arşiv

‘Teknoloji’ kategorisi için arşiv

Gazete kağıdından biyoyakıt

Cumartesi, 17 Eyl 2011 yorum yok

Bilim adamları clostridium grubundan bir bakterinin gazete kağıdını biyoyakıta dönüştürebildiğini keşfetti.

New Orleans’taki Tulane Üniversitesi’nden bilim adamları, David Mullin başkanlığında yürüttükleri araştırmada, doğal TU-103 bakterisinin selülozu butanole çevirebildiğini gördü.

Yapılan deneylerde, TU-103′ün 100 gram selülozden 12-23 gram arasında butanol ürettiği tespit edildi. Bu miktarı artırmanın yollarını araştıran bilim adamları, bakterinin sadece kağıttan değil, selüloz içeren her türlü maddeden biyoyakıt elde edebileceğini belirtiyor.

Dünyada en yaygın bulunan organik materyal olan bitkilerin içinde selüloz bulunduğunu hatırlatan bilim adamları, atık bitkilerden biyoyakıt elde edilebileceğini, özel olarak enerji bitkileri yetiştirmeye gerek kalmayacağını söylüyor.
Haberin devamı ↓reklam

Biyoyakıt olarak genelde etanol kullanılıyor. Butanol ise araç motorlarında modifikasyon yapılmadan kullanılabildiği, daha yüksek enerji içerdiği ve mevcut boru hatlarıyla taşınabileceği için daha elverişli olarak değerlendiriliyor.

Konu ile ilgili Aramalar:

Categories: Teknoloji Tags:

Cep Telefonunun Zararları

Perşembe, 02 Haz 2011 yorum yok

Amerika Çevre Sağlığı Örgütü (Environmental Health Trust) Kurucu Başkanı ABD’li doktor Devra Davis, vücut ve beynin her an cep telefonlarının yaydığı mikrodalga radyasyonun yarısını emdiğini belirterek, ”Cep telefonu ile konuştuğumuz zamanlarda, mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlıyor” dedi.
İstanbul Kadir Has Üniversitesinde gerçekleştirilen ”Cep telefonunun sağlığa zararları” konulu konferansa ilişkin yapılan açıklamaya göre, konferans Türkiye, Fransa, Yunanistan, İtalya, İsrail ve Amerika’daki araştırma merkezlerinden gelen uzmanların katılımıyla gerçekleştirildi.
Konferansta konuşan Davis, bugün dünyada cep telefonları tarafından üretilen mikrodalga radyasyon seviyesinin spermlere zarar verdiğine dikkati çekerek, ”Günde yaklaşık 2 saat cep telefonu kullanan erkeklerin sperm sayısı normal erkeklere nazaran yüzde 30 düşürüyor. Günde 4 saatten daha uzun süre cep telefonu kullanımı ise sperm sayısını yüzde 40 oranında azaltıyor. Dolayısıyla bu kişilerin çocuk sahibi olma ihtimalleri azalıyor. Ayrıca hamilelik sırasında bebeklerin DNA ve hafızalarını olumsuz etkiliyor” dedi.
Titreşimli dijital cep telefonu sinyallerinin de bağışıklık sistemini onaran insan kan hücrelerine, saç köklerine ve lenfositlere zarar verdiğini ve tahrip ettiğini vurgulayana Davis, cep telefonunun kulakta veya kulağa yakın mesafede 50 dakikadan fazla tutulmasıyla sağlıklı bir bireyin beyninde değişikliklere yol açtığına dikkat çekerek, ”Vücut ve beyin her an cep telefonlarının yaydığı mikrodalga radyasyonun yarısını emiyor. Telefon ile konuştuğumuz zamanlarda mikrodalga radyasyon nedeni ile beyin hücrelerimizin bir kısmı ölmeye başlıyor” diye konuştu.
Konferansta konuşan Prof. Dr. Lloyd Morgan ise da telefonlarının baz istasyonları tarafından üretilen mikrodalga radyasyon seviyesinin, mikrodalga fırın içerisinde olduğu kadar büyük olduğuna dikkat çekerek, ”İnsanların bu kadar yakınında olmaları yasaklanmalıdır. Türkiye, aktif olan baz istasyonların yerleşim yerlerine kurulmasını yasaklayan düzenlemeler yapmalıdır” dedi.
Gazi Üniversitesi Biyofizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Seyhan da Türkiye’nin baz istasyonu yerleştirme konusunda özel bir dikkat harcaması ve insanların onlarla direkt temas kurmalarını engellemek için girişimlerde bulunulması gerektiğinin altını çizdi.
Toplantıda açıklanan Atina Üniversitesi Hücre Biyolojisi ve Biyofizik Bölümü ”Elektromanyetik Biyoloji Araştırma Takımı” çalışmasında ise cep telefonlarının özellikle hafızaya zarar verdiği, nörolojik proteinleri ve beyin metabolizma proteinlerinin etkisini değiştirdiği ve DNA tahribatına neden olduğu bilgileri yer aldı.

-ALINABİLECEK ÖNLEMLER-

Açıklamaya göre, Amerika Çevre Sağlığı Örgütü Kurucu Başkanı Devra Davis’in ”Cepteki Tehlike” kitabında, cep telefonlarının zararlarından korunmak için alınabilecek en etkili bazı önlemleri şöyle sıraladı:
”-Cep telefonunuzu hiçbir zaman direkt olarak başınıza veya vücudunuza tutmayın.
-Cep telefonu ile konuşurken diafon, kulaklık, hands-free cihazları veya tüplü kulaklık kullanın.
-Mümkün oldukça sabit telefonları kullanmaya çalışın.
-Cep telefonunuz açıkken vücudunuza yakın bir yerde taşımayın. Örneğin cep telefonunuzu cebinizde veya göğüsünüzde taşımayın. Cep telefonunuz açıkken, kullanmıyor olsanız bile radyasyon yaymaya devam eder.
-Cep telefonunuzun sinyal seviyesi düşükken veya cep telefonunuz çekmediğinde daha güçlü çalışır ve daha çok radyasyon yayar.
-Cep telefonlarını çocuklardan uzak tutun.
-Çocuklar yetişkinlerden en az 2 kat daha fazla mikrodalga radyasyon emerler. Hamileler cep telefonlarını karınlarından kesinlikle uzak tutmalıdır.
-Uyurken cep telefonunuzu yakınınızda bulundurmayın. Siz uyursunuz, ancak cep telefonunuz uyumaz. Cep telefonunuz açık olduğu müddetçe radyasyon yaymaya devam eder. Cep telefonunuzu yastığınızın altına, yatağınızın yanındaki komodine veya uyumakta olan birinin yakınına koymayın.”

AA

Konu ile ilgili Aramalar:

Facebook Kredi Para Kazandıracak

Cuma, 06 May 2011 yorum yok

Facebook artık bir sosyal ağ platformu değil. 500 milyon üyesinin avantajını sonuna kadar kullanan bir reklam şirketi haline geldi. Ancak site bundan sonra size de para verecek. İşte detaylar.

İnternet sektöründeki her beğenilen fikri Facebook kendi bünyesine davet etmeye devam ediyor. Groupon’u bile kendi içeriğine ekleyen ünlü sosyal ağ sitesi şimdi ise tıkla kazan reklamcılığına el attı. 500 milyon üyesiyle dünyanın en avantajlı reklam platformu haline gelen Facebook, bundan sonra reklamları tıklayan üyelerine para da verecek.

Tıklama başına 10 Cent olarak açıklanan bu ücretli uygulama şimdilik sadece Amerika’da yürürlüğe girmiş durumda. Ancak önümüzdeki günlerde, Facebook tüm dünyada para dağıtacak. Peki, Facebook’un sisteminin mevcut diğer platformlardan en önemlisi Google’ın uyguladığı yöntemden farkı nedir?

Facebook’un Farkı Ne Olacak?

Buradaki fark, kullanıcıların o parayı asla nakit olarak ellerine alamamasında yaşanacak. Facebook’un tıkla kazan sisteminde, biriken paralar kullanıcılara Facebook Credits ya da sitenin yeni Groupon hizmeti olan Offers üzerinden ödenecek.

Elinize nakit geçmeyecek ancak Facebook’un sunduğu hizmetler içerisinden istediğiniz her şeyi satın alabileceksiniz. Facebook Offers’ın kafelerden, alışveriş merkezlerine kadar geniş bir satış ağı olduğu düşünülürse yeni sistem oldukça ilgi çekeceğe benziyor. (Shift.net)

Facebook’un en popüler üyesi

Cumartesi, 18 Ara 2010 yorum yok

Sosyal paylaşım sitesi Facebook’un 103 yaşındaki en yaşlı üyesi, kendisiyle ilgili haberlerin çıkmasından sonra bine yakın arkadaşlık talebi aldığını söyledi.

İngiltere’nin Pembrokeshire bölgesinde yaşayan 103 yaşındaki Lillian Lowe, haberlerin çıkmasından önce Facebook’ta çoğu aile üyelerinden oluşan sadece 20 kadar arkadaşı olduğunu belirtti.

Ancak Facebook’un en yaşlı üyesi olduğuna dair haberlerin çıkmasından sonra, dünyanın dört bir yanından 999 kullanıcıdan arkadaşlık talebi aldığını kaydetti.

Lowe, ‘Çok nazik ve moral veren mesajlar gönderdiler. Ama hepsine yanıt veremiyorum’ dedi.

Lowe’un, 104 yaşındaki Ivy Bean’in geçen Temmuz ayında ölmesinden sonra, 500 milyon Facebook kullanıcısı arasındaki en yaşlı üye olduğuna inanılıyor.

Emekli bir otel işletmecisi olan Lowe, ailesinden haber almak için haftada iki kez Facebook’a girdiğini belirtti.

Lowe, ‘Facebook’u çok seviyorum. Torunlarımı görüp, onlarla konuşabiliyorum. Çok vakit kaybettiriyor. Ama benim yaşımda çok zamanınız oluyor. Dolayısıyla Facebook kullanamayı çok seviyorum’ dedi.

Lowe, Twitter’ı da duyduğunu, ancak henüz ne olduğunu bilmediğini söyledi

İnsan beyni orta yaşlarda olgunlaşıyor

Cumartesi, 18 Ara 2010 yorum yok

Yapılan yeni araştırmalar, beynin 40′lı yaşların sonuna kadar gelişmeye devam ettiğini gösterdi.

Bilim adamları, beynin fiziksel gelişimini çocukluğun ilk dönemlerinde tamamladığını düşünüyordu ancak yeni yapılan araştırma, beynin orta yaşlarda da gelişmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Daily Telegraph’taki habere göre, yapılan beyin taramalarında, alnın arkasındaki prefrontal korteksin 30′lu ve 40′lı yaşlarda da şekil değiştirmeye devam ettiği belirlendi.

Bulgunun önemli olduğu, çünkü prefrontal korteksin insanı insan yapan önemli bir beyin bölgesi olduğunun düşünüldüğü belirtildi. Söz konusu bölgenin karar alma, toplumsal iletişim ve diğer pek çok kişilik özelliğini belirlediği düşünülüyor.

Universty College London’dan Prof. Sarah-Jayne Blakemore, yeni bulguyu İngiliz Nöroloji Sempozyumunda sundu.

Blakemore, bundan 10 yıl önce insan beyninin gelişmesinin çocuklukta tamamlandığının düşünüldüğünü belirterek, ”Ancak beyin taramalarında, bunun doğru olmadığını ve beynin on yıllarca daha gelişmeye devam ettiğini gördük” dedi.

Prof. Blakemore, beynin ergenliğin sonlarına doğru yeniden düzenlendiğini ve 30′larla 40′larda gelişmeye devam etiğini söyledi.

Türkiye`nin CERN`e adaylığı kabul edildi

Cumartesi, 18 Ara 2010 yorum yok

Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi (CERN), aralarında Türkiye’nin ve İsrail’in de bulunduğu 5 ülkenin adaylık başvurusunu kabul etti. 20 üyesi bulunan CERN’e adaylığı kabul edilen diğer ülkeler ise Sırbistan, Slovenya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi. Tüm adayların, iki yada üç yıl içerisinde CERN’e tam üye olması bekleniyor.

Geçtiğimiz Temmuz ayında Türkiye’nin üyelik sürecini görüşmek üzere bir CERN heyeti Türkiye’yi ziyaret etmişti. CERN heyetinin Başkanı Dr. Sergio Bertolucci, Türkiye’nin yakın zamanda CERN’e üye olacağını düşündüğünü kaydederek, “Bu CERN için de büyük bir avantaj olacaktır” açıklamasında bulunmuştu. Bertolucci başkanlığındaki heyet Ankara Üniversitesi, ODTÜ, DPT, TÜBİTAK’ı ziyaret ederken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edilmişti.

Aday ülkeler arasında özellikle İsrail, 20 üyesi bulunan CERN’e üye olabilmek için çok uzun süredir diplomatik çaba yürütmüştü. Halen CERN’de gözlemci statüsünde bulunan İsrail, araştırmalara da katılabiliyor. Parçacık fiziği araştırmaları konusunda en önemli merkez olan CERN’den bugüne kadar onlarca İsrailli bilim adamı da faydalanmıştı. İsrail ayrıca oy hakkı olmaksızın açık konferanslara katılabiliyordu.

Ülkelerin adaylık başvurularının kabul edilmesi, aday ülkelerin bilimsel altyapısının ve kapasitesinin kabul edilmesi anlamına geliyor. CERN’e tamamen üye olmaları halinde ise ülkeler, yönetim kuruluna katılıyor ve alınan kararlarda tam yetkiye sahip oluyor.

Ülkeler, üyelik için 10 milyon dolarlık bir ücret öderken, ülkelerin ileri teknoloji şirketleri CERN’de açılacak ihalelere katılabiliyor. Aday ülkelerden İsrail’in bugün 600 bin İsviçre Frankı’na kadar ihalelere katılma hakkı bulunuyor.

Kol saatleri tarih oluyor

Cumartesi, 18 Eyl 2010 yorum yok

iPod nano’ları kolunuza saat gibi takıp gezmek ister miydiniz? Cevabınız evet ise bir saat üreticisi, iPod nano’ları kolunuza saat gibi takabilmenizi sağlayan kayış üretti.

Kayış, iPod nano’yu kolunuza bağlıyor ve bir saat gibi işlem görmesini sağlıyor. Tabii ki normal bir saatten daha sık şarj etmeniz gerekebilir. Şarjdan başka tabii bir de kolunuzdaki bir saate gelen kulaklık sorunu bulunuyor. Yolda yürüyüp müzik dinlerken, kablonun bir yerlere takılması kaçınılmaz. Bunun üstesinden gelebilmek için de bir Bluetooth eklentisi çıkabilir.

Son olarak henüz her yere yayılmış olmasa da iPod nano için saat kayışının 17 dolardan satıldığını söyleyelim.

Categories: Teknoloji Tags:

İnternet kullanımı yaygınlaşıyor

Cuma, 20 Ağu 2010 yorum yok

Türkiye’de hanelerin yüzde 41,6′sının internete erişim imkanına sahip bulunduğu, yüzde 26,3′ünün ise kullanıma gerek duymadığı belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ”2010 Yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması Sonuçlarını” açıkladı.

Bu yılın Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, hanelerin yüzde 41,6′sı internet erişim imkanına sahip bulunuyor. Bu oran geçen yılın aynı döneminde yüzde 30 düzeyinde idi.

Türkiye’de en yaygın internet bağlantı türünün yüzde 73,3 ile ADSL olduğu görüldü.

BİLGİSAYAR VE İNTERNET KULLANIMI ARTIYOR

Araştırma sonuçlarına göre 16-74 yaş grubundaki bireylerde bilgisayar ve internet kullanım oranları sırasıyla erkeklerde yüzde 53,4 ve yüzde 51,8, kadınlarda yüzde 33,2 ve yüzde 31,7 olarak belirlendi. Bu oranlar 2009 yılının aynı dönemi için sırasıyla erkeklerde yüzde 50,5 ve yüzde 48,6, kadınlarda ise yüzde 30 ve yüzde 28 idi.

Son 3 ay içerisinde (Ocak-Şubat-Mart 2010) bireylerin yüzde 39,1′i bilgisayar, yüzde 37,6′sı internet kullandı. Bilgisayar kullanan bireylerin yüzde 60,8′i bilgisayarı, internet kullanan bireylerin yüzde 59,3′ü ise interneti hemen hemen her gün kullandı.

BİLGİSAYAR VE İNTERNET KULLANIMINDA EV İLK SIRADA

Araştırmaya göre, bilgisayar kullanılan yerler yüzde 70 ile ev, yüzde 31,3 ile işyeri, yüzde 17,5 ile internet kafe, internet kullanılan yerler ise yüzde 62,8 ile ev, yüzde 31,6 ile işyeri, yüzde 20 ile internet kafe olarak sıralandı.

Bilgisayar ve internet kullanım oranlarının en yüksek olduğu yaş grubu 16-24 yaş grubu olarak belirlendi. Bu oranların tüm yaş gruplarında erkeklerde daha yüksek olduğu bildirildi.

Eğitim durumuna göre en yüksek bilgisayar ve internet kullanım oranının yüksekokul, fakülte ve üstü mezunlarda görüldüğü kaydedildi.

İNTERNET EN ÇOK E-POSTA İÇİN KULLANILIYOR

Son 3 ay içerisinde internet kullanan bireylerin yüzde 72,8′i e-posta göndermek-almak, yüzde 64,2′si sohbet odalarına, haber gruplarına veya çevrimiçi tartışma forumlarına mesaj göndermek, anlık ileti göndermek, yüzde 58,8′i haber, gazete ya da dergi okumak, haber indirmek, yüzde 55,7′si mal ve hizmetler hakkında bilgi aramak, yüzde 51,2′si oyun, müzik, film görüntü indirmek ya da oynatmak için interneti kullandı.

GİYİM VE SPOR MALZEMELERİ SATIN ALINIYOR

Son 12 ayda (Nisan 2009-Mart 2010) internet üzerinden mal veya hizmet siparişi veren ya da satın alan bireyler yüzde 24,3 oranı ile en fazla giyim ve spor malzemeleri satın aldılar.

Bunu yüzde 23,8 ile elektronik araçlar, yüzde 19,3 ile ev eşyası, yüzde 15,2 ile seyahat bileti alma, araç kiralama, yüzde 13,3 ile gıda maddeleri ile günlük gereksinimler izledi. Bir önceki yıl aynı dönemde elektronik araçlar yüzde 32,2 ile (cep telefonu, kamera, TV, DVD oynatıcı…vs) ilk sırayı almıştı.

BİLİM GÜVENLİĞİ SORUNU

Son iki ay içinde kişisel amaçla internet kullanan bireylerin yüzde 46,8′i güvenlik sorunu ile karşılaştı. Bireylerin karşılaştığı en önemli sorunlar; yüzde 36,4 ile bilgi veya zaman kaybına neden olan virüs ya da diğer bilgisayar sorunları ve yüzde 32 ile istenmeyen e-postaların (spam) gelmesi olarak sıralandı.

Konu ile ilgili Aramalar:

Categories: Teknoloji Tags:

Türkiye Facebook’ta İlk 10′da

Perşembe, 19 Ağu 2010 yorum yok

Amerika’da bir grup öğrenci tarafından yıllık oluşturmak amacıyla kurulan Facebook, sadece Amerika’da popüler olma amacını aşarak, tüm dünyayı etkisi altına aldı.

Pingdom Blogunda yer alan habere göre, Facebook’taki toplam kullanıcı sayısı ilk defa 500 milyonu aşarak yeni bir rekor kırarken, Türkiye, sosyal ağ sitesini en çok kullanan 9. ülke oldu.

ABDli internet hizmeti sitesi Pingdom tarafından yapılan “Facebook’taki ilk 10 ülke” araştırmasına göre, Facebook’un kullanıcıları, Amerika nüfusunun 1.6 katı daha fazla.

Facebook’u en fazla ziyaret eden ülkeler sıralamasında ABD, 130 milyon kullanıcıyla 1. sırada yer alırken, Türkiye 16 milyonla ilk 10′a girmeyi başararak 9. sırada yer buldu.

Listede ABD’nin ardından 28 milyon kullanıcısıyla 2. sırada İngiltere, 26 milyon kullanıcısıyla da 3. sırada Endonezya bulunuyor. Ayrıca, ilk 10 arasına sırasıyla, İtalya, Fransa, Hindistan, Almanya, Meksika ve Kanada da girdi.

-”TOPLAM KULLANICI SAYISI 1 MİLYARI BULACAK”-

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’e göre, Facebook’un kullanıcı sayısı yakında 1 milyarı bulacak. Pingdom da, dünyada 2 milyara yakın internet kullanıcısı bulunduğu ve Facebook’un da dünyada en çok kullanılan sosyal ağ sitesi olduğu için, bu tahminin gerçekleşmesinin zor olmayacağı yorumunu yaptı.

Categories: Teknoloji Tags:

Sınırsız USB geliyor!

Cuma, 13 Ağu 2010 yorum yok

İşte içerisine dünyaları sığdırabileceğiniz Infinite isimli sınırsız USB hafıza..

2, 4, 8 veya 16 GB kapasiteli USB hafızaları bir kenara bırakın. İşte içerisine(!) dünyaları sığdırabileceğiniz Infinite isimli o USB hafıza…

Hürriyet’ten Selim ÖZTÜRK’ün haberine göre, CES fuarında görücüye çıkan ve Infinitec isimli bir şirket tarafından geliştirilen bu USB hafıza, benzerlerinin aksine sınırsız depolama imkanı sunuyor. Ancak elbette “sınırsız depolama” içerisindeki devasa hafızadan kaynaklanmıyor.

Infinite ismini taşıyan bu USB hafıza, aslında WiFi teknolojisini kullanan bir cihaz… İçerisinde herhangi bir depolama birimi barındırmayan Infinite USB, WiFi’ı kullanarak istenilen bilgisayarlarla bağlantı kuruyor ve bu hafızaya atılan veriler doğrudan bu bilgisaya gönderiliyor. Pratikte USB hafızadan tamamen farksız olan ve dosyaları kopyala/yapıştır yöntemiyle depolama birimlerine gönderen Infinite’in satış fiyatı ise 129 dolar olarak belirlendi.

Categories: Teknoloji Tags: