“Teknik direktör Terim, Elmander tamam”
Galatasaray’ın çiçeği burnunda başkanı Ünal Aysal katıldığı % 100 Futbol’da Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in konuğu oldu. Aysal, NTV Spor canlı yayınında sarı-kırmızılı takımın yeni teknik direktörünün Fatih Terim olduğunu resmen açıkladı. Aysal, Bolton’ın yıldızı Elmander ile kesin olarak anlaştıklarını da söyledi.
Galatasaray’ın yeni başkanı Ünal Aysal, % 100 Futbol’da Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in sorularını yanıtlıyor. Aysal, NTV Spor canlı yayınında sarı kırmızılı takımın teknik direktörünün Fatih Terim olduğunu açıkladı.
Aysal, Saat 20:45. Adnan Polat başkan 20:45′i çok sever biliyorsunuz. Onun tam saati, o zaman açıklayabilirim sorun değil. Bugün 19.05 itibariyle sayın Fatih Terim ile el sıkıştık, tam mutabakat sağladık. ikimiz de güçlerimizi Galatasaray için birleştirmeye ve Galatasaray’ın başarısı için elimizden gelen her şeyi yapma kararını aldık. Bu yakın işbirliği yarın sabahtan itibaren başlayacak. Bizim aramızda şu anda el sıkışmak önemli. Hoca da sözünün adamıdır, bende sözümün arkasında her zaman durmuşumdur. Bizim el sıkışmamız yeterli” diye konuştu.
“TERİM KARARIMDAN SON DERECE EMİNİM, ENDİŞEM YOK”
“Biz Terim ile aynı heyecanı paylaştığımızın farkına vardık” diyen Aysal, “Ben değişik bir insan buldum. Yani benim de medyadan takip ettiğim sanki işte imparator anahtarı alırım, kimseyi oraya sokmam, elimde sopayla herkesi kovalarım imajı vardı. Ama katiyetle böyle bir şey görmedim. Uzlaşıcı, beraber çalışma arayışında olan ve yardımcı, yardımlaşmayı seven bir insan gördüm. Benim için sürpriz oldu. Ben Fatih hocayı eskiden tanımıyorum. Bu geçtiğimiz dönemde yakından tanıma imkanına kavuştum. Doğrusunu isteseniz aldığım karardan da son derece eminim, herhangi bir endişem yok. Yardımcılarıyla ilgili bir şey, o önümüzdeki günlerde toparlayacağımız bir şey, muhakkakki orada da ideal kadroyu bulacağız” dedi.
“BÜTÜN ÇÖZÜMLERİMİZ UZUN VADELİ”
Her zaman uzun vadeli çözümlerden yana olduğunun altını çizen Ünal Aysal, “Yani Fatih Terim gibi bir hocayla kısa vadeli bir iş düşünmeniz hem ona, hem de kulübe saygısızlık olur. Zaten hiçbir çözümümüz kısa vadeli değil. Bütün çözümlerimiz uzun vadeli ve buna en uygun profil olarak da hocanın profili bana göründü. Bu evvelden alınmış bir karar değil. Çoktan beri takip ettiğim, tereddüt ettiğim, yabancı hocalarla da mukayese ettiğim vakit bugün Fatih Terim hocanın burada ağırlıklı bu görevin en iyi adayı olduğunu tespit ettiğim ve kendisine teklifi götürmüştüm 2 gün önce. Konuştuk, o da düşündü, bende biraz düşündüm. Özellikle hoca için yeni bazı şeyler olabilirdi. Gördüğünüz gibi sizler için de yepyeni benim bazı yaklaşımlarım, hoca için de alışmadığı bir şeyler olabilirdi. Ama çok mutlulukla tespit ettim ki özellikle kurumsallık konusundaki ısrarlarım hoca tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Kendisinin özellikle ikinci defa Galatasaray’ın başına geldiği vakit sorunların çoğunlukla kurumsallığın olmamasından kaynaklandığı konusunu analiz ettik beraber. “Eğer ben bir ekip içinde çalışsaydım, bu desteği görseydim çok daha başarılı olurdum” dedi ki ben buna inandım, yürekten böyle olduğuna inanıyorum. Çünkü o günkü yapıyı da biliyorum. Burada ‘yiğidi öldür, hakkını ver’ yani biraz da bunun olması lazım. Demek ki kurumsal yapıda bir ekip halinde çalışılacak. Herkes kendi kısmının gereğini yapacak ama karşılıklı görüşme, konuşma ve fikir birliğinle en iyisini bulacağız. Zaten benim de yaklaşımım “anahtarı ver kurtul” değil katiyetle. Çözüme katıl, gerekli desteği ver, gerekli denetlemeyi de yap, en iyi neticeyi al’ politikasıdır. Hocayla bu konuda tam bir görüş birliğine vardığımız için de çok mutluyum bu akşam” şeklinde konuştu.
“SUYUN SICAKLIĞINI ÇOK İYİ BİLİYORUM”
Aysal, “Bu bir bayrak yarışı demiştim. Bayrak yarışını gözünüzün önüne getirin. Bir oyuncu koşarken, öbürü de beraber koşuyor bir müddet ki alayım. Ondan sonra bir hızı yakaladıktan sonra alıyor ve devam ediyor. Bu sözüm bu kasıtla söylenmiş bir sözdü, uluorta söylenmiş bir söz değildi, bilinçli bir sözdü. Ben bu olayı bayrak yarışı olarak başlattım. Ben Galatasaray’ı üye olduğum günden beri çok yakından takip ediyorum. Oyuncu alım satımları falan değil, gündelik takip ettim. Bu dönem içinde gazetelerde bana sorulduğu vakit, beyanatlarım oldu, yazılarım oldu, röportajlarım oldu, Galatasaray camiası beni tanıdı, yani ben son 2-3 ay içinde ortaya çıkmış bir adam değilim. Tanıyan tanıyordu ama tanımayan da tanımıyordu. Ön planda olmamama rağmen işin içindeydim her zaman için. Yani bugün ben soğuk bir suya atlamış değilim, suyun sıcaklığını çok iyi biliyorum. Galiba seçmenim de, üyelerimiz de bu şekilde davrandı ki bana ve benim ekibime teveccüh ettiler. Kendilerine bir kere daha teşekkür ediyorum burada, bence de iyi yaptılar” ifadelerini kullandı.
“SÖZ VERMİŞTİM VE TUTTUM”
Başkan Aysal, Galatasaray ile uzun zamandır ilgilendiğinin altını çizerken, “Galatasaray’daki bütün gelişmeleri takip ediyorum. Hatta özellikle üye olduktan sonra da çok daha yakından ilgilenmeye başladım. Bu benim tabiatımda var. Bir yere üyeysem, eğer bir sistemin içindeysem o sistemle çok yakından ilgilenmek gibi eskiden gelen bir alışkanlığım var. Ama başkan olmak gibi bir niyetim, heyecanım olmadı hiçbir zaman. Ancak bu geçtiğimiz aylar içinde kulüpteki hiç istenmeyen gelişmeler karşısında ben bir açıklama yaptım zaten. Benim ismim medyada telaffuz edildi, kulübümüzün diğer duayenleri tarafından. Ben de o zaman şöyle bir açıklama yaptım, “Kulübün bugünkü şartlarda deneyimli, enerjik ve bu işi başarabilecek genç kadrolar bu göreve talip olurlarsa ben destek veririm” dedim. Ve olmazlarsa da “Elimi taşın altına koyarım” dedim, böyle bir söz vermiş bulundum. Sonra zaman içinde bu göreve talip olan kadrolara baktığım vakit, sanki genelde bir isteksizlik var, herkes bugünkü ortamdan çekiniyor gibi bir durum doğdu. Onun üzerine sözümü tutmak zorunda kaldım ve aday oldum” dedi.
“TAKIMIN BUGÜNKÜ DURUMU TRAFİK KAZASI”
Kulübün bu seneki içinde bulunduğu durumu trafik kazası olarak niteleyen Aysal, “Bugünkü durum bir trafik kazası, yani hep öyle görüyorum. Aynı kelimeyi kullanıyorum, çünkü buna inandığım için söylüyorum. Kulüp projelerinde başarılı etaplar katetti ama bir nakit sorunu yaşandı son özellikle bir kaç ay içinde. Tabii bu yukarıda bazı uyumsuzluklar yarattı. Bu uyumsuzluklar aşağı doğru süzüldüğü vakit yeşil sahaya kadar indi ve Galatasaray hiç arzu edilmeyen ve hiç alışmadığı, bugüne kadar hiç tatmadığı, 20 seneden beri tatmadığı bir levhada 14. pozisyona kadar indi. Bu tabii camianın alışmadığı bir şey. Tabii infial oldu. Geldiğimiz durum işte bu neticede” diye konuştu.
“BENİM BUGÜNKÜ PROGRAMIM SADECE 3 SENE”
Bugünkü planlarının sadece önümüzdeki 3 yıl için olduğunu söyleyen Aysal, “Ben 3 yıllık bir program yaptım kendime. Bu 3 yılda inşallah hedeflediğim yerlere gelebilirse arkadaşlarımızla beraber, 3 yıl sonunda ben müsaade isteyeceğim. Ama her şey çok iyi gider, camia “Gel bunun 3 sene de keyfini sür” derse bu da bir ihtimal ama o gün ne yapacağıma karar vermedim ama bugün benim programım sadece 3 sene” şeklinde konuştu.
“BEN KONUŞMAM EYLEM YAPARIM”
Kendisinin genel felsefesinin netice odaklı çalışmak olduğunu söyleyen Ünal Aysal, “Kendime koyduğum hedeflere varabilmek için de öncelikle sözün kısa kesilip eylemin yapılmasına inanırım. Eylemciyim ve görevim bir şeyleri yoluna koymak, o görevi yapmam gerekiyor. Bu konuşarak olmuyor. Konuşarak camia içindeki bazı uzlaşmaları, birleşmeleri ve bazı barışmaları yaratmam gerektiğine inanıyorum. Konuşmanın da bir faydası var ama bir yere kadar, ondan sonra esas eylemi gerçekleştirmeniz lazım. Tahmin ediyorum ki, uzlaşma ve huzur verme yönünden biz bir etap kaydettik zaten. Şu anda öyle hissediyorum. Gerektiği vakit her zaman medyayla beraber olacağım, bana düşen görev bu ama bunu da fazla istismar etmemek lazım, esas görevimiz bizim büroda, makine dairesinde hep onu söylüyorum” dedi.
“KURUMSAL YAPIYI İŞLER HALE GETİRMEMİZ LAZIM”
Aysal, “Galatasaray, 500 senelik bir eğitim müessesesi gerçeğini bir kenara bırakırsak, 106 yaşında, bir asrı devirmiş, yeni bir asra hazırlanan büyük bir kurum. Büyük imkanları var, o imkanların bazında ben gayrimenkuller, paralar ben bunlardan bahsetmiyorum, insan gücü var. Bir kültür birliği ve bizim çok ciddi bir insan kaynağı zenginliğimiz var Galatasaray’da, bunu değerlendirmek lazım ve bunu 21. yüzyıla girerken kulübe muhakkak katkı olarak sunmamız gerekiyor. Yapılacak çalışmaların bazında bu geliyor. Bu ne demek? Belki aynı şeyi tekrarlıyor gibi görünüyorum ama çok önem verdiğim bir şey. Bu kurumsal yapının tesisi işler hale getirmesidir. Baktığımız vakit kulüplere kurumsal yapı hepsinde var ama yapı işlemiyor. Yapılar başkanların elinde ve başkanın bir talimatıyla 3 kişi atılıyor, 5 kişi alınıyor. Şu sporcu alınıyor, bu sporcu satılıyor. Ben Galatasaray’da hedeflediğim ve idealize ettiğim durum, bunun kurumsal yapı içinde ve bir saygınlık içinde cereyan etmesi, bunun kendi kendine işleyen bir mekanizma haline gelmesi, kişilere bağlı olmaması, yarın öbür gün bir başkan görevini bitirdi, ayrıldı. Yeni gelecek başkanın sil baştan yapmayacağı bir düzen içinde çalışmaya başlanması. Profesyonel diyorsunuz, profesyonelliğin bazında para yatıyor. Bu bir holding yapısı içinde gerçekleştirilirse, ki altında zaten oraya gelinmiş bir takım şirketler var. Bu şirketlerin bir kısmı SPK’ya vs. falan kontrol ediliyor bunlar tarafından. Bu yapının iyi çalıştırılması lazım. Zaten mecburuz bunu iyi çalıştırmaya, düzenli çalıştırmaya. Bunun da esasları o kadar zor şeyler değil. Bütün mesele sistemin doğru kurulması ve kuralların iyi anlatılması. Arkası kolay gelir bunun ve bunun da bazında iyi bir planlama, iyi bir bütçeleme, iyi bir kontrol etme geliyor. Bunun dışında kolay yürüyecek bir sistem” diye konuştu.
Toki, 25 ilde 233 arsayı satışa çıkarıyor
Toplu Konut İdaresi (TOKİ), 25 ilde, toplam 4.7 milyon metrekare büyüklükte 233 arsasını, açık artırma ile satışa çıkardı. 24 Mayıs’ta yapılacak açık artırmada satışa sunulan arsalardan, 800 milyon liranın üzerinde gelir bekleniyor.
Edinilen bilgiye göre, aralarında Ankara, İstanbul ve İzmir’in de yer aldığı 25 ilde bulunan 233 arsa, 24 Mayıs’ta, Eskidji firmasının düzenleyeceği açık artırma ile satılacak. Eskidji firmasının İstanbul’daki merkezinde saat 14.00′te başlayacak müzayedede, TOKİ’nin Ankara Bilkent’teki merkez binasından ve Adana Seyhan’da bulunan Mavi Sürmeli Otel’den de canlı bağlantı yapılarak teklifler alınacak. Arsa müzayedesine katılmak isteyenler ayrıca
Peşin veya 60 aya kadar taksitli olarak satılacak arsalar için hem peşin hem de vadeli teklif alınacak, teklifler idare tarafından değerlendirildikten sonra nihai karar verilerek satış gerçekleştirilecek.
Müzayedeye katılmak isteyen gerçek veya tüzel kişilerin, müzayededen önce Eskidji’nin ING Bank Şişli Şubesi’ndeki hesabına veya toplantı günü salonlarda kurulacak veznelere katılım teminatı olarak talip oldukları arsaların her biri için ayrı ayrı belirlenen muhammen bedeli ödemeleri gerekiyor. Muhammen bedeli 10 bin liradan az olan her bir arsa için ayrı ayrı 2 bin lira, muhammen bedeli 1 milyon liradan az olan her arsa için ayrı ayrı 5 bin lira, muhammen bedeli 1 milyon liranın üzerinde olan her arsa için de ayrı ayrı 100 bin lira ödeyerek katılabilecekler.
Müzayedede, İstanbul’da bulunan 5, Ankara’da bulunan 70 ve İzmir’de bulunan 7 taşınmaz satılacak.
Satılacak, toplam 4 milyon 773 bin 897,27 metrekarelik arsaların diğer illerdeki dağılım şöyle:
“Afyon-21 Balıkesir-2, Bursa-2, Çorum-6, Diyarbakır-11, Elazığ-11, Eskişehir-7, Giresun- 2 Gümüşhane-1, Karabük-2, Karaman-10, Kars-1, kayseri-11, Kırıkkale-10, Kırklareli-1, Mersin-1, Nevşehir-1, Sakarya-1, Samsun-2, Şanlıurfa-29, Tekirdağ-18, Trabzon-1”
TOKİ, toplam muhammen bedeli 776 milyon 742 bin 147 lira olan arsaların satışından 800 milyon liranın üzerinde gelir bekliyor.
Orgasm Ölüm Riskini Azaltıyor
Erkeklerde seks sonrası yaşanan orgazm hayati öneme sahip. İşte erkeklerde orgazmın faydaları:
Orgazm sağlığı olumlu etkileyen bir aktivitedir. Yani orgazm sağlığa yararlıdır. Yapılan tıbbi araştırmalarda daha sık ve düzenli orgazm olan erkeklerin, daha seyrek ve düzensiz orgazm olan erkeklere oranla ölüm riskinin daha az olduğu görüldü ve uyarılma ve orgazm sırasında salgılanan hormonların, kanser ve kalp hastalıklarına karşı vücudu koruduğu tespit edildi.
Aynı zamanda orgazm sırasında salgılanan oksitosin ve endorphin rahatlatıcı bir etki yapıyor. Seksin baş ağrısını geçirme özelliği de tamamen bu salgılardan kaynaklanıyor. Ayrıca düzenli orgazm olan erkeklerin prostat kanserine yakalanma riski de daha az.
Sonuç olarak, orgazmın sağlığa yararlı mı zararlı mı olduğu sorusuna cevap olarak, düzenli orgazm olmanın, sağlığa birçok fayda sağladığı ve özellikle kalp sağlığı için orgazmın birebir olduğu kaçınılmaz bir gerçek.
Bugün
Kral TV Müzik Ödülleri 2011
En İyi Çıkış Yapan Sanatçı
Berkay
En iyi film Müziği
Çok Filim Hareketler Bunlar
En İyi Özgün Dizi Müziği
Öyle Bir Geçer Zaman ki
En İyi Klip
Tarkan – Öp / Nadir Bekar
MÜYAP Dijital Satış Ödülü
İnternet üzerinden yasal olarak en çok dinlenen ve indirilen şarkı: Mustafa Ceceli – Dön
En iyi Düet
Mustafa Ceceli – Elvan Günaydın / Eksik
Kral FM Türk Sanat Müziği Özel Ödülü
Nev
Kral FM Türk Halk Müziği Ödülü
Kubat
En İyi Şarkı Sözü
Tarkan – Sevdanın Son Vuruşu / Aysel Gürel
En İyi Beste
Tarkan – Sevdanın Son Vuruşu / Tarkan
En İyi Aranjör
Ozan Çolakoğlu- Sevdanın Son Vuruşu
En İyi Proje Ödülü
Ozan Doğulu – 130 BPM
Radyolarda En Çok Çalınan Şarkı
Ziynet Sali – Rüya
En İyi Grup
Gripin
En İyi Albüm
Tarkan – Adımı Kalbine Yaz
En İyi Kadın Sanatçı
Sertab Erener
En İyi Erkek Sanatçı
Tarkan
En İyi Şarkı
Tarkan – Sevdanın Son Vuruşu
Radyolarda En Çok Çalınan Şarkıcı
Tarkan
Son Seçim Anketleri
İŞTE RAKAMLAR
Andy-Ar’ın yaptığı seçim anketine göre: AK Parti %52, CHP %27, MHP % 10.5, BDP %7
GENAR’ın yaptığı seçim anketine göre: AK Parti %48.7, CHP %25.2, MHP % 11.9, BDP %6.4
Genar Başkanı Mustafa Şen, nisan ayında yapmış oldukları seçim araştırmasını değerlendirdi. Şen, son zamanlarda yaşanan şiddet olaylarının halk nazarında MHP’ye oy getireceği düşüncesinin olduğunu söyledi.
En iyi maaş hangi işte
PwC Türkiye araştırmasına göre, başlangıç ücretlerinde en yüksek maaşı hukuk ve iş geliştirme pozisyonlarında işe başlayanlar alıyor.
Kamu kurumları, özel kuruluşlara endüstri odaklı denetim, vergi ve danışmanlık hizmeti sunan PwC Türkiye’nin ”Başlangıç Ücretleri ve Yan Haklar Araştırması”na araştırmasına göre, araştırmaya katılan şirketlerin büyük kısmı 2011 yılında yeni işe alım yapacaklarını beyan etti.
HUKUK, ARGE, BİLGİ İŞLEM ÇALIŞANLARI EN YÜKSEK ÜCRETİ ALIYOR
21 farklı çalışma alanında başlangıç ücret ve yan haklarının ele alındığı 18 farklı sektörden, araştırmada sermaye yapısı açısından yerli-yabancı-ortak girişim, çalışan sayısı bakımından KOBİ-büyük ölçekli işletme konumundaki 93 şirketin yer aldığı araştırma sonuçlarına göre, başlangıç ücretlerinde hukuk, iş geliştirme, bilgi işlem ve AR-GE konularında çalışacak kişiler en yüksek ücretleri alıyor. Çağrı merkezi, idari işler ve müşteri hizmetleri alanları ise en düşük ücret grubu olarak göze çarpıyor.
PwC Türkiye İK Hizmetleri Kıdemli Müdürü Murat Karakaş, araştırmayla ilgili, katılımcı firmaların çok büyük bir kısmının maaşları Brüt-TL ve 12 maaş olarak öderken, yılda bir defa ücret artışı yaptığını kaydetti.
Ücret artış oranlarında 2009–2010 ve 2011 değerlerine bakıldığında yüzde 0-4 oranlarından yüzde 6-8 bandına kayma olduğunu belirten Karakaş, şu değerlendirmede bulundu:
YEMEK VE ULAŞIM ÜCRETİ STANDART
”2011 yılı için ortalama ücret artış oranı yüzde 8,10 olarak gerçekleşmiş. Başlangıç pozisyonları düşünüldüğünde yemek ve ulaşım olanakları neredeyse standart hale gelmiş durumda. Ulaşım olanaklarında özellikle pazarlama, satış ve tıbbi satış mümessilliği gibi fonksiyonlar için şirket aracı ön plana çıkıyor. Fazla mesai, izin uygulamaları gibi konularda ise kanuni minimum değerler genelde baz alınmış durumda. Sağlık sigortası yaygınlaşmış gibi görünmekle beraber başlangıç pozisyonları için hayat sigortası ve bireysel emeklilik olanakları pek yaygın değil.”
Çalışma hayatında artık hiç olmadığı kadar farklı nesillerin bir arada çalıştığını söyleyen PwC Türkiye İK Hizmetleri Direktörü Murat Demiroğlu da yeni nesil çalışanların beklentilerinin de çok farklı olduğunu, çalışanların giderek daha talepkar ve teknolojinin de yardımı ile beklentilerini dillendirip paylaşmaya hevesli olduğunu kaydetti.
Demiroğlu, ”İşgücü piyasası daha da canlanırken, kurumların çalışanlarını dinleyip anlayarak, hem maddi hem de manevi olarak ihtiyaçlarından haberdar olmaları gerekiyor. Daha fazla sorumluluk, gelişim fırsatı ve çalışanların potansiyellerini kullanabilmelerine yardımcı olacak fırsatların yaratılması/sunulması gibi konular öne çıkıyor. En az maddi olanaklar kadar maddi olmayan ödüller de önemli” ifadelerini kullandı.
Taş Devri Geliyor
20. yüzyılın en popüler TV karakterleri Fred Çakmaktaş ve Barney Moloztaş 21. yüzyılın seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor ancak bu kez çizgi olarak değil…
‘Family Guy’ın yaratıcısı Seth MacFarlane Amerikan Fox kanalıyla ‘Taş Devri’ni ekranlara geri döndürmek için el sıkıştı.
İLK KEZ 1959′DA EKRANA GELMİŞTİ
2013 yılında başlayacak olan dizinin diğer yapımcıları da Gilmore Girls’ün yapımcılarından Dan Palladino ve yine MacFarlane gibi ‘Family Guy’ın yapımcılarından olan Kara Vallow olacak.
Flintstones 1994 ve 2000 yıllarında da gerçek karakterlerle sinemaya taşınmıştı ancak bu filmler genellikle olumsuz eleştirilerle karşılaşmıştı.
Joseph Barbera ve William Hanna’nın imzasını taşıyan çizgi film ilk kez 1959 yılında ekrana gelmişti.
Örümcek Adam Türkiye’de
860 m yaptığı tırmanışla gündeme gelen Örümcek Adam Alain Robert, bu kez de Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası Sapphire İstanbul’a tırmanacak.
Son 15 yılda yüzden fazla gökdelene tırmanan ve en son dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa’ya ( 860 m) yaptığı tırmanışla gündeme gelen Örümcek Adam Alain Robert, bu kez de Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek binası Sapphire İstanbul’a tırmanacak. Daha önce genel olarak yasa dışı tırmanışlar gerçekleştiren Robert, bu sefer davet üzerine tırmanacak.
AÇIK FİKİRLİ TÜRKİYE
Yaptığı illegal tırmanışlardan dolayı kendisini ‘suçlu’ olarak gören Alain Robert, “Bir suçluyu davet etmek Türkiye’nin ne kadar açık fikirli bir ülke olduğunu gösteriyor.” dedi.
Robert, toplumların daha katı bir hale geldiğini belirterek insanlara sahip olduğu özgürlük duygularını yeniden hatırlattığını ifade etti. Avustralya’da yaptığı tırmanıştan ötürü ülkeye giriş izni olmadığına dikkat çeken Robert, ancak hakkında açılan tüm davalardan beraat ettiğini söyledi. Yaptığı işin çok zevkli bir meslek olduğunu dile getiren Robert, “Asıl sorun gökdelenlere tırmanmak değil. Sorun her yerimizi gözetleyen kameralar. Çünkü özgürlüğümüz kısıtlanıyor” şeklinde konuştu. Tırmanışların zaman içinde büyük dikkat çektiğini söyleyen Robert, insani amaç taşıyan çalışmalara dikkat çekmek için de tırmandığını vurguladı. 48 yaşında olan Alain Robert ilk tırmanışını 10 yaşında gerçekleştirdiğini söylüyor. Robert, tırmanmadan önce bol bol su içtiğini, makarna ya da pilav yediğini belirtiyor.
İSTANBUL SAPPHİRE TIRMANACAK
”Örümcek adam” lakabıyla tanınan Fransız tırmanışçı Alain Robert, bugün Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek binası İstanbul Sapphire’e tırmanacak. Robert, Kiler Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) tarafından 250 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen, 261 metre anten yüksekliğine sahip İstanbul Sapphire’in açılış etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilecek tırmanış öncesi, basın mensuplarıyla bir araya geldi ve bir deneme tırmanışı gerçekleştirdi.
Gökdelen tırmanışlarını genellikle yasa dışı gerçekleştirdiğini ancak zaman zaman Sapphire’de olduğu gibi davet üzerine de gökdelenlere tırmandığını söyleyen Robert, bundan önceki en son tırmanışını Dubai’de 828 metre yüksekliğe sahip Burj Khalifa’da gerçekleştirdiğini belirtti.
Twitter takipçileri 10 milyonu geçti! Rekor
Lady Gaga, Britney Spears’ın takip edilme rekorunu kırdı! Lady Gaga’nın Twitter’da tam 10.039.574 milyon takipçisi var.
Lady Gaga, hayranlarına “küçük canavarlar” şeklinde hitap ederek, “Twitter Kraliçesi olarak hükümdarlığını” başlattıkları için teşekkür etti.
Twitter’da 5 milyon takipçi sınırını geçenler arasında Britney Spears, Ashton Kutcher, Elen DeGeneres ve ABD Başkanı Obama bulunuyor.
Çipli Pasaport Sayısı 1 Milyonu Geçti
Türkiye adına verilen pasaportların uluslararası standartlara uygun olarak makinede okunabilir ve e-pasaport olarak tanzim edilmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı ve günde 10 bin pasaport verilecek sistem kuruldu. Yeni tip e-pasaportlar 1 Haziran 2010 tarihinde yürürlüğe kondu.
Yeni tip pasaportlarda sahteciliğe karşı alınan önlemler yanında tanziminin de daha güvenli hale getirilmesi için merkezi bir tanzim sistemi kuruldu. Vatandaşların bulunduğu il, ilçe pasaport biriminde verilen müracaat, aynı gün içerisinde tanzim merkezi tarafından tanzim ediliyor ve vatandaşın müracaat sırasında verdiği adresine en geç 3-4 gün içerisinde teslim ediliyor.
Vatandaşların, bulunduğu yerleşim merkezinden pasaport başvurusunu yapabilmesi için 370 pasaport birimi hizmet veriyor. Yeni tip pasaportların yürürlüğe konduğu 1 Haziran 2010 tarihinden bugüne kadar 1 milyon 112 bin 973 adet yeni tip pasaport tanzim edildi.
5682 sayılı Pasaport Kanunu’nda yapılan değişiklikle, yeni tip pasaportların uluslararası dolaşıma girmesiyle yine uluslararası kurallar gereği, bu pasaportlarda refakat kayıt işlemi ve temdit işleminin kaldırılması yönünde yasal düzenlemeye gidildi.
Diğer yandan, Değerli Kâğıtlar Kanunu Genel Tebliği ve Harçlar Kanunu Genel Tebliği’nde değişiklik yapılarak, 20 Haziran 2010 tarihinden itibaren Pasaport Harçları ve Cüzdan bedellerinde ortalama yüzde 50′ye yakın bir indirim sağlandı. Ayrıca, önceden en fazla 5 yıl süreli pasaport alma imkânı var iken, bu süre 10 yıla çıkarılmak suretiyle hem vatandaşların daha uzun süreli pasaport alma imkanı sağlandı hem pasaportların maliyeti ucuzlatıldı.