arşiv

‘Kültür-Sanat’ kategorisi için arşiv

Altın Koza 2011

Cuma, 16 Eyl 2011 yorum yok

Altın Koza başlıyor
18. Adana Altın Koza Film Festivali yarın başlıyor. 14 filmin yarışacağı festivalde Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’dan ödülle dönen filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’nın da Türkiye prömiyeri yapılacak.

Adana Büyükşehir Belediyesinin bu yıl 18′incisini düzenlediği Uluslararası Altın Koza Film Festivali yarın başlıyor.

Adana Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, 17 Eylül Cumartesi tarihinde başlayacak olan ve 9 gün sürecek etkinliklere Adana halkını davet etti.
devamını oku…

Konu ile ilgili Aramalar:

Av Mevsimi’nde Tartışılan Sahne

Pazar, 19 Ara 2010 yorum yok

Yavuz Turgul’un yönetmenliğini üstlendiği, Şener Şen, Cem Yılmaz, Melisa Sözen ve Çetin Tekindor’un rol aldığı ‘Av Mevsimi’ tıp dünyasını ikiye böldü. Filmdeki kanun dışı yollarla gerçekleştirilen böbrek nakli sahnesi, doktorlar arasında farklı yorumlara neden oldu.

Kimi doktorlar organ nakline parmak bastığı için filmin bu sahnesini güzel bulurken, kimileri ise organ bağışı konusunda büyük zorluklar yaşanan Türkiye’de bu tür sahnelerin olumsuz etkiler yaratabileceğinden endişeli.

Bazı doktorlar ise filmde yasa dışı yollarla organ nakli yaptıktan sonra intihar eden hekimden çok etkilendi.

Konu ile ilgili Aramalar:

Kurtlar Vadisi Filistin’in Çekimleri Devam Ediyor

Pazar, 15 Ağu 2010 yorum yok

Çekimlerine geçen hafta Tarsus’ta başlanan Türkiye’nin merakla beklediği film ‘Kurtlar Vadisi Filistin’in setinden ilk fotoğraflar yayımlanmaya başladı. Film ekibi, Adana’daki Çukobirlik fabrikasını İsrail savaş üssüne çevirirken, Tarsus’un bir mahallesine ise küçük Filistin kurdular.

Zaman Gazetesi muhabirlerinden Bünyamin Köseli’nin özel haberine göre sıcak havalara rağmen fabrikada 400 kişilik bir ekip hummalı bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bir yandan yeni sahneler çekiliyor, bir yandan da fabrikanın pamuk ambarlarına devasa dekorlar inşa ediliyor. Gerçeğinin kopyası helikopterler, tanklar ve askerî araçlar savaşın soğuk yüzünü yansıtıyor. Kaynakçılar, keresteciler ve boyacılar fabrikayı İsrail’in savaş üssü haline getirmiş. Film ekibi, Tarsus’taki çekimlerin bir bölümünü tamamlamış. Bir hafta süren Tarsus çekimleri en çok esnafın yüzünü güldürmüş. Çünkü ilçe, Kurtlar Vadisi meraklılarıyla dolmuş taşmış. Çekimler 10 Eylül’e kadar Adana ve Tarsus’ta devam edecek.

Kurtlar Vadisi Filistin’in oyuncu kadrosunda Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Kenan Çoban, Erdal Beşikçioğlu, Nur Aysan, Mustafa Yaşar ve Erkan Sever alıyor.

Türkiye‘nin en pahalı filmi olacağı konuşulan “Kurtlar Vadisi: Filistin” 5 Kasım’da Türkiye ve dünyada aynı anda vizyona girecek. Filmin yapımcılığını Pana Film adına Raci Şaşmaz, yönetmenliğini ise Zübeyr Şaşmaz üstleniyor.

Categories: Kültür-Sanat, Tv - Sinema Tags:

Sevdiklerinize ÖZel Hediye Karakalem Portre Resim

Salı, 27 Tem 2010 yorum yok

Sevdiklerinize ÖZel Hediye Karakalem Portre Resim

Sevdikleriniz için birçok güzel hediye verebilirsiniz.Fakat bu güzel hediyelerin arasında eskimeyen,modası geçmeyen,gün geçtikçe değerini arttıran hediye azdır.Size şimdi bu kriterlerde bir hediyeden bahsedeceğim.Bu hediye kişiye,sevgiliye özel hediye olan bir PORTRE resim çeşitidir.

Bu kişiye özel ve özel günleriniz için eşsiz hediye karakalem portredir.KARAKALEM PORTRE hediyesi eminimki sevdiklerinizi
şaşırtacak şekilde sevindirecektir.İnternette resim yapılır diye bir internet sitesi bünyesinde bulundurduğu profesyonel ressamlar ile karakalem portre çizim hizmeti vermektedir.Resim yapılır adlı bu siteye KARAKALEM SİPARİŞİ verebilir ve istediğiniz eşsiz güzellikte resim çizdirebilirsiniz.

Karakalem resim çizim ücretleri de uygun denenebilir.Ayrıca bu site karakalem resim yanında yağlıboya resim ve karikatür çizimleride yapmaktadır.Sitenin bünyesindeki ressamlar özellikle Karakalem Portre,Yağlı boya Portre resim çizimlerini çok güzel yapıyorlar.

KARAKALEM PORTRE , PORTRE , KARAKALEM SİPARİŞİ

Konu ile ilgili Aramalar:

Yerli Filmlerin Çoğu Zarar Etti

Pazar, 16 May 2010 yorum yok

Toplam 70 yerli yapımın seyirciyle buluşacağı sinema sezonunda vizyona giren filmlerden 6′sı kar ederken, 7 film de yapım masraflarını kurtardı. Gösterime giren diğer yapımlar zarara uğrarken, seyirci oranının yerli ve yabancı yapımlar arasında yarı yarıya gerçekleştiği belirtildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, sinema sezonu boyunca 70 Türk filminin izleyiciyle buluşacağını anımsattı.

”Bu filmler içinde toplam gişeye ve seyirci oranına baktığımızda yüzde 50 yabancı film, yüzde 50 yerli film izlenme oranı var” diyen Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

”70 yerli yapımın yanı sıra, 210 yabancı film vizyona çıktı ama gişe ve seyirci sayısına baktığımızda yarı yarıya. Tabii bu son yıllarda özellikle son 4-5 yıl içinde Türk filmlerini izleyen seyirci sayısı gittikçe artmakta. Bu da hem filmlerin çok olması hem de belirli filmlerdeki kalitenin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Türkiye’de 2010 yılının genel tablosuna baktığımızda 70 film içinde yaklaşık 6 film kar etti. Yani, bu filmler, yapım maliyetinin üzerinde gişe hasılatı elde etti. Bunun yanı sıra, 6-7 film de maliyetini kurtardı, geri kalan filmlerin tamamı zarar… Burada biraz ciddi düşünmek lazım. Dolayısıyla film üretiminde kalite mi seyirci algısı mı yoksa sanat filmi mi önemli?

Ben, özellikle Avrupa ve ABD’yi ayrı tutuyorum. Çünkü ABD, tamamen bütün dünyayı saran filmler üretiyor ve tümüyle ticari filmler üzerine yoğunlaşıyor. Avrupa sinemasına baktığımız zaman ise tam olarak ticari sinemayı göremiyoruz. Yani, her ülkenin kendine göre belirli bir oranda yüzde 20′ye yaklaşan bir ticari film üretimi vardır. Türkiye’de de bu hemen hemen aynı. Asıl parayı kazanan filmler ve bütçe yapan filmler ise ticari filmlerdir ama sanat filmleri olmasın mı tabii ki olsun.”

”FİLMLERİMİZİ KABUL ETMEZLERDİ”

Türkiye’nin son 20-30 yıldaki değişimini diğer ülkelerin algılayamadığını da dile getiren Abdurrahman Çelik, ”Türkiye’ye gelenler ve yaşamış olanlar hariç halen Avrupalılar ve Amerikalılar, 100 yıl önceki Türkiye algısında yaşıyor” dedi.

Sinema filmlerinde Türkiye’deki yaşantıyı göstererek bu değişimin Türkiye’yi tanımayanlara gösterilmeye çalışıldığını aktaran Çelik, ”Son 3 yıl içinde Avrupa’daki bütün uluslararası festivallerde Türk filmleri mutlaka ödül alarak döndü. Hemen hemen Avrupa’da ödül almadığımız A klasmanında hiçbir festival kalmadı” diye konuştu.

Avrupa’da birçok ülkenin önemli film festivallerinde Türkiye’yi konuk ülke yaptığını da anlatan Çelik, şunları söyledi:

”Daha önce filmlerimizi kabul etmezlerdi. Daha doğrusu, bırakın yarışmaya kabul etmeyi, ‘şu filmi gösterelim’ dediğimizde neredeyse Türkiye’ye karşı burun kıvrılırdı. Tabii o zamanlar yılda ortalama 10 film üretiliyordu. Bugün ise 70 film üretiliyor. Nitelik ve kalite olarak Türkiye, sanat filmi anlamında çok ciddi performans gösteriyor. Avrupa’da Türk sinemasının büyük bir patlama yapmasının ve beğeni kazanmasının nedeni aslında biraz da TÜrkiye’nin gizemi. Türkiye’yi yeni tanıyorlar. Sinema, insanlarla çok hızlı iletişim, bağ kuran bir sanat dalı.

Türk filmlerinin Avrupa’da ilgi çekmesinin en önemli nedenlerinden biri de bana göre, Avrupa sineması çöküyor. Ben bunu AB’nin bir toplantısında da söyledim herkes garip karşıladı. Avrupa’da sinema destekleme fonlarını topladığınız zaman yaklaşık olarak yılda 1.5 milyar avroya yakın… Çok büyük bir bütçe ama üretilen filmlere ve Avrupa ile dünyadaki izlenme oranlarına bakın, hiçbir zaman Amerikan filmlerine yaklaşma imkanları yok asla. Bu Avrupa’da sinema sektörünün bana göre çöktüğünün bir göstergesi, son yıllarda trend aşağı doğru iniyor.”

Konu ile ilgili Aramalar:

Mehmet Aslantuğ'un İsyanı

Salı, 27 Nis 2010 yorum yok

Önceki gün sahiplerini bulan İsmail Cem TV Ödülleri’nden en kârlı dizisi 9 dalda ödül alan Ezel oldu.
Mehmet Aslantuğ ise başrolünde yer aldığı “Hanımın Çiftliği” dizisinin hak ettiği ödülleri alamamasından yakındı :
“Hanımın Çiftliği diğer televizyon dramaları arasında yapım, yönetim, senaryo ve görüntü kategorilerinde açık ara farklı durmasına rağmen; kostüm, dekor, makyaj ödülleriyle geçiştirilmesini iyi niyetli bulmuyorum! İsmail Cem adı ve hatırasını saygıyla dışarıda bırakarak, bu anlayış orada durdukça, ne yapımcı, ne yönetmen, ne de aktör olarak dahil olduğum hiçbir çalışmayla bu yarışmaya gitmeyeceğimi beyan ediyorum.”

Konu ile ilgili Aramalar:

Sultanahmet’in Avizeleri Yenileniyor

Cumartesi, 03 Nis 2010 yorum yok

İstanbul İl Genel Meclisi Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonu, Sultanahmet Camii’nin kubbesine 300 adet zincirle tutturulan 1 tonluk avizenin, kubbeyi yorduğu belirtilerek, tarihi dokusu korunmak şartıyla, caminin ihtişamını ortaya çıkaracak çağdaş bir aydınlatma ve ses sistemi yapılması yönünde rapor hazırladı.

devamını oku…

TESADÜFEN BULUNAN İCATLAR..

Cumartesi, 16 Oca 2010 4 yorum

FOTOĞRAF

LOUİS DAGUERRE,karanlık odada,gümüş iyodür levhada açığa çıkan görüntüyü sabitlemenin yollarını arıyordu.1938 yılında bir gün, farklı kimyasal maddelerin bulunduğu dolabına, daha sonra kullanmak ve temizlemek üzere bozuk görüntülü bir film levhası koydu.

Bunu tekrar dışarı çıkardığında görüntü belirginleşmişti. Ancak Daguerre, bu garipliğe hangi kimyasal maddenin neden olduğunu bilmiyordu.
Bunun üzerine levhaları yerleştirdi ve kimyasal maddeleri birer birer dışarı çıkarttı. Dolabı boşaltmasına rağmen hala aradığı maddeyi bulamamıştı. Sonunda dolabın raflarından birinde, kırılmış termometreden dökülmüş civayı fark etti… Gümüşlü levha üzerine alınan görüntü (daguerreotype), modern fotoğrafçılığın başlangıcı oldu… Yerini ancak on yıl sonra negatif ve, pozitif film sürecine bıraktı.

RÖNTGEN IŞINLARI

Gazların içinden geçen elektrik yolunu araştırmak amacıyla, katod ışın tüpüyle deney yaparken, baryum platin siyanürü levhasından yayılan radyasyonun şeffaf olmayan cisimlerin içinden geçebildiğini fark etti.
Araştırmalarına yapmaya devam ederken radyasyonun 15 mm. kalınlığındaki alüminyumdan, daha indirgenmiş yoğunlukta geçebildiğini gördü. Ve bu radyasyona, “X-ışınları” adını verdi. Bugün dünyada Almanya dışında (Almanya’da Röntgenstrahlen olarak adlandırılıyor) bu isimle anılıyor. Bu, daha sonra insan vücudunun iç kısmını gösteren fotoğraflamada kullanıldı. 19. yüzyıl sonlarına doğru savaş alanlarında da kullanılmaya başladı.

COCA-COLA

Atlantalı eczacı John Pemberton, baş ağrısı için bir ilaç hazırlama telaşı içindeydi. İçeriğini halen bilmediğimiz karışımı 8 yıl boyunca eczanelerde satışa sundu. Fakat sonrasında tüm zamanların en popüler içeceği marketlerde şişeler halinde yerini aldı.

KALP PİLİ

Mühendis Wilson Greatbatch, kalp seslerini kaydeden bir cihaz üzerinde çalışıyordu. Yaptığı cihazdan yanlış parçayı çıkaran Wilson gerekli enerjiyi cihaza verdiğinde, icadı normal bir kalpten daha doğru ve hatasız nabız atmaya başlamış.

JAPON YAPIŞTIRICI

Harry Coover, Kodak’ta çalışan bir kimyagerdi. II. Dünya Savaşı’nın ortasıydı ve Dr. Coover, şeffaf ve kurşuna dayanıklı bir materyal üzerinde çalışıyordu. Üzerinde çalıştığı materyal cyanoacrylate yapış yapış bir malzemeydi ve Coover çalışmalarını çöpe attı. Yıllar sonra, çöpe attığı şişe hala çöp kutusunun dibine yapışık duruyordu. Bu jeton düştüğünde yıl 1958′di.Ve şuan dünyada yapıştırıcı deyince herkesin dilinde olan bir malzemedir.

Konu ile ilgili Aramalar:

JAMES CAMEROON KENDİNİ GEÇMEK ÜZERE

Cuma, 15 Oca 2010 yorum yok

Gişe hasılatı hesaplamaları yapan ”box office” sitelerinin verilerine göre, ”Avatar” adlı yapımın 979 milyon dolar olan yurt dışı hasılatını hafta sonu itibarıyle 1 milyar dolara çıkarmasına kesin gözüyle bakılıyor. ”Titanic” adlı filmin 1 milyar 242 milyon dolarlık yurt dışı hasılat rekoruna yaklaşan ”Avatar”, gösterime girdiği tarihten bu yana dünya çapında günlük ortalama 20 milyon dolarlık gişe hasılatı elde ediyor.
İki film arasındaki yarış, dünya çapındaki gişede de soluk soluğa devam ediyor. ”Avatar”, gösterime girdiği 4 hafta içerisinde Kuzey Amerika sinemalarında 445 milyon 768 bin dolar, yurt dışı hasılatında (Kuzey Amerika dışındaki tüm dünya hasılatı) 979 milyon dolar olmak üzere toplam 1 milyar 424 milyon dolar gişe hasılatı elde etti.
James Cameron’ın 1997 tarihli Oscarlı filmi ”Titanic” ise Kuzey Amerika sinemalarında 600 milyon 788 bin, yurt dışı hasılatında 1 milyar 242 milyon dolar olmak üzere dünya çapında 1 milyar 842 milyon 879 bin dolarlık hasılatıyla tüm zamanların en yüksek gişe rekorunu elinde bulunduruyor.

Konu ile ilgili Aramalar:

EZEL ATV’YE GEÇİYOR

Perşembe, 14 Oca 2010 yorum yok

Show tv nin reyting rekorları kıran,başrollerini Kenan İmirzalıoğlu ve Cansu Dere’nin paylaştığı ezel dizisi Show tv nin ödemelerini aksattığı için yapımcıları Atv ile görüşmelere başladığı duyumlar arasında ve anlaşmaya çok yakın oldukları son zamanlarda konuşuluyor.

Konu ile ilgili Aramalar: