Çeyrek Altın Fiyatları
Altın fiyatları kritik eşik olarak nitelendirilen 1.200 dolar seviyesinin altına indi ve en düşük 1.188 seviyesini test etti. Dün yatırımcıların riskli para birimlerine talebinin artmasıyla birlikte dolar ve emtia’larda hızlı bir düşüş gözleniyor. Altın fiyatları geçen hafta ABD’de verilerin açıklanmasıyla birlikte düşüşe geçerek 1.218-1.224 destek seviyelerini kırmıştı.
Son fiyatlar…
24 Ayar Altın Fiyatı
59,7
60,05
22 Ayar Altın Fiyatı
54,33
55,01
14 Ayar Altın Fiyatı
34,63
35,13
Çeyrek Altın Fiyatı
95,92
99,38
Yarım Altın Fiyatı
190,85
195,76
Tam Altın Fiyatı
381,29
392,52
İkibuçuklu Altın Fiyatı
956,20
977,80
Beşli Altın Fiyatı
1.911,40
1.951,61
Kalın Çeyrek Altın
99,01
102,43
Kalın Yarım Altın
197,51
201,67
Kalın Tam Altın
394,32
403,03
Kalın İkibuçuklu
985,25
1.007,43
Kalın Beşli Altın
1.970,30
2.009,75
GOLD SURVEY: ALTIN FİYATI KISA VADEDE 1.100 DOLAR/ONSLU SEVİYELERİNE GERİLEYEBİLİR
Gold Survey 2010′a göre, spot altın fiylatları yatırımcıların global ekonomide iki dipli resesyon endişelerine bağlı olarak yazın geri kalanında yapacakları geçici satışların etkisi ile cari seviyelerinden 1.100 Dolar/onslu seviyelere, 1.200 Dolar/ons’a daha yakın seviyelere gerileyebilir. GFMS ve World Gold Council tarafından birlikte açıklanan araştırmayagöre, fiyatlar 1.150-1.200 Dolar/ons civarında destek buluyor ve yatırımcılar bu yılda fiyatların ana yönlendirici olmaya devam edecekler. Araştırmaya göre, spot altın fiyatlarının yılın ikinci yarısında 1.300 Dolar/ons seviyesine ulaşması da güçlü bir olasılık.
MIG Bank: Bir boğa tuzağı var
Altınn, kısa bir süre önce oluşturduğu salınım zirvesi olan 1265.30 seviyesinin biraz altından reddedildikten sonra sert şekilde gerilediğini belirten MIG Bank analizinde şu ifadelere yer verildi:
“Gerçekleşen gerilemenin hızı ve piyasanın Mayıs ayının salınım zirvesi olan 1249.40 seviyesinin üzerinde bir boğa tuzağı oluşturması, piyasanın bu seviyelerde önemli bir zirve formasyonu oluşturmuş olabileceğine işaret ediyor. Bu nedenle, piyasanın gerçekleştirdiği yükselişi önümüzdeki haftalarda geri alarak, ilk etapta tepki dibi olan 1166.30 ve 1124.00 seviyelerine doğru gerileme ihtimali artmış durumda. Ancak, piyasa tekrar geçen haftanın orta noktası olan 1229.70 seviyesinin üzerinde işlem görmeye başlarsa, bu durum piyasanın taban yapmaya başladığına işaret edeceği için, piyasanın ana yükseliş trendine geri dönüp, ilk etapta 1265.30 ve 1300.00 seviyelerine doğru yükselmesi mümkün.”
Sarı Sayfaların Gazete İlancılığındaki Yeri ve Önemi
Sarı Sayfaların Gazete İlancılığındaki Yeri ve Önemi
Sarı sayfaların ortaya çıkışı 1883 yılına dayanmaktadır. Aslında bu bir firma ismidir fakat günümüz reklamcılık sektöründe bir terim haline gelmiştir. Bir girişimci tarafından telefon rehberi basıldığı sırada beyaz kâğıtlar tükenmiştir ve basıma sarı saman kâğıtları ile devam etmişlerdir. Bu şekilde ünlenen girişimci, bir şirket kurarak adını “Yellow Pages Co. Inc.” koymuştur. Bu şekilde bir rehber ismi ilk defa bir terim haline gelmiştir.
Sarı Sayfalar Türk gazeteleri tarafından da basılır hale gelmiş ve kategorileşmiş şekilde reklamların bulunduğu bir köşe olmuştur. Tabii ki bu ilan sektörünü geliştiren şey zamanla olmuştur. Sarı sayfalar ile gerek basılı medya, gerekse Internet haberciliği değişime uğramıştır. Klasik reklamlaşma faaliyetlerinin yanında ilan sektörü de ünlenmiştir.
Sarı Sayfalar Telekom çapında Türk Telekom’da, internet alanında Sabah gazetesinde, yazılı basım alanında da Hürriyet ilan da ünlenir hale gelmiştir. Bu şirketler alanlarında birinci niteliğindedir.
Gerek televizyonlarda ilk duymaya başladığımız hareketli Gazete reklam gerekse ilk sayfalara düşülen notlar bu terimin yaşamımıza girmesini hızlandırmıştır. Zaten ihtiyaç duyulan bu sistem bir çok kolaylık da sağlamaktadır. İl, ilçe, konu bakımından bir sözlük gibi kullanılabilecek sarı sayfalar, şimdi isim değiştirerek basın devinde Hürriyet seri ilanlar olmuştur.
Seri ve hızlı reklamcılık anlayışının doğduğu küreselleşen ekonomide sarı sayfalar en büyük dönüm noktalarından biri olmuştur.
Zayıflamak için Öneriler
Ünlü manken Tülin Şahin, zayıflamak isteyen hanımlara önemli tavsiyelerde bulundu. Kendisinin, 10 yıl önce mankenlik yapmak üzere doğup büyüdüğü Danimarka’dan Türkiye’ye gelirken 48 kilo olduğunu, ancak Türk yemeklerinin ve yaşam tarzının etkisiyle 30 kilo aldığını vurgulayan Şahin, “78 kiloya çıkmıştım. Pozitif düşünerek, sağlıklı beslenerek, inat ederek 30 kilo verdim. İsteyen herkes bunu başarabilir. İstemek, başarmanın yarısıdır” dedi.
Yaşadıklarını kitaplarında da anlattığı belirten ünlü manken şu tavsiyelerde bulundu: “Herkese, dört beyaz, yani beyaz ekmek, şeker, tuz ve tereyağından uzak durmasını tavsiye ediyorum. Onlar en büyük düşmanımız. Çay ve kahveye şeker koymayın. İçeceğinizle birlikte bisküvi ve kurabiye yemek isteyebilirsiniz. Ama bunlardan birini tercih etmelisiniz. Eğer çayınıza şeker koymak istiyorsanız, bisküvi ve kurabiyeden vazgeçeceksiniz. Çaya ikiden fazla şeker atanlara çok şaşırıyorum.”
İşte, Tülin Şahin’den, zayıflamak isteyen hanımlara 10 altın kural:
1- Her fırsatta merdiven çıkın. Merdiven çıkmak kalçaları ve basenleri sıklaştırmanın en iyi yoludur.
2- İstediğinizi yiyin ama porsiyonlarınız küçük olsun.
3- Zayıflayana kadar zayıf olduğunuzu hayal edin.
4- Spor haricinde de, her fırsatta sık sık yürüyün.
5- Yemek yedikten sonra, doyma sinyali beyinden 20 saniyede gelir, bekleyin.
6- Ne olursa olsun ben bunu başaracağım diye düşünün. İnanmak başarmanın yarısıdır.
7- Sürekli olarak, “Kilo veremiyorum” düşüncesiyle kendinizi yiyip bitirmeyin, sabırlı olun.
8- Bir şey yemek istediğinizde, ” Gerçekten aç mıyım?” diye düşünün.
9- Yemeğinizi yavaş yiyin, her lokmayı 20-22 kere çiğneyin.
10- Elinizi oyalayın. Abur cubur yemek istediğinizde dergi, kitap okuyun, bulmaca çözün, örgü örün.
Tuncel Kurtiz ve Dostlarının Konuğu, Kenan İmirzalıoğlu
Dağ yolunda koştular, ağaçların altında sohbet ettiler, traktöre bindiler… Tuncel Kurtiz ve Kenan İmirzalıoğlu bu kez NTV için bir araya geldi, Kaz Dağları’nın eteklerinde unutulmaz bir sohbete imza attı.
Tuncel Kurtiz, NTV Yeşil Ekran’da yayınlanan “Tuncel ve Dostları” programda bu hafta “Ezel” dizisindeki rol arkadaşı Kenan İmirzalıoğlu’nu ağırladı.
Dağ Yolunda Koştular, Ağaçların Altında Sohbet Ettiler
Perşembe günü saat 21:00’de NTV’de yayınlanacak program çekimi için Tuncel Kurtiz, Kenan İmirzalıoğlu’nun gelişini heyecanla evinin avlusunda bekledi. İmirzalıoğlu, buluşmaya geç kalınca, ikili vakit kaybetmeden dağların yolunu tuttu.
Kurtiz ve İmirzalıoğlu’dan Şeyh Bedrettin Destanı
İkili, patika ve dağ yollarında bazen koşarak, bazen yürüyerek sohbet ederken, Edremit Körfezi’ninin eşsiz manzarasını kuşbakışı seyretti. Tuncel Kurtiz, Kenan İmirzalıoğlu, 1948 yılında Kaz Dağları’nda meydana gelen büyük bir yangından kurtulan tek ağacın gölgesinde, Edremit körfezine karşı Şeyh Bedrettin Destanı’ndan pasajları ezbere okudu. Ayrıca incir, badem ve nar ağaçlarının altında, yöreye ait mitolojik hikayeleri ve bölgenin tarihini anlattı.
Çay İçmek İçin Uğradı, 9 Gün Kaldı
Kenan İmirzalıoğlu, 5 sene önce Tuncel Kurtiz’e bir çay içmek için uğrayıp nasıl 9 gün kaldığını ve bu ziyareti sırasında beraber yaptıkları yürüyüşlerin ve 70’lerindeki Tuncel Kurtiz’in bu yürüyüşlerdeki performansının da etkisiyle spora başlamaya nasıl karar verdiğini anlattı… Sporun oyunculuk için önemi de ayrıca konuşuldu.
Traktörcü Kenan
Kendisi de bir çiftçi çocuğu olan Kenan İmirzalıoğlu, Çamlıbel köyünde bir traktör görünce dayanamayıp direksiyona atladı. Tuttuğu ilk direksiyonun traktör direksiyonu olduğunu söyleyen İmirzalıoğlu, Çamlıbel köyünde Tuncel Kurtiz’e küçük bir traktör turu attırdı. Kurtiz ve İmirzalıoğlu kendi çocukluklarını ve çocuk olmayı da konuştular.
Kenan Silahlara Veda mı Ediyor
Bu uzun günün ardından Tuncel Kurtiz’in Kaz Dağları’nın eteklerindeki evinin bahçesine taşıdığı gemi güvertesinde oyunculuk ö üzerine konuştular. Kurtiz ve İmirzalıoğlu oyunculukta çok sıkıldıkları rolleri anlatı. Tuncel Kurtiz neden bir salon beyefendisini oynamak istediğini, Kenan İmirzalıoğlu ise artık eli silah tutan sert mizaçlı karakterleri neden oynamak istemediğini anlattı.
Haydar Haydar Türküsü ile Veda
Ve iki ünlü isim birlikte “Haydar Haydar” türküsünü söyleyerek sohbeti noktaladılar.
kupa canavarı Sneijder!
Bu sezon İtalya’nın Inter takımı ile lig, kupa şampiyonluğu ile Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna ulaşan Sneijder şimdi de Dünya Kupası’nı istiyor.
Cana İstanbul’da
Galatasaray’ın yeni transferi Cana İstanbul’da
Galatasaray’ın yeni transferi Lorik Cana, İstanbul’a geldi.
Sarı-kırmızılı kulüp, Premier Lig ekiplerinden Sunderland’den 4.5 milyon euroya transfer edilen Lorik Cana’nın İstanbul’a geliş programı hakkında geçtiğimiz yılların aksine daha önceden basına bilgi vermedi. Arnavut orta saha oyuncusunun gelişini internet sitesi aracılığıyla duyuruldu.
5 yabancı oyuncu transfer edeceğiz
Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat Swissotel’de basın toplantısı düzenledi.
Başkan, yapılacak transferler, Haldun Üstünel’in istfifası, Yiğit Şardan konusu ve bir çok konuda açıklamalar yaptı. Takıma 5 yabancı oyuncu takviyesi yapılacağını söyleyen Adnan Polat, Haldun Üstünel’in istifasını yanlış karar olarak nitelendirdi.
İşte Adnan Polat’ın basın toplantısındaki açıklamalarının tamamı:
“Buradaki herkes Galatasaray’ı en iyi şekilde yönetmeye çalışıyor. Bugün Türkiye’de en çok ilgi gören kulüplerinin başında gelen Galatasaray’da Yönetim Kuru’lunda olmanın sorunları da oluyor. Ancak herkes bunu gayet iyi biliyor. Medyanın yaklaşımını da iyi biliyoruz. Bu toplantının amacı, biz neler yapıyoruzdur. Yaptıklarımızı anlatacağız. Haldun Üstünel şu anda ailesiyle tatilde.
Yiğit Şardan’ı bir çok kişi tanıyor. Sayın Yiğit Şardan, Türk treklam Dünyasının en önde gelen ismidir. Türkiye Reklamcılar Derneği’nin de başkanıdır. Cirosu damilyon dolardır. Böyle birini Galatasaray’da olmasını şirketlerinin medya üzerindeki etkilerini Galatsaray üzerinde kullanması bizim beklentimiz ve onun görevidir. Onun ile ilgili bazı sözler medyada yer aldı. Galatasaray SK olarak biz onun tüm yaptıklarının arkasındayız. Galatasaray SK ve bağlı şirketlerinin Şardan’ın katkıları çok büyüktür. Neden Şardan üzerinden bu işleri yapıyorz? Çünkü öyle imkanları başkaları alamaz. En üst düzeydeyseniz en büyük iskontoları siz alırsınız. Biz yapsaydık reklam satın almayı olmayacaktı. Şardan’ın satın alması bizim 2.5 katıdır. Bizim beklentilerimiz, biliyoruz sizin görevniz haber vermek. Biz Galatasaray’ı yönetiyoruz, bizi eleştirmek sizin işiniz. Ancak onun dışına çıkıp yöneticilere çamur atmaya başlanınca biz tavrımızı koyarız. Doğru eleştiriyue her zaman açığız. Biraz da yaptıklarımız yazılıp, söylensin.
5 FUTBOLCU ALACAĞIZ
Futbolda geçen sene benim için hayal kırıklığı oldu. En iyi hocayı aldık. Elit oyuncular aldık. Ancak ben hayal kırıklığı yaşadım. Herkes geç kaldınız diyor transfer konsunda. Biz önce toplantı yapıyoruz. Hangi mevkiiye oyuncu almalıyız diye. Bu tanımlamaları yapıyoruz. Her futbolcu teknik heyetin onayı alınınca alınıyor. Yine alacağız. Belki de şu anda iki tanesi bitmiş bile olabilir. Bu dönem içinde 5 tane futbolcu almayı düşünüyoruz. 5 Türk aldık. 5 de yabancı alacağız. Keita’nın gidiş kararı toplantılarda alındı. Keita’yı önümüzdeki hafta satsaydık zarar ederdik. Galatasaray tarihinde böyle bir satış yok. (LigTV’nin haberine göre; Galatsaray Pablo Pino ve Lorik Cana ile anlaştı.)
HALDUN ÜSTÜNEL YANLIŞ YAPTI
Haldun Üstünel’in istifası da gündemde fazla yer buldu. Zaman zaman istifalar çok oluyor ama onun istifası şekil olarak yanlıştı ve içerik olarak yanlıştı. Ben Galatasaray SK’nın başkanıyım. Benim görevlerim içinde camiayı kucaklamak da var. Onu her zaman çok sevdim. Çok sevdiğim bir kardeşimdir. İnsanlar yanlış yönlendirmelerden dolayı yanlış kararlar da alıyor. Biraz da yoruldu. Bu yorgunkuk insanlara yanlış kararlar aldırıyor. Medyanın içinde art niyetli bazı kişiler var. Bizim aramızda kavga çıkartmak istiyorlar ama boşuna çalışmasınlar. Galatasaray SK’nın en üstü Genel Kurul odluğununa göre gelip orada tartışsınlar.
TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ KONUSU
Tüzük bizim için çok önemliydi. Tüzüğümüz 2. kongreden sonra üyelerimiz tarafından oanylandı. Bu tüzüğün 30 senedi değişmemesi, bu isin tabu haline gelmesi bu tüzüğe el atılamamasından dolayıdır. Ancak herkes değişmesini istiyordu. İnsanların değişik fikirleri var. Bundan memnun olmayan arkadaşlarıma yeni bir komisyon kurabiliriz dedim Tüzük yaşayan bir şeydir. 4 yıldır çalıştığımız birleşme konusu sonuçlanmaya doğru gidiyor. Tahminimizle Ağustos sonunda bitecek. Bitince neler kaybedip – neler kazandığımızı net bir şekilde anlatacağım. Bu birleşme 1-5-10 şampiyonluğa bedeldir. Bunlar kurumsal yönetimin parçasıdır. Takımda her türlü değişiklik yapılacak. Biz bunları yapınca UEFA’dan ciddi yaptırımlar gelecek. Alışılagelmiş yönetim modellerinin dışına çıkmak zorunda kalıyoruz. Bu böyle oalcak. Başka yolu yok. Bütçe ve mali disiplini de ortaya koymaya çalışıyoruz. Alınan kararlar da nakit açığı vermemeye çalışıyoruz. Mali disiplini uygulamaya zorluyoruz.
1 Temmuz itibariyle tüm amatör sporlarda ve çalışanlarda bizim bir kuruş borcumuz yoktur. Oyuncularımızda da 1 kaç aylık geçikmeler var. Geçen sene de vardı. Ağustos ayında bitirdik. Bu sene de bitireceğiz. İdari olarak da bazı reformlar yapmak zorundayız. Mecidiyeköy binası da boşaltacağız. Yeni evimize geçeceğiz. Şirketleri taşıyoruz. Bunlar da zaman ve emek isteyen işler.
STADIN ÇATISI KAPANACAK MI?
TT Arena’nında üstü açılıp kapanmaması gündemde. Bu bizim hepimizin ortak kararıdır. Üst tarafı beklersek ocak ayında oraya geçemeyeceğiz. TOKİ’ye teklif yaptık. Toplam maliyeti X TL. Verin bize biz yapalım. Tamam dediler. Bu olayın yapılmasının mümkün olduğunu söylediler. Bu sabah da oradaydık. TOKİ’nin elemanlarıyla toplantı yapıyoruz. Bu stadı orada geçiktirmeyeceğiz. Kapak imalatı yapılacak. Kapaklar da yaz dönemi koyulacak. Yarım sezon kaybetmek istemiyoruz. Stat da büyük uğraş veriliyor. Stat çevresinde bir çok bağlantı yolları var. Bağlantı metrosunu gördük Tüneller 123 metre boyunda. Bunların yarısı yürüyen merdiven yarısı normal. 2500′lük araç otoparkı, 3500′lük de bizim araç otoparkımız var. Biz bunlarla her gün uğraşıyoruz. Florya yenileniyor. Yeni spor salonunun her şeyi hazır. Ruhsatını bekliyoruz. Küçükçekmece projesi için uğraşıyoruz. Kürekçilerimize full set aldık, Türkiye Şampiyonu oldular. Basketbolda kız takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Türkiye Kupası’nı aldı. Ancak bize bunlar yetmiyor. WNBA’de bu ligi reklam yaptıran oyuncuların 3 tanesi bizim oyuncumuz.
FLORYA’NIN 1 TL BORCU YOK
Birleşme için Mehmet Helvacı ile 4 yıldır uğraşıyoruz. Florya’nın geçmişe yönelik 1 TL dahi borcu yoktur. Hepsi ödendi. Bir çok temizlikler de yapılıyor. Mecidiyeköy’ün projesi bitti, ruhsat almaya çalışıyoruz. Çadırın yerine büyük bir iş merkezi yapıyoruz. Bonus Card’la da, mobil telefonumuzla da uğraşıyrouz. Amatör sporlarımızda da yeniden yapılanmalar için arkadaşlarımız emek veriyor. Önümüzdeki sene daha iyi şeyler için uğraşıyoruz. Rakiplerimiz ne yapmış demiyoruz. Kaynağını bulmadığımız işler yapmıyoruz. Günlük çalışmıyoruz. G.Saray’da sportif faaliyetlerde herkes başarı bekliyor. Onu da kabul ederek hareket etmek durumundayız.
Bizi eleştirin. İşinizi yapın ama aksi şeyler yapana kulüp olarak kapılarımızı kapatacağız. Bundan sonra tazminat ve ceza davaları alacağız. Biz sizi doğru yönlendirmezsek, yalan – yanlış şeyler ortaya çıkıyor.
Adnan Polat basın mensuplarının sorularını cevapladı…
- Heyetimiz oluşunca herkesin taleplerini tartışarak çözüm üreteceğiz. Önce muhabirler örgütlensin ki daha rahat bir ortam oluşsun.
- Ben pozisyonum icabı bazı konuların içine giremem. Haldun’un küskün olması bizim de ona küskün olduğumuz anlamına gelmez. Stoch transferi bizim için pek de önemli değil. Biz rakiplerimizin transfer etmek istediği oyuncuya transfer teklifi yapmadık. Ancak futbolda böyle şeyler oluyor. Biz hoşgörülü olduk bu konuda ama bakalım rakiplerimiz bizim gibi olabilecekler mi?
- Transferin baskı ile bir alakası yok. Teknik ve mali önemi büyüktür. Satılacak hiç bir futbolcumuz yok ama dünyada da satılmayacak hiç bir oyuncu yok. Yabancı almak için içerden bazı oyuncuların gönderilmesi gerekiyor. Ben medya baskısı ile oyuncu transferi yapmam.
- Biraz söylenenlere itibar gösterin. Galatasaray Kulübü kalıcı olandır. Bizi buraya kimse zorla getirmedi. Biz istediğimiz için buraya geldik. Biz zorla da kalacağız demeyeceğiz. Siz de ben gidiyorum diyenleri ayağından zincir ile bağlayamazsınız.
- Yiğit Şardan’dan sorulan bir soru üzerine Şardan şunu söyledi: “Benim başkanlık düşüncem ve hesabım yok. Ancak özellikle son dönemde benim ismimle söylenenler hakkında anlıyorum ki birileri, benim bu olayı düşünmememi istiyor. Bazıları bu hayalleri kuruyor. Benim kişisel olarak başkanlık planım yok. Tek düşüncek Galatasaray’ın daha iyi yerlere gelmesidir”. Ayrıca Yiğit Şardan şunları söyledi. Galatsaray’da Yönetim Kurulu seçilince başkan birilerine bazı görevler verir. Eğer başkan bir zaman gelince bana pasif görev verince ben asla küsmem. Benden ne talep edilirse onu yaparım.
- Olayları sürekli negatif tarafından bakın. Galatasaray, bundan sonra şirket olarak yönetilecektir. Arkadaşlarıma ne görev verilirse onlar o görevi yapıyor.
- Transferlerin 2 ya da 3 tanesi kampın 2. ve 3. gününe yetişecektir.
- Kewell konusu bu hafta sonu netleşecek. Kendisinin Galatasaray’da kalmasını istiyoruz. Taraftar da seviyor. Ancak kronik sakatlığı bizi korkutuyor. Kalırsa garanti para ve maç başı para verilecektir.
İşte SBS’den çıkan acı gerçek
Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri için düzenlenen Seviye Belirleme Sınavı’nın sonuçlarını açıkladı.
Sonuçlara göre sınavda ilk on sırayı 14 öğrenci paylaştı. İlginç olan ise dereceye giren bu 14 öğrenci arasında sadece bir tane devlet okulundan öğrenci yer aldı. O da İzmir Ödemiş İlköğretim Okulu’ndan Mustafa Sümer oldu.
Orta Öğretim Yerleştirme Puanı (OYP) göre ilk 10 dereceyi paylaşan öğrenciler şöyle:
1 – Mustafa Kurucu, Antalya Özel Manavgat İlköğretim Okulu
2- Hüma Gülseçgin, Özel Yalova Bahçeşehir İlköğretim Okulu
3 – Umutcan Gölbaşı, İstanbul Çekmeköy Özel Alev İlköğretim Okulu
4- Ahmet Erdem Çetintaş, Kocaeli Başiskele Özel Erkul Tunagür İlköğretim Okulu
5- Mehmed Taha Dinç, Giresun Özel Çağrı İlköğretim Okulu
6- Fatma Köroğlu, İstanbul Başakşehir Özel Çınar İlköğretim Okulu
6- Ömer Furkan Parmak, Ankara Keçiören Özel Hasan Tanık İlköğretim Okulu
7- Ali Sarıca, Konya Ereğli TED Özel Ereğli İltköğretim Okulu
8- Aybüke Yarıktaş, Ankara Yenimahalle Özel Yüksel Sarıkaya İlköğretim Okulu
8- Cemal Erat, Kocaeli Darıca Özel Darıca Çırağan İlköğretim Okulu
8- Ali Yumuk, Erzincan Özel Otlukbeli İlköğretim Okulu
8- Onur Serin, Bursa Osmangazi Özel İnal Ertekin Ana ve İlköğretim Okulu
9- Ahmet Baver Yılmaz, Gaziantep Şehitkamil Özel SANKO İlköğretim Okulu
10- Mustafa Sümer, İzmir Ödemiş İlköğretim Okulu
Heron’lardan Daha Üstün; BAYRAKTAR
Heron’lara rakip “Bayraktar” Gabar’da doğdu
Türk mühendisler tarafından üretilen “Bayraktar” İsrail yapımı Heron’lardan daha üstün..
İsrail yapımı Heron’lara rakip olarak Türk mühendisler tarafından imal edilen ve yakında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılacak olan insansız hava aracı (İHA) “Bayraktar”ın, İstanbul’daki üretim merkezine girdik. Makine yüksek mühendisi Özdemir Bayraktar ve mühendis üç oğlu Selçuk, Haluk ve Ahmet Bayraktar’a ait Baykar Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de 35 kişilik bir ekip tarafından geliştirilen insansız hava aracı “Bayraktar”, Heron’lardan daha ileri bir teknolojiye sahip.
Şirketin Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “İhtiyaç doğrultusunda bizden isteneni ürettik. Uçağı ve yakıt deposunu büyüterek menzili 4 bin kilometrenin üstüne çıkabiliriz. Eğer 30 saat havada kalabilecek bir uçak istenirse onu da üretebiliriz” dedi.
Beşte biri fiyatına
Daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri için Türk yapımı ilk insansız hava aracı mini tipi “Gözcü” adı verilen 200’e yakın insansız hava aracı ürettiklerini belirten Haluk Bayraktar, şunları söyledi:
“Bu uçaklar 2007’den bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanılıyor. ‘Malazgirt’ adı verilen insansız helikopterlerden de ürettik. Şimdi 12 adet Heron muadili sayılabilecek, teknolojisi ondan daha ileri, ağırlığı 450 kilo olan taktik ve operatif sınıfa giren Bayraktar’ları üretiyoruz. Deneme uçuşlarını başarıyla tamamladı ve kabul gördü. Biz bunları, yurtdışından alınan insansız hava araçlarına ödenen paranın beşte birine mal ediyoruz.
Vatanımızı korumak için askerlerimiz şehit olmaya razı oluyorsa, bu ülkenin mühendisleri olarak, bizim de bu silahları milli ve özgün üretmek vazifemiz. Bu başarının en önemli nedeni, TSK’nın uzman çavuşundan en üst düzey komutanlarımıza kadar projeleri sahiplenmesi, büyük fedakârlıklar göstermesi ve büyük oranda projelerin kullanılacağı yerlerde geliştirilmesidir.”
Önemli olan yazılım
Ar-Ge Müdürü Selçuk Bayraktar da, önümüzdeki 15-20 yılda savaş uçaklarının pilotsuz yönetileceğini, bunun çalışmalarına başladıklarını, önemli olan gövdenin değil, uçağın elektronik sisteminin ve yazılımının yapılabilmesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“F-16’ların gövdesi zaten ülkemizde üretiliyor. Önemli olan yazılımdır, elektronik sistemdir. Biz Türk mühendisleri bunu gerçekleştirebilecek düzeydeyiz. Yeter ki bir zamanlar ilk Türk uçağını yapan Vecihi Hürkuş, ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ’a olduğu gibi önümüz kesilmesin. Bağımsız olabilmek ancak teknolojiyle oluyor günümüzde. Teknoloji bu ülkede Milli Güvenlik Kurulu’nun gündemine artık girmeli.”
Üç oğluyla birlikte bu işe gönül verdi
İnsansız hava aracı sistemlerine gönül vermiş bir aileden oluşan Baykar Makina’nın başında baba Özdemir Bayraktar (61) bulunuyor. Özdemir Bayraktar bu projeleri, biri işletme mühendisi, biri endüstri, diğeri de elektronik ve uçak mühendisi olan üç oğluyla yürütüyor. Ailenin en küçüğü Ahmet Bayraktar (27) projelerin idari kısmıyla uğraşıyor. Şirketin genel müdürlüğünü ABD’de Columbia Üniversitesi’nde mastır yapmış endüstri mühendisi Haluk Bayraktar (31), Ar-Ge Müdürlüğünü ise ABD’de Pennsylvania Üniversitesi’nde İHA’lar üzerine mastır ve dünyanın en prestijli teknik üniversitesi MIT’de robotik kontrol sistemleri mastırını yapmış olan eletktronik ve uçak mühendisi Selçuk Bayraktar (30) yürütüyor. TSK ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile birlikte geliştirilen mini İHA Gözcü ve döner kanatlı İHA Malazgirt TSK envanterine girmiş.
Projeyi başlattı sonunu göremedi
Baba Özdemir Bayraktar, projenin Gabar Dağı’nda nasıl doğduğunu şöyle anlattı: “2 binli yıllarda Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayı’na gitmiştik. Oradaki komutanlardan Yarbay Melih Gülova, bize şehitlerin kanlarını gösterdi. Bu teröre teknolojik anlamda da çözüm bulmaya çalıştıklarını söyledi. Ben de, ‘Biz kendi adımıza elimizden geleni yaparız; ama siz benim teklifimi kabul edebilecek misiniz?’ diye sordum. ‘Nedir?’ dedi komutan Gülova. ‘Bana burada atölye kurmamı sağlayın, ben de size teknolojik olarak destek vereyim’ dedim. Komutan düşündü, taşındı arkadaşlarıyla görüştü ve inisayitifini kullanarak bizim Tugay’ın bulunduğu Gabar Dağı’nın eteklerinde atölye kurmamızı sağladı. İşte bu insansız hava araçları projesi böyle başladı. Sonra o değerli komutan Yarbay Melih Gülova, 2007 Haziran ayında teröristlerce uzaktan patlatılan bir bombayla şehit düştü. Bu projeler bu başarılar aslında onların eseridir.”
İHA’ların özellikleri
Haberleşme kaybolduğunda otomatik şekilde eve dönüyor
-Bayraktar (Heron muadili İHA): 14 saat uçabiliyor. 25 bin feet yükseğe çıkabiliyor. Dış gövdesi karbon-kevlar alaşımlı zırh malzemesinden yapıldı. 600 kilometreden yayın yaparak elde ettiği görüntüleri istenilen merkeze gönderiyor. Heron’larda olduğu gibi kalkış iniş, uçuş sırasında yerde bulunan ve el kumandasıyla uçağı yöneten pilota ihtiyaç duymuyor. Tamamen otomatik olarak kendisi inip kalkabiliyor. Agresif manevralar yapabiliyor.
Baykar tarafından geliştirilen yazılımda 1 milyon satırdan fazla kod bulunuyor. Hedef tespit hassasiyeti dünyadaki muadillerinden daha yüksek. Türkiye’ye kuş uçuşu 90 kilometre olan PKK’nın Kandil kampı üstünde saatlerce keşif uçuşu yapıp istihbarat görüntüsü aktarabilecek yeteneğe sahip. Haberleşme kaybolduğunda otomatik olarak eve dönüp, yine otomatik bir şekilde kendi kendine inebiliyor. Bu özellik de Heron’da bulunmuyor. Bayraktar, termal kamerasıyla gece de görüntü alabiliyor.
-Malazgirt (mini insansız helikopter): Boy 1.2 metre. Menzili 20 km. Operasyonel irtifa 3.600 feet. İrtifa tavanı 12.000 feet. Uçuş süresi 90 dakika. Yükleri termal kamera ve gündüz kamerası. Otomatik uçuş özellikleri bulunuyor.
-Gözcü (mini insansız hava aracı): Boy 1.2 metre. Menzil 15 km. Seyir hızı 55 km/saat. Operasyonel irtifa 3.000 feet. İrtifa tavanı 12.000 feet. Uçuş süresi 60 dakika. Kanat açıklığı 2 metre. Elden atışla kalkıyor. Paraşütle gövde üzerine inebiliyor. Termal ve gündüz kamerasına sahip.
Mumur Sayısı Yükselişte
Memur kadro sayısı, son 30 yılda Türkiye nüfusunun 30 puan üstünde artış gösterdi.
AA muhabirinin Devlet Personel Başkanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan derlediği verilere göre, 1980-2010 döneminde Türkiye nüfusu yüzde 62,2 oranında arttı. Bu
dönem memur sayısındaki artış ise yüzde 92,7 olarak belirlendi.
Bu süreç içinde, nüfus ve memur sayısındaki artış, dönemler itibariyle farklı seyretti. 1990-2010 döneminde nüfustaki artış yüzde 28,5 memur sayısındaki artış yüzde 46,2 oldu. 2000-2010 döneminde nüfus ve memur sayısındaki artış, birbirine paralel bir gelişme gösterdi. Son 10 yılda nüfus artışı yüzde 7, memur sayısındaki artış ise yüzde 7,6 şeklinde gerçekleşti.
MEMUR SAYILARI
Devlet Personel Başkanlığına göre, 1980 yılında kamu kurum ve kuruluşlarına ait 1 milyon 170 bin 224 serbest memur kadrosu bulunuyordu. Bu sayı, 1990 yılında 1 milyon 542 bin 433, 1995 yılında 1 milyon 809 bin 877, 2000 yılında 2 milyon 94 bin 932, 2005 yılında da 2 milyon 155 bin 730 olarak belirlendi.
2006 yılında 2 milyon 164 bin 170 olan memur kadro sayısı, 2007 yılında 2 milyon 248 bin 484’e, 2008 yılında 2 milyon 279 bin 805’e, 2009 yılında ise 2 milyon 286 bin 907’ye yükseldi. Memur sayısı, bu yılın Mart sonu itibariyle 2 milyon 254 bin 969 oldu. Ancak Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve daha sonra verilen kadrolarla bu sayının yıl sonunda geçen yılın da üstüne çıkacağı belirtildi.
Bu arada rakamlar, 1980 yılında Türkiye’de 38 kişiye 1 memurun, 1990 yılında 36,6 kişiye 1 memurun, 2000 yılında ise 32 kişiye 1 memurun düştüğü sonucunu verdi. Günümüzde ise 31,7 kişiye 1 memurun düştüğü hesaplandı.
EN FAZLA MEMUR EĞİTİM VE ÖĞRETİMDE
Öte yandan ülkemizde en fazla memur, eğitim-öğretim hizmetleri sınıfında istihdam ediliyor. Eğitim-öğretim hizmetlerinde 647 bin 867 memur kadrosu bulunurken, bunu 590 bin 86 kadro ile genel idare hizmetleri, 321 bin 126 kadro ile sağlık hizmetleri, 226 bin 179 kadro ile de emniyet hizmetleri izliyor.
Yardımcı hizmetlerin kadro sayısı 185 bin 970, öğretim elemanlarının kadro sayısı 146 bin 530, teknik hizmetlerin kadro sayısı 109 bin 753, din hizmetlerinin kadro sayısı da 81 bin 72 olarak belirleniyor. Diğer memur kadrolarını da mülki idare amirliği ve avukatlık hizmetleri ile hakim ve savcı kadroları oluşturuyor.
YILLAR İTİBARİYLE MEMUR KADROLARI
Devlet Personel Başkanlığına göre 30 Mart 2010 itibariyle kamu kurumlarına ait serbest memur kadrolarının sayısı şöyle:
YILLAR KADRO SAYISI
——- ——————-
1980 1.170.224
1981 1.169.494
1982 1.176.224
1983 1.195.607
1984 1.285.831
1985 1.316.661
1986 1.356.137
1987 1.491.325
1988 1.507.295
1989 1.518.020
1990 1.542.433
1991 1.600.697
1992 1.649.763
1993 1.810.967
1994 1.736.910
1995 1.809.877
1996 1.817.274
1997 1.839.224
1998 1.970.286
1999 2.045.206
2000 2.094.932
2001 2.108.335
2002 2.114.897
2003 2.156.625
2004 2.170.159
2005 2.155.730
2006 2.164.170
2007 2.248.484
2008 2.279.805
2009 2.286.907
2010 2.254.969