok sayıda iş makinesi, belediye ekibi, sağlık ve itfaiye ekipleri mahsur kalan vatandaşları güvenli bölgelere taşıdı. Sel suları nedeniyle kurtarma ekiplerinin ulaşamadığı bölgelere iş makineleri ulaşarak mahsur kalanları kurtardı. Kurtarılanlar arasında anne ile kundaktaki bebeği ve küçük çocuğu de yer aldı. Annesi ve kundaklık bebeği kepçeye alınarak azgın sel sularından kurtarıldı.

Sel bölgesindeki varillerle ilgili uyarı

Cumartesi, 12 Eyl 2009 yorum yok

Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça, İstanbul’da selden etkilenen TIR garajının çevresinde 100 ton dolayında çamur ve diğer maddelerle karışan kimyasal madde tespit ettiklerini, bunların tehlikeli olmadığını söyledi.

Akça, Afet Koordinasyon Merkezinde (AKOM) düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, İstanbul’da yaşanan sel felaketinden sonra TIR garajı bölgesinde faaliyet gösteren tesisler ve depolarda bölgenin denize doğru olan kısımlarında bakanlık ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi uzmanlarınca incelemeler yapıldığını bildirdi.

Yapılan tespitler sonucunda bölgede bulunan bazı depolardaki kimyasal madde niteliğindeki bazı maddelerin sele kapılarak ıslandığını, çamur ve diğer maddelerle karışarak atık hale geldiğini dile getiren Akça, ”Yüz ton civarında madde tespit edildi. Bunların içinde herhangi bir tehlikeli madde yok” dedi.

Akça, tespit edilen maddelerin çoğunluğunun alüminyum sülfat, boraks, penta hidrat gibi tehlikesi olmayan inorganik maddeler olduğunu ifade ederek, tedbiren bunların da toplanıp İzmit’te Büyükşehir Belediyesince işletilen İZAYDAŞ Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisi’ne gönderildiğini kaydetti.

‘Çöp’ün altından saray çıktı

Perşembe, 03 Eyl 2009 yorum yok

Topkapı Sarayı’nın altı tarih kaynıyor. Sarayın birinci avlusunda yer alan gecekonduların atıklarıyla “çöplük” haline gelen mekanın, ilk yapımı yapımı 4. yüzyıla dayanan ve Aya İrini Kilisesi’yle organik bağı bulunan “Piskoposluk Sarayı” olduğu ortaya çıktı. Bu sarayın altında da Pagan dönemine ait Artemis Tapınağı’nın olabileceği tahmin ediliyor.

'Çöp'ün altından saray çıktı

Ayasofya ile Aya İrini arasında kalan tarihi saray, eski karakol binasının arkasındaki gecekondular ve bunların atıklarıyla zaman içinde harap hale gelmiş ve “çöplük”e dönüşmüştü. Ancak, Sur-u Sultani çevresini düzenlemek için harekete geçen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın emriyle alan, geçen yıl temizlenmeye başlanmıştı.

Konu ile ilgili Aramalar: