Ehliyet Sınavını 960. Denemede Geçti

Pazar, 05 Eyl 2010 yorum yok

Güney Kore’de Yaşayan Cha Sa-Soon Adlı Bir Kadın, Ehliyetini 960′ıncı Denemede Almaya Hak Kazandı.

Güney Kore’de yaşayan Cha Sa-soon adlı bir kadın, yüzlerce kez girdiği ehliyet sınavını bir türlü geçemedi. Ehliyetini 960′ıncı denemede almaya hak kazanan 69 yaşındaki kadının hikayesi ülkede gündem konusu oldu.

2005 yılında ehliyet sınavına girmeye başlayan Cha Sa-soon, kazanamadığı sınava haftada beş gün girdi. Sınavı bir türlü geçemeyen Koreli kadın, belli bir süre sonra yorgunluktan haftada iki kez sınava girmeye başladı ama hiç bir zaman vazgeçmedi.

Sınavı 960′ncı denemede geçen Cha-Sa-soon, sürücü kursundaki hocaları tarafından da tebrik edildi. Kendisine artık sınava girmemesi yönünde telkinlerde bulunma cesaretini bile gösteremediklerini anlatan Jeonbuk Sürücü Kursu yetkilisi Park Su-yeon, çünkü Sa-soon’un azimli ve hep kararlı göründüğünü söyledi.

Yüzlerce kez ehliyet sınavından kalan bir kişinin ehliyet aldıktan sonra bile araba sürmesinin güvenli olmayacağını ve diğer sürücüleri tehlikeye atabileceği yönünde bazı endişelerin soru işareti oluşturduğu vurgulandı. Ancak sürücü kursu yetkilileri bu durumu çokta endişe verici olarak görmediklerini belirttiler. Söz konusu kadının bir türlü geçemediği sınavın pratik değil yazılı sınav olduğunu dile getirdiler.

HYUNDAİ ÜRETİCİSİ OTOMOBİL HEDİYE ETTİ

Yıllarca verdiği uğraş sonunda sürücü ehliyetini alan Cha Sa-soon, ülke gündemini de uzun süre meşgul etti. Koreli kadının hikayesini sıradışı bulunan Kore medyası, ‘nine’ lakaplı Sa-soon’u geçtiğimiz yıldan itibaren takibe aldı. 960′ıncı deneme sonucunda ehliyet sahibi olan Koreliye, otomobil üretisici Hyundai tarafından da 16 bin 800 dolarlık bir araba hediye edildi.

Kendi serüveni hakkında düşüncelerini paylaşan Cha Sa-soon, bu işin bu kadar uzun sürmesinin kendisini rahatsız etmediğini söyledi. Koreli kadın hergün girdiği yazılı sınavı ise “Benim için hergün okula gitmek gibi bir şeydi.” şeklinde tarif etti.

36 yaşındaki oğlu Park Seong ise annesinin kararlılığına işaret etti: “Annem zor bir hayat yaşadı. Kapı kapı dolaşarak sebze sattı. Bu onu inatçı yapmış olabilir. Bir şeye karar verdiyse kimse onu o kararından geri çeviremez.”

Categories: Dünya Tags:

Mimar Sinan’ın şifresi çözüldü !

Cumartesi, 04 Eyl 2010 yorum yok

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 1999′da meydana gelen Marmara Depremi’nde çökme tehlikesi geçiren Edirnekapı Mihrimah Sultan Camisi’ni Mimar Sinan’ın şifrelerini çözerek kurtardı.

Mimar Sinan’ın, temelinin yeraltı sularından olumsuzetkilenmemesi için yaptırdığı kuyuların kapatılmasının caminin sonunu hazırladığı ortaya çıktı. Restorasyon ve onarımla sağlamlaştırılan camide, 450 yıl önceki dönemedönüş yapıldı.

SIR, KUYULARDA
Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Mihrimah Sultan Camisi’nin görkemli günlerine geri döndüğünü söyledi. 15 gün içerisinde caminin açılacağını açıklayan Beyazıt, restorasyon ve onarım çalışmalarında tam bir ‘geçmişe biryolculuk’ yapılarak, mühendislik örneği sergilendiğini anlattı.

Mimar Sinan, 450 yıl önce camiyi inşa ederken, temellerin yeraltı sularından etkilenmemesi için kuyu kazdırıyor. Mimarlık dehası Sinan, yüksek kotta yapılan cami temellerinin ve zemininin sağlam kalabilmesi için bir miktar su ile temas etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu sağlamak amacıyla da kuyuları yaptırıyor.Hayati önem taşıyan kuyuların ne kadar vazgeçilmez olduğunun anlaşılamaması caminin sonunu hazırlıyor. Zamanlaşehir şebeke suyu da gerekçe oluşturdu ve kuyular kapatıldı. Caminin temellerinin arası bu nedenle balçıkla doldu. Restorasyon kapsamında, etrafındaki çelikten koruyucu dayanaklar kaldırıldı. Toplam 97 güçlendirme kuyusu açılarak, cami zemini stabil hale getirildi ve kayma engellendi. Cami bohçalanma yöntemiyle tamamen çevrildi ve temel sağlam duruma alındı. Mihrimah Sultan Camisi’nin 18 metre altından geçilerek, güçlendirme kuyuları birbirleriyle bağlı hale getirildi. Yetkililer, tarihi eserin gençlik dönemine döndüğünü söyledi.

TARİHÇESİ

Cami, Osmanlı mimarisinin klasik dönemi olarak adlandırılan 16. yüzyılda inşa edilmiş bir vakıf eseri. Dönemin üç padişahına mimarbaşılık yapmış olan ünlü mimar, Mimar Sinan tarafından yapıldı. Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan adına inşa edildi. 1562-1565 arasında inşa edilen caminin vakfiyesine göre, cami civarında 63 dükkânlı bir çarşı, bir ev ve bir bakkal bulunuyor.

Categories: Genel Tags:

Mimar Sinan’ın şifresi çözüldü !

Cumartesi, 04 Eyl 2010 yorum yok

Vakıflar Genel Müdürlüğü, 1999′da meydana gelen Marmara Depremi’nde çökme tehlikesi geçiren Edirnekapı Mihrimah Sultan Camisi’ni Mimar Sinan’ın şifrelerini çözerek kurtardı.

Mimar Sinan’ın, temelinin yeraltı sularından olumsuzetkilenmemesi için yaptırdığı kuyuların kapatılmasının caminin sonunu hazırladığı ortaya çıktı. Restorasyon ve onarımla sağlamlaştırılan camide, 450 yıl önceki dönemedönüş yapıldı.

SIR, KUYULARDA
Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Mihrimah Sultan Camisi’nin görkemli günlerine geri döndüğünü söyledi. 15 gün içerisinde caminin açılacağını açıklayan Beyazıt, restorasyon ve onarım çalışmalarında tam bir ‘geçmişe biryolculuk’ yapılarak, mühendislik örneği sergilendiğini anlattı.

Mimar Sinan, 450 yıl önce camiyi inşa ederken, temellerin yeraltı sularından etkilenmemesi için kuyu kazdırıyor. Mimarlık dehası Sinan, yüksek kotta yapılan cami temellerinin ve zemininin sağlam kalabilmesi için bir miktar su ile temas etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu sağlamak amacıyla da kuyuları yaptırıyor.Hayati önem taşıyan kuyuların ne kadar vazgeçilmez olduğunun anlaşılamaması caminin sonunu hazırlıyor. Zamanlaşehir şebeke suyu da gerekçe oluşturdu ve kuyular kapatıldı. Caminin temellerinin arası bu nedenle balçıkla doldu. Restorasyon kapsamında, etrafındaki çelikten koruyucu dayanaklar kaldırıldı. Toplam 97 güçlendirme kuyusu açılarak, cami zemini stabil hale getirildi ve kayma engellendi. Cami bohçalanma yöntemiyle tamamen çevrildi ve temel sağlam duruma alındı. Mihrimah Sultan Camisi’nin 18 metre altından geçilerek, güçlendirme kuyuları birbirleriyle bağlı hale getirildi. Yetkililer, tarihi eserin gençlik dönemine döndüğünü söyledi.

TARİHÇESİ

Cami, Osmanlı mimarisinin klasik dönemi olarak adlandırılan 16. yüzyılda inşa edilmiş bir vakıf eseri. Dönemin üç padişahına mimarbaşılık yapmış olan ünlü mimar, Mimar Sinan tarafından yapıldı. Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultan adına inşa edildi. 1562-1565 arasında inşa edilen caminin vakfiyesine göre, cami civarında 63 dükkânlı bir çarşı, bir ev ve bir bakkal bulunuyor.

Categories: Genel Tags:

Bayramda, Köprü ve Otoyollar Ücretsiz

Cumartesi, 04 Eyl 2010 yorum yok

Haber: Bayramda, Köprü ve Otoyollar Ücretsiz

Ramazan Bayramı süresince, köprü ve otoyol geçişleri ile belediyelerin toplu taşıma hizmetleri ücretsiz olacak.

Bakanlar Kurulunun konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Karara göre, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle 8 Eylül 2010 Çarşamba günü saat 00.00′dan başlayarak 12 Eylül 2010 Pazar günü saat 24.00′a kadar otoyollar ve Boğaz köprülerinden geçişlerden ücretsiz yararlanılacak.

Karar uyarınca, 9 Eylül 2010 Perşembe günü saat 00.00′dan başlayarak 11 Eylül 2010 Cumartesi saat 24.00′e kadar belediyelerle bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmeti de ücretsiz olacak.

Categories: Genel Tags:

Kazakistan’ı 3-0 ile geçtik

Cumartesi, 04 Eyl 2010 yorum yok

3 Golle İyi Başladık

2012 Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grubu maçında Türkiye, deplasmanda Kazakistan’ı 3-0 yendi.

Stat: Astana Arena
Hakemler: Istvan Vad, Zsolt Attila Szpisjak, Istvan Albert (Macaristan Futbol Federasyonu)

Kazakistan: Andrei Sidelnikov 4, Rinat Abdulin 5, Aleksandr Kislitsyn 4 (Dk. 85 Rozhkov ?), Aleksandr Kirov 4, Aleksei Popov 5, Andrei Karpovich 4 (Dk. 64 Rodinov ?), Azat Nurgaliev 5, Nurbol Zhumaskalıyev 4, Sergei Ostapenko 4 (Dk. 72 Maltsev ?), Maksim Azovskıy 5, Heinrich Schmidtga 5

Türkiye: Onur 6, Sabri 5, Servet Çetin 5, Ömer Erdoğan 6, Hakan Balta 5, Hamit Altıntop 7, Emre Belözoğlu 7, Mehmet Aurelio 6 (Dk. 87 Kazım Kazım ?), Arda Turan 7, Tuncay 6 (Dk. 80 Halil Altıntop ?), Nihat Kahveci 6 (Dk. 82 Selçuk İnan ?)

Goller: Dk. 24 Arda, Dk. 26 Hamit, Dk. 75 Nihat (Türkiye)

Sarı Kartlar: Dk. 57 Andrei Karpovich, Dk. 62 Nurbol Zhumaskalıyev (Kazakistan)

A Milli Takım, 2012 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu ilk maçında Kazakistan’ı deplasmanda 3-0 mağlup ederek elemelere üç puanla başladı.

50. dakikada Heinrich Schmidtga’nın yerden sert şutunu kaleci Onur iki hamlede kontrol etmeyi başardı.

52. dakikada soldan Arda’nın pasında topla buluşan Hamit’in sert şutunu kaleci güçlükle kontrol etti.

67. dakikada Kazakistan tehlikeli geldi. Bu dakikada savunmanın arkasına kullanılan serbest atışta Popov’un kafayla indirdiği topla buluşan Kislitsyn’in vuruşu az farkla auta çıktı.

69. dakikada Zhumaskaliyev’in ceza alanı dışından kullandığı serbest atışı kaleci Onur, güçlükle kornere tokatladı.

75. dakikada Milliler farkı üçe çıkardı. Bu dakikada sol taraftan yapılan ortayı takip eden Nihat, kaleci ile savunmanın arasına girdi ve topu onlardan önce kaptı. Nihat, daha sonra sola açılarak meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi. 0-3.

82. dakikada sol tarafta Arda iki rakibini geçtikten sonra vuruşunu yaptı. Ancak top yandan auta çıktı.

87. dakikada Halil’in ceza sahası dışından vuruşunda top az farkla yandan auta çıktı.

90. dakikada Rodinov’un soldan ceza sahası içine yaptığı ortaya Rozhkov’un kafa vuruşu kaleci Onur’da kaldı.

Karşılaşmanın kalan dakikalarında başka gol olmayınca mücadele Ayyıldızlı ekibimizin 3-0 üstünlüğü ile sona erdi.

Categories: Spor Tags:

Hangi dondurma daha güvenli?

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Uzmanlar dondurmanın, “açıkta mı pakette mi” olanının güvenilir olduğu konusunda üçe bölündü:

- Pakettekiler el değmeden üretiliyor

- Açıktakiler katkısız

- Pakettekilerde süt tozu kullanılıyor

1- ‘Mevzuata uygunsa yeterli’

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu: Üretilen ürünlerin Türkiye’deki gıda mevzuatlarına uygun olması yeterlidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, belirli periyotlarda gıdalardan numuneler alıp denetleme yapıyor ve aranılan şey o ürünün mevzuata uygun olup olmadığıdır. Paket dondurmalarda genellikle süt tozu kullanılıyor. Bu ürün standart kalitede ürün ele etmek için kullanılıyor. Zararsız, zor elde edilen pahalı bir maddedir.

2- ‘Süt tozu kullanılmamalı’

Türk Diyetisyenler Derneği İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Emel Alphan: Paket dondurmalar daha güvenilir. El değmeden üretiliyorlar. Üzerinde etiketleri bulunan dondurmalarda hangi katkı maddelerinin ne kadar kullanıldığını bilebiliyoruz. Dondurmalarda katkı maddesi kullanımı gereksiz. Dondurulan gıda için koruyucu katkı yapmak gereksiz. Dondurmak, en iyi koruma yöntemlerindendir. Katkı maddelerini her ürün için ve her zaman reddediyoruz. Süt yerine krema kullanılarak yapılan dondurmaların aşırı tüketilmesi ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Süt kullanılarak yapılan ürünler protein, kalsiyum ve benzeri besin ögeleri bulunduğu için değerli oluyor. Ancak krema ile üretilen dondurmalar sıkça tüketilirse bugün çok konuşulan obezite, diyabet ve kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini de arttırır. Kremada doymuş yağ oranı yüksek olduğu için aşırı tüketimini önermiyoruz.

3- ‘Katkı maddesi var’

Medical Park Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Keservuran: Paket dondurmalar, kullanılan katkı maddeleri yüzünden tavsiye edilmemeli. Bu ürünlere raf ömrü verebilmek için birtakım gıda katkı maddeleri kullanılıyor. Bunlardan bazılarının fazla bir miktarda kullanımı zararlıdır. Ev yapımına yakın, üreticilerin kendilerinin yaptığı, daha az katkı maddesi ekledikleri dondurmaları, yani külah dondurmaları tercih etmeliyiz. Paketli olmasına rağmen kapı önlerinde, dolaplarda muhafaza edilen dondurmalar güneş ısısına maruz kalıyor. Bu da bozulmaya ve bakteri oluşumuna ortam hazırlıyor. Dondurma kalsiyum bakımından zengin, önemli bir besindir. Çevremizde, mahallemizde bildiğimiz, güvenilir yerlerde üretilen dondurmaları tüketmeyi öneriyoruz.

Categories: Genel Tags:

MSN Çin’de Özel Türkiye Sayfası

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Web sayfasında yapılan yarışmayı kazanan 2 Çinli, Muğla Valiliğinin katkılarıyla Bodrum’da bir hafta tatil yapacak.

Pekin Kültür ve Tanıtma Müşaviri İlknur Yiğit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, MSN’in Çinli yöneticilerini 2 ay önce yapılan Türkiye-Yunanistan ortak tanıtım gezisinde Türkiye’de ağırladıklarını belirterek, ”Ülkemizden büyülenerek döndüler. Daha çok Çinli’nin Türkiye’yi tanımasına yönelik projemize gönüllü katkı vermeyi kabul ettiler” dedi.

Çinlilerin hemen hemen her yerde Türkiye ile karşılaşmaya başladığını anlatan Yiğit, gazeteler, dergiler, bilboardlar, otobüsler, taksiler derken şimdi en büyük tanıtımı tek kuruş harcamadan internetten yapmaya başladıklarını söyledi.

İnternet abonesinin 450 milyona ulaştığı, kullanıcısının ise 600 milyonu aştığı Çin’de, MSN’yi günde ortalama 70 milyon kişinin ziyaret ettiğini anlatan Yiğit, bu verilerin Çinlilerin hemen hemen her konuda kaynak olarak interneti kullandığını ortaya koyduğunu söyledi.

Bugüne kadar internet medyasına ücretli tanıtım ilanları verdiklerini dile getiren Yiğit, ”Tanıtım projemiz kapsamında artık MSN Çin’de Türk Bayrağı dalgalanıyor. Tanıtımın en iyisini ve en büyüğünü tek kuruş ödemeden yaptık. Zenginleşen Çinliler dünyaya açılıyor, tatil seçeneklerinde artık bölgelerindeki ülkelerden başka yerler bulunuyor” diye konuştu.

ŞANSLI 2 ÇİNLİ BODRUM’DA TATİL YAPACAK

Yiğit, MSN Çin’de bir de yarışma düzenlendiğini ifade ederek, şu bilgileri verdi:

”Çin’in en büyük ulusal tatili olan 1-8 Ekim tarihlerinde birisi fotoğrafçı diğeri kadın 2 kişiyi Bodrum’da ağırlayacağız. Fotoğrafçılar siteye kendi çektikleri resimleri yükleyecek, kadınlar da hem kendi resimlerini hem de nasıl bir Türkiye tatili hayal ettiklerini anlatacaklar.

Bu girdiler de Çinliler tarafından oylanacak. Şartımız ise gidecek fotoğrafçı en az 500 resim getirecek ve seçilecek resimlerle birlikte MSN Seyahat sayfasında en az 5 makale yazacaklar.”

Yarışmanın geçtiğimiz hafta sonu başladığını ve ilginin şaşırtıcı biçimde yüksek olduğunu belirten Yiğit, 15 bin Çinli’nin yarışmaya katıldığını kaydetti.

Ayrıca Çin’den giriş yapılan MSN Messenger’a bağlanıldığı anda açılan ”pop-up” ile Türkiye’de tatil ödüllü yarışmanın duyurulduğunu ifade eden Yiğit, ”Burada 50 bin Yuan’lık (7 bin 500 dolar) tatil kazanabilirsiniz deniliyor” diye konuştu.

Çinli turistleri çekmek için yürütülen görüşmeler çerçevesinde, MSN’deki yarışmayı kazananları Muğla valiliğinin katkılarıyla Bodrum’da ağırlayacaklarını bildiren Yiğit, başından sonuna yüzbinlerce dolarlık harcamayla mümkün olabilecek proje kapsamında, uçak biletlerinin de THY’den Barter Anlaşmasıyla karşılandığını söyledi.

Yiğit, MSN Çin yöneticilerinin de işbirliğinden memnuniyet duyduğunu, ”İlk kez Türkiye ile gerçekleştirilen bu tür faaliyeti başka konseptlerde de devam ettirmek istediklerini” kendileriyle paylaştıklarını sözlerine ekledi.

Categories: Genel Tags:

Borsa, tüm zamanların rekorunu kırdı

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Borsa, tüm zamanların rekorunu kırdı
İMKB Bileşik Endeksi, yaklaşık 1.5 aylık aradan sonra 61.024,29 puanla tüm zamanların seans içi rekorunu kırarken, tarihinde ilk kez 61.000 puanı da görmüş oldu.

Dün 60.865,73 puandan tüm zamanların rekoruyla kapanan Bileşik Endeks, bugünkü 1. Seansın açılışında 55,67 puan ve yüzde 0,09 artışla 60.921,40 puana çıktı. İMKB Bileşik Endeksi, açılışın ardından bir süre kararsız bir seyir izledikten sonra ilk yarım saat sona erdiğinde önce 61.017,51 puana, daha sonra da 61.024,29 puana kadar çıkarak yeni bir seans içi rekoru kırdı. Rekorun ardından 61.000 puanın altında bir seyir izlendi.

Seansın ilk 45 dakikalık bölümü tamamlanırken endeks düne göre 67,25 puan ve yüzde 0,11′lik kayıpla 60.798,48 puan seviyesinde bulunuyordu.

Bundan önceki seans içi en yüksek seviye 60.995,00 puanla dün 2. seansta görülmüş, tüm zamanların en yüksek gün sonu kapanışı da 60.865,73 puanla dün gerçekleşmişti.

Bileşik Endeks 60.000 puanı ilk kez 22 Temmuz Perşembe günü 1. Seansta, 60.000 puanın üstündeki ilk günlük kapanışı da 60.328,94 puanla 27 Temmuz Salı günü yapmıştı.

Categories: Ekonomi Tags:

Tıp dünyası Türk doktoru konuşuyor

Perşembe, 02 Eyl 2010 yorum yok

Prof. Fatih Uçkun, çapı 1 santimden 1 milyon kere daha küçük ufak torbacıklar içine yüklenmiş ilacı, sadece kanserli hücrelere yollayarak, lösemi tedavisinde hayati bir adıma imza attı.

Amerikan Sağlık Bakanlığı, bu araştırmanın ilaca dönüştürülmesi için 2.5 milyon dolarlık bütçe ayırdı. İlacın diğer çocuk kanserleri için de kullanılması hedefleniyor.

Sabah gazetesinde Esra Tüzün imzalı haber lösemi hastalarına umut olacak. Bu yöntemde kanserli hücreler bombalanırken, diğer yerler zarar görmeyecek.

KANSERLİ HÜCRELER BOMBALANDI
Çocuklarda sık görülen kan kanserine karşı, nanoteknoloji ile tedavi konusunda çalışan Prof. Uçkun başkanlığındaki ekip, ilacın sağlıklı dokulara zarar vermeden kanserli bölgenin en derinine iletilmesini sağladı. Bunun için, çapı 1 santimden 1 milyon kere daha küçük ufak torbacıklar içine yüklenmiş ilaç, bir füze gibi yalnızca kanserli hücreye gönderildi. Böylece başka hiçbir yere zarar vermeden kanserli hücreler “bombalandı.”

KANSERİN DİRENCİNİ KIRIYOR
Kanser tedavisinde kemoterapiye ve radyoterapiye direnci kıran bu yöntem, dünyaca ünlü tıp dergisi British Journal of Hematology’de yayımlandı. Amerikan Sağlık Bakanlığı Ulusal Kanser Enstitüsü ilacın geliştirilmesi için 2.5 milyon dolar bağışladı. Bu destek, yeni tedavi yöntemlerinin daha da geliştirilmesini amaçlıyor. Araştırmacılar da, yöntemin kısa sürede sonuç vermesi konusunda bir hayli iyimser konuşuyor.

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde öğretim üyeliği de yapan ünlü Türk Profesör Fatih Uçkun’un araştırmalarına tıp dünyası büyük umut olarak bakıyor. Uçkun’un başkanlığını yürüttüğü Sabah Araştırma Enstitüsü, Amerika’daki en büyük çocuk sağlığı araştırması kurumu. Bu merkezde 100 araştırmacı, 186 laboratuvarda çalışma yapıyor.

TEDAVİYE OLAN DİRENÇ KIRILACAK
Prof. Dr. Fatih Uçkun tıp dünyasında büyük yankı uyandıran yöntem için, “Amacımız, hedefe yönelik ilaçlarla kanserin tedaviye direnç mekanizmasını felce uğratmak. Çalışmanın uzun dönemde tüm çocukluk dönemi kanserleri için uygulanması hedefleniyor” dedi. Los Angelas Çocuk Hastanesi’ndeki Araştırma Enstitüsü’nde de bu ilaçlar üzerine araştırma yapılacak.

Categories: Genel Tags:

Grip Aşısı Ne zaman Yapılmalı

Perşembe, 02 Eyl 2010 yorum yok

Adana Eczacı Odası Başkanı Burhanettin Bulut, Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) her yıl bir önceki yılda en çok karşılaşılan virüsleri inceleyerek grip aşılarının içeriğini yenilediğini söyledi.

Bu yıl da geçen yıl en sık rastlanan virüsler göz önünde bulundurularak aşının yenilendiğini ifade eden Bulut, bu sezonun grip aşılarının, eczanelerde satışa sunulmaya başlandığını bildirdi.

an id=”byLine”>Grip aşısının yapıldıktan sonra hemen etkisini göstermediğini ifade eden Bulut, şöyle konuştu:

”Gribin havaların soğuduğu dönemlerde daha sık rastlandığını göz önüne alırsak, aşı yaptırmak için şu an uygun dönem içerisindeyiz. Havalar soğuyup, grip etkisini göstermeye başlamadan aşı yaptırılmalı.”

Bulut, iki farklı firma tarafından piyasaya sunulan grip aşısının 11 lira 84 kuruşa satıldığını bildirildi.

KRONİK HASTALAR İHMAL ETMEMELİ

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Aksu da, havaların soğuduğu aylarda kapalı yerlerde daha fazla zaman geçirildiğini belirterek, buna bağlı olarak solunum yoluyla bulaşan grip ve nezle gibi enfeksiyon hastalıklarında artış yaşandığını kaydetti.

Gripten korunmak için bu hastalığa yakalanmadan önce tedbir alınması gerektiğini anlatan Aksu, hastalığın henüz yayılmaya başlamadığını, bu nedenle 2-4 hafta içerisinde etkisini gösteren grip aşısını yaptırmak için en uygun dönemde olunduğunu söyledi.

Akciğer, kalp, böbrek, karaciğer, şeker ve kanser gibi kronik hastalığı bulunanların risk grubu içinde yer aldığının altını çizen Aksu, özellikle bu gruba girenlerin aşı yaptırmaları gerektiğini kaydetti.

YÜZDE YÜZ KORUMAZ AMA EN ETKİLİ YÖNTEM
Kronik hastaların yanı sıra öğrenci, öğretmen, sağlık personeli gibi kalabalık ortamlarda çalışanların da gribe yakalanma ihtimali yüksek kişiler arasında bulunduğunu ifade eden Aksu, alınacak tedbirleri şöyle anlattı:

”Gribe karşı aşı yaptırmak etkili bir yöntemdir ancak tek başına yüzde 100 etkili olmaz. Bunun yanında eller sürekli olarak yıkanmalı. Kış aylarında kalabalık ortamlardan mümkün olduğu kadar kaçınılmalı. Gripten korunmak için selamlaşmalarda öpüşmekten vazgeçilmeli. Eğer bulunulan ortamda gripli bir kişi varsa, aynı eşyaları kullanmamaya özen gösterilmeli.”

Categories: Sağlık Tags: