arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Bunun’

Kart aidatı kurnazlığı

Pazar, 22 May 2011 yorum yok

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, son dönemde bankaların tüketicilere “kart aidatından kurtarmak” için çeşitli teklifler getirdiğini belirterek, getirilen teklifle sadece 50 TL aidattan kurtulmak isteyen tüketicilerin teklifi kabul etmesi durumunda 40 katı geçen borç yükünün altına sokulduğunu söyledi.

Kaya, Türkiye’de 26 milyon kişinin, 46 milyon civarında kredi kartı kullandığını söyledi. Yaklaşık 10 milyon kart sahibinin borçlarını ödemekte zorlandığını belirten Kaya, borçlarını ödemeyen 2,5 milyon kişinin de bankalar tarafından kara listeye alındığını bildirdi.

Kaya, son dönemlerde, kredi kartı aidatından vazgeçmek istemeyen bankaların, yargı aşamasında mahkum olduklarından dolayı aidattan elde edecekleri geliri alışveriş cirolarından yakalamak istediklerini söyledi.

Bunu sağlamak için tüketiciye aylık veya 3 aylık gibi 1000 liradan başlayan alışveriş alt limiti şartı koştuklarını öne süren Kaya, “Tüketicinin bunu kabul etmesi halinde aidat almayacaklarını belirtiyorlar. Ancak kart kullanıcısı ortalama 50 TL aidat borcundan kurtarılırken ödenemeyecek miktarlara varan borçlandırmaya itiliyor” iddiasında bulundu.

Kaya, tüketicinin ihtiyacı olmasa dahi bankaların teşvikiyle gereksiz harcamalar yaptırdığını ifade ederek, “Akabinde ödenemeyen borçlara yüksek faizler de uygulanarak banka gelirlerinin geometrik artışı sağlanıyor” diye konuştu.

Nazım Kaya, 1000 lira alışveriş şartı getirilen bir tüketicinin, 1000 lira borcu ödeyememesi halinde 315 lira faizle borçlandırıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Artan borcun ödenmesi imkansız hale gelmektedir. Borcun tahsili için ihtar ve icra masraflarının da eklenmesiyle birlikte, sadece 50 TL aidattan kurtulmak isteyen tüketici bunun 40 katını geçen borcun altına sokulmaktadır.

Bankaların bu uygulamalarla tüketiciyi borca itmeleri iyi niyetle bağdaşmayacağı gibi, aile ve ülke ekonomisine de ciddi darbe vurmaktadır.”

Kaya, tüketicilerden, kart aidatına karşı yasal yollarla mücadelelerini sergileyip aidat ödemesini iptal ettirebileceğini unutmamaları gerektiğini vurgulayarak, borçlandıran tekliflere hayır demelerini istedi.

Categories: Genel Tags: , , , , , , , ,

“Doktorun ağzında kulağımı gördüm”

Cuma, 20 May 2011 yorum yok

KONYA’nın Seydişehir İlçesi’nde tartışma sonucu burnunu kırdığı 40 yaşındaki aile hekimi Ahmet Özcan’ın, ısırması sonucu kulağının bir bölümü kopan eczacı kalfası 29 yaşındaki Kenan Aksakal, psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Aksakal, ”Kavga ederken yere düştük ve arbede halinde iken doktorun dişlerini gördüm ve beni ısıracağını anladım. Daha sonra doktorun ağzında kulağımı gördüm” dedi. Burnu kırılan doktor Özcan ise, ”Burnum kırılıp, kan boşaldıktan sonra kendimi kaybettim. Ne olduğunu hatırlamıyorum” diye konuştu
Seydişehir 2 Nolu Sağlık Ocağı’nda Aile Hekimi olarak görev yapan Dr. Ahmet Özcan, mobil hizmet kapsamında geçen salı günü Gökhüyük Köyü’ndeki tek odalı sağlık evine gitti. Dr. Özcan, iddiaya göre hastalarını muayane ettiği sırada, yine mobil hizmet kapsamındaki nöbetçi eczanenin kalfası Kenan Aksakal, hastaların reçetelerini almak için odayı girip beklemek istedi. Dr. Özcan, Aksakal’a dışarıda beklemesini söyledi. Bunun üzerine doktor ile eczacı kalfası arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Dr. Özcan, eczanenin sahibiyle telefonla görüştü. Ardından Kenan Aksakal sağlık evinden ayrıldı.

’KULAK DİKİLEMEDİ’

Gökhüyük Köyü’ndeki hastalarını muayane eden Dr. Ahmet Özcan, otomobiliyle Madeni Köyü’ne geçtiği sırada Kenan Aksakal, önünü kesti. Bunun üzerine Aksakal ve Özcan otomobillerinden indi. İddiaya göre Aksakal, Özcan’a kafa atarak burnunu kırdı. Dr. Özcan da, Aksakal’ın sağ kulağını ısırdı. Kulağının bir bölümü kopan Aksakal, ambulansla Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Kulağının kopan bölümü aşırı derecede zedelendiği için dikilemeyen ve tedavisi süren Aksakal, yaşadığı olaylar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Aksakal, “Ben doktora kafa atmadım. Konuşmak için yanına gittim. O, ’Sana gıcık oluyorum’ diyerek beni ittirdi. Kavga ederken yere düştük ve arbede halinde iken doktorun dişlerini gördüm ve beni ısıracağını anladım. Daha sonra doktorun ağzında kulağımı gördüm. Bu olay karşısında psikolojim bozuldu. Ayrıca oğlum yanıma geldiğinde, ’Baba senin kulağını ne zaman tamir ettireceğiz?’ diye soruyor. Onun bu sorusu karşısında çok üzülüyorum” diye konuştu.

’BURNUMDAN KAN BOŞALINCA KENDİMİ KAYBETTİM’

Burnu kırıldığı için 10 günlük iş göremez raporu aldığını belirten Dr. Ahmet Özcan da şunları anlattı:

”Hastaları muayene ettiğim için Kenan Aksakal’a dışarıda beklemesini söyledim. Çünkü diğer eczanelerin görevlileri de dışarı bekleyip, reçete işlemlerini yapıyorlar. İtiraz etti. Tartıştık. Sonra sağlık evinden ayrıldı. Diğer köye giderken önümü kesti. Bana kafa atıp burnumu kırdı. Burnumdan kan boşalınca kendimi kaybettim. Ne olduğunu hatırlamıyorum.”

Her iki tarafın da jandarmaya birbirlerinden şikayetçi olduğuna dair müracaatta bulunduğu belirtildi.

Konu ile ilgili Aramalar:

Bir de Poz Vermişler!

Pazartesi, 10 Oca 2011 yorum yok

Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gidip adını açıklamak istemeyen bir hayırseverin okullardaki klimaların bakımını yapmak istediğini belirten bir kişi, Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yönlendirildi. Aksu’da 5 okuldan söktükleri 45 klimayı ikinci el eşya alan mağazalara satan 3′ü kadın 7 kişi, kazandıkları parayla Uludağ’a tatile gitti.

Geçen hafta İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giden 25 yaşındaki Ramazan S., adını açıklamayan bir hayırseverin okullarda bulunan klimaların tamir ve bakımlarını yaptırmak istediğini, çok eski klimaların yerine ise yenilerini alacağını söyledi. Bunun üzerine Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, hayırsever adına geldiğini sandığı Ramazan S.’yi, Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yönlendirdi. Buraya giden Ramazan S., ilçedeki 5 okulun müdürüyle okulları tek tek gezip, yanında bulunan sözde tamirci arkadaşlarıyla birlikte 45 klimanın hem iç hem de motor ünitesini sökerek, sözde tamir ve bakım yaptırmaya götürdü.
Bir hafta sonra klimaların geri gelmemesi üzerine dolandırıldıklarını anlayan eğitimciler, polise başvurdu. Aksu Emniyeti Asayiş Büro Amirliği ekipleri, zanlıların lüks bir minibüsle Uludağ’da tatil yaptıklarını belirledi. Polis, Ramazan S.’nin yanı sıra 21 yaşındaki Elif S., aynı yaştaki Hüseyin Ö., Gökhan Ç., 20 yaşındaki Özge Ş., aynı yaştaki Adnan T. ve Rukiye T.’yi gözaltına aldı. Tatilde bol bol fotoğraf çektiren şüphelilerin, klimalar önünde zafer işareti yaparak poz verdiği de görüldü.

Antalya’ya getirilen şüpheliler, ilk sorgularında klimaları ikinci el spot mağazalarına sattıklarını söyledi. Polis dolandırıcıların gösterdiği mağazalarda bulunan klimaları topladı. Bazıları ev ve işyerlerine satılan klimalar da satıldıkları yerlerden söktürülüp okullara iade edilmek üzere alındı.

Polis yaptığı araştırmada, şüphelilerden Ramazan S.’nin anneannesini gasp suçundan da arandığını ve asker firarisi olduğunu belirledi. Şüphelilerin sorgularının ardından adliyeye sevk edileceği açıklandı.

Categories: Genel Tags: , , , , , , , , , , ,

Enflasyon hedefleri belli oldu

Salı, 26 Eki 2010 yorum yok

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, enflasyonun 2010 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,5 olmak üzere yüzde 7 ile 8 aralığında, 2011 yılınIn sonunda ise orta noktası yüzde 5,4 olmak üzere yüzde 3,9 ile 6,9 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi.

Başkan Yılmaz, Merkez Bankası’nın 2010 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin değerlendirmesinin yer aldığı, enflasyon raporunun tanıtımı amacıyla düzenlediği basın toplantısında, son 3 ay içinde açıklanan verilerin iç talepteki canlanmanın öngörülenden daha güçlü olduğuna işaret etmesi nedeniyle, çıktı açığı tahminlerini bir önceki döneme kıyasla yukarı yönlü güncellediklerini söyledi.

Bu güncellemenin kısa vadeli enflasyon tahminlerini etkilemediğini, ancak orta vadeli tahminleri üzerinde bir miktar yukarı yönlü etkide bulunduğunu dile getiren Yılmaz, gelişmiş ülkelerin genişletici para politikası, uygulamalarının devam edeceği beklentisinin güçlenmesinin son dönemde emtia fiyatlarında hızlı artışlara yol açtığını, bununla birlikte Ekim ayı itibarıyla ham petrol fiyatlarının, Temmuz enflasyon raporunda varsayımları ile uyumlu seyrettiğini bildirdi.

Bu çerçevede ham petrol fiyatları var sayımlarını koruduklarını, bunun yanı sıra vadeli piyasalarda oluşan emtia fiyatlarını referans alarak tahmin ufku süresince, ithalat fiyatlarının kademeli artışlar göstereceğini var saydıklarını kaydetti.

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, bu çerçevede tahminlerini oluştururken, yılın kalan döneminde çıkış stratejilerinde öngörülen tedbirlerin tamamlandığı, politika tahminlerinin ise bir süre daha mevcut düzeylerde tutularak, 2011 yılının son çeyreğinden itibaren sınırlı artışlar gösterdikten sonra tahmin ufku boyunca tek haneli düzeylerde kaldığı varsayımını temel aldıklarını bildirdi.

Başkan Yılmaz, enflasyonun yüzde 70 olasılıkla 2010 yılı sonunda orta noktası yüzde 7,5 olmak üzere yüzde 7 ile 8 aralığında olacağını, 2011 yılının sonunda ise orta noktası yüzde 5,4 olmak üzere yüzde 3,9 ile 6,9 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi.

Yılmaz, 2012 yılı sonunda ise enflasyonun yüzde 5,1 düzeyine düşeceğini öngördüklerini ifade etti.

Durmuş Yılmaz, para politikasının önümüzdeki dönemde fiyat istikrarının kalıcı olarak istikrar kazanmasına odaklanmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Yılmaz, 2010 yılının üçüncü çeyreğinde iç talebin güçlü eğilimini korumasına rağmen dış talebin zayıf seyri nedeniyle toplam talep koşullarının enflasyondaki düşüşe verdiği desteğin sürdüğünü ve temel enflasyon göstergelerinin tarihsel olarak en düşük düzeylere gerilediğini belirtti. Yılmaz, bu çerçevede yılın üçüncü çeyreğinde politika faizlerinin bir süre daha sabit ve uzun bir müddet düşük seyredeceği yönündeki duruşlarını koruduklarını bildirdi.

Yılın son çeyreğine girilirken sermaye girişlerinin arttığını da göz önüne alarak, güçlü iç talep ve zayıf dış talep görünümünün devam edeceği öngörüsüyle; hızlı kredi genişlemesinin cari açık ve finansal istikrar üzerinde yaratabileceği risklere karşı temkinli olunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, bu doğrultuda kredi piyasasında gözlenen olumlu gelişmeleri ve iktisadi faaliyetteki toparlanma eğilimini de dikkate alarak, kriz döneminde uygulamaya koydukları geçici likidite tedbirlerinin geri çekilmesi sürecini büyük ölçüde tamamladıklarını kaydetti.

Bu kapsamda piyasaya ihtiyacından fazla sağlanan likiditenin kademeli olarak azaltıldığını, zorunlu karşılık oranlarının artırıldığını, ayrıca, finansal istikrara yönelik riskleri sınırlandırmak amacıyla alternatif araçların daha etkili olarak kullanılabilmesi için zorunlu karşılıklara faiz ödenmesi uygulamasına son verildiğini hatırlatan Yılmaz, likidite yönetiminin operasyonel yapısının değiştirildiğini, sermaye akımlarının değişkenliğine uyum sağlayabilmek amacıyla döviz alım ihaleleri için daha esnek bir yöntem tasarlayarak 4 Ekim itibarıyla uygulamaya koyduklarını söyledi. Yılmaz, bu kapsamda, ilk üç haftada 1,2 milyarı ilave alım olmak üzere toplam 1,76 milyar dolar tutarında alım yapıldığını söyledi.

Bu gelişmelerin sonucunda, üçüncü çeyrekte piyasa faizleri her vadede aşağı yönlü bir hareket gösterirken uzun vadelerdeki düşüşün daha belirgin olduğunu ifade eden Yılmaz, faiz oranlarında gözlenen düşüşte son dönemde gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının hızlanmasının yanı sıra Türkiye ekonomisine dair olumlu gelişmelerin de katkısı bulunduğuna dikkati çekti.

Kısa ve orta vadeli faizlerin seyrinde temel enflasyon göstergelerinin beklenenden hızlı gerilemesi etkili olurken uzun vadeli faizlerdeki düşüşün büyük ölçüde Türkiye’nin göreli riskliliğindeki azalmanın kalıcı olacağına yönelik beklentileri yansıttığını vurgulayan Yılmaz, üçüncü çeyrekte piyasa faizlerindeki düşüşün reel faizlere de yansıdığını, orta vadeli reel faizlerin tarihsel olarak en düşük seviyelerinde seyretmeye devam ettiğini belirtti. Yılmaz, bununla birlikte Türkiye’de piyasa faizlerinin reel seviyesinin diğer gelişmekte olan ülkelerden ayrışmadığının gözlendiğini de söyledi.

Kriz sürecinde ortaya çıkan finansal koşullardaki ek sıkılığın ortadan kalkmasıyla, para politikasının kredi piyasası üzerindeki etkinliğinin arttığını; böylelikle, reel faizlerdeki düşük seviyelerin kredi faizlerine daha belirgin biçimde yansıdığını anlatan Yılmaz, buna ilaveten, bankaların kredi verme eğilimlerinin arttığını ve kredi standartlarının önümüzdeki dönemde bir miktar daha gevşeyebileceğine dair beklentiler oluştuğunu bildirdi.

Yılmaz, ticari kredilerin artış eğiliminde olduğu ve artışın giderek daha fazla sektöre yayıldığı mevcut konjonktürde, ticari kredi faizi ile mevduat faizi arasındaki farkın tarihsel olarak en düşük düzeylerinde seyretmesinin de kredi arzındaki sıkılığın azaldığına işaret ettiğini söyledi.

-KÜRESEL EKONOMİDEKİ GELİŞMELER-

Küresel ekonomideki gelişmeleri de değerlendiren Yılmaz, yılın üçüncü çeyreğinde açıklanan verilerin küresel iktisadi faaliyette ikinci bir daralma olasılığının zayıf olduğuna, ancak toparlanmanın oldukça yavaş ve kademeli gerçekleşeceğine işaret ettiğini bildirdi.

Büyüme dinamikleri açısından gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında gözlenen belirgin ayrışmanın yılın ikinci çeyreğinde de sürdüğünün ve küresel büyümeyi gelişmekte olan ülkelerin sürüklemeye devam ettiğinin görüldüğünü ifade eden Yılmaz, diğer yandan gelişmiş ülkelerin emek piyasalarındaki olumsuz görünümünün devam etmesinin, söz konusu ekonomilerdeki toparlanmanın yavaşlığını teyit ederken istihdam koşullarındaki iyileşmenin uzun süre alacağını düşündürdüğünü kaydetti.

İktisadi faaliyetin zayıf görünümüne paralel olarak, 2010 yılı üçüncü çeyreğinde gelişmiş ülkelerde çekirdek enflasyon göstergelerinin tarihsel olarak düşük seviyelerini koruduğunu dile getiren Yılmaz, bu görünüme paralel olarak birçok gelişmiş ülkede mevcut durumda oldukça genişletici konumda olan para politikalarının ikinci bir parasal genişleme yoluyla daha da gevşetilme olasılığının artmasının, yatırımcıların riskli varlıklara yönelme eğilimini güçlendirdiğini söyledi. Bu durumun, bir yandan gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarını hızlandırarak bu ülkelerin para birimlerini güçlendirdiğini, diğer yandan da emtia fiyatlarında belirgin artışları beraberinde getirdiğini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

”Küresel likiditenin bollaşması ve buna bağlı olarak artan getiri arayışıyla hızlanan sermaye akımları diğer birçok gelişmekte olan ülke gibi Türkiye’yi de etkilemektedir.

Bu dönemde iktisadi faaliyetteki toparlanmanın beklenenden de olumlu seyretmesi, kredi derecelendirme kuruluşlarından not artırımına dair gelen işaretler, referandum sürecinin sona ermesiyle siyasi belirsizliğin azalması ve güncellenen Orta Vadeli Programın (OVP) mali disiplinin süreceğine işaret etmesi şeklinde sıralayacağımız ülkemize özgü olumlu gelişmeler bu etkilerin daha belirgin yaşanmasına neden olmuştur. Ülkemizin risk primi göstergeleri diğer birçok ülkeye kıyasla daha olumlu bir performans göstermiş ve kriz öncesi seviyelerinin altında seyretmeye devam etmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak yakın dönemde piyasa faizleri düşmüş, borsa endeksi hızla artmış ve Türk lirası güçlenmiştir.”

-”GIDA FİYATLARINDAKİ DALGALI SEYİR TAHMİN BELİRSİZLİĞİ OLUŞTURUYOR”-

TCMB Başkanı enflasyon gelişmelerini değerlendirirken de 2010 yılının üçüncü çeyreğinde tüketici fiyatlarının yüzde 1,15 oranında arttığını ve yıllık enflasyonun yüzde 9,24 seviyesine yükseldiğini söyledi.

Yılmaz, enflasyondaki bu yükselişte işlenmemiş gıda fiyatlarındaki keskin artışların etkili olduğunu, hizmet grubu yıllık enflasyonundaki azalış ve temel mal fiyatlarındaki olumlu görünümün sürdüğünü, enflasyonun ana eğilimi orta vadeli hedeflerle uyumlu seyrini koruduğunu ve böylece, gıda fiyatları dışındaki bütün alt kalemlerin çeyreklik değişim oranlarının geçmiş yılların ortalamasının belirgin olarak altında kaldığını bildirdi.

Üçüncü çeyrekte gıda fiyatlarının, işlenmemiş gıda fiyatları kaynaklı olarak sert bir artış kaydettiğini ve böylelikle gıda kaleminin yıllık enflasyona yaptığı katkının 4,2 puana yükseldiğini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

”Bir önceki çeyrekte keskin bir gerileme kaydeden işlenmemiş gıda grubu fiyatlarında üçüncü çeyrekte yüksek artışlar gözlenmesiyle yıllık işlenmemiş gıda enflasyonu endeks tarihindeki en yüksek seviye olan yüzde 28,74′e ulaşmıştır. Bu gelişmede taze meyve-sebze fiyatları belirleyici olurken, et fiyatlarındaki artış eğiliminin devam etmesi grup fiyatlarının yükselişinde etkili olan diğer bir unsur olmuştur. Bu noktada, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki dalgalı seyrin tüketici enflasyonunun oynaklığını artırarak önemli bir tahmin belirsizliği oluşturduğunu özellikle vurgulamak istiyorum.

Yılın üçüncü çeyreğinde enerji fiyatları petrol fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak yatay seyrederken gıda, enerji, alkollü içecekler ve tütünle altını dışlayan temel mal grubunda enflasyon eğilimi düşük seviyesini korumuştur. Diğer yandan hizmet grubu yıllık enflasyonundaki azalış beklenenden daha belirgin olmuştur. Talep koşullarına duyarlılığı görece daha yüksek olan yemek ve ulaştırma hariç hizmet fiyatlarının yıllık artış oranı endeks tarihindeki en düşük seviyeye gerilemiştir.

Hizmet fiyatlarında öngörülenin de ötesinde gerçekleşen bu yavaşlamanın etkisiyle üçüncü çeyrekte temel enflasyon göstergelerindeki istikrarlı düşüş eğilimi devam etmiştir. Bu gelişmede Türk lirasının güçlü seyrinin temel mal grubu fiyatları üzerindeki yansımaları da etkili olmuştur. Bu doğrultuda, temel enflasyon göstergelerinin işaret ettiği ana enflasyon eğilimi yavaşlamaya devam ederek orta vadeli hedeflerle uyumlu bir seyir izlemiştir. Böylece, ülkemiz ile diğer gelişmekte olan ülkelerin çekirdek enflasyon seviyeleri arasındaki fark yılın üçüncü çeyreğinde kapanmaya devam etmiştir.”

Durmuş Yılmaz, tüm bu gelişmeler çerçevesinde 2010 yılının ikinci çeyreğinden itibaren azalış eğilimi sergileyen orta vadeli enflasyon beklentilerinin, yılın üçüncü çeyreğinde sınırlı bir düşüş kaydettiğini, tüketici enflasyonundaki yükselişe rağmen istikrarlı bir biçimde gerileyen çekirdek enflasyon göstergelerinin bu dönemde orta vadeli beklentilerin bozulmasını engellediğini söyledi.

TCMB Başkanı yakın dönem enflasyon beklentilerinin bir önceki çeyreğe kıyasla sınırlı bir oranda gerilerken, vade uzadıkça beklentilerin bir önceki çeyrek seviyelerinden farklılaşmadığının görüldüğünü, bununla birlikte, 12 ve 24 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerinin, 2011 ve 2012 yıl sonları için belirlenen enflasyon hedeflerinin ima ettiği değerlerin bir miktar üzerinde seyrettiğini kaydetti.

FAİZ EN DÜŞÜK SEVİYEDE

Enflasyon açıklamalarının ardından gösterge faiz yüzde 7.65 ile tarihinde gördüğü en düşük seviyeye geriledi.

Categories: Genel Tags: , , , , , , , ,

İcra İhalesinden Uygun Fiyatlı Otomobil Satın Almak

Çarşamba, 20 Eki 2010 yorum yok

İcra İhalesinden Uygun Fiyatlı Otomobil Satın Almak

Yeni bir otomobil satın almak ödenecek yüksek bedel ve dikkat edilmesi gerekli çok sayıdaki etmen göz önünde tutulduğunda stresli bir durumdur. Özellikle de yeni otomobilinizi kredi ile satın alacaksanız stres miktarı daha da artar. Bugün ödemekte sorun yaşamadığınız taksitlerin ödenmesi ileriki dönemlerde büyük bir problem olabilir. Çok az kullanılmış ancak fiyatı da yeni ile kıyaslanmayacak kadar düşük bir otomobil sorunlarınızı çözebilir. Bu tür bir otomobil nerede bulunabilir? Bu sorunun cevabının icra ihaleleri olduğunu ancak çok az sayıda kimse bilir.hacizli

İcra ihalelerinde hemen hemen her türde otomobil bulunabilir. Ancak araba koleksiyoncularının ilgisini çekebilecek son derece eski modellerden yeni sayılabilecek modellere kadar büyük bir çeşitlilik söz konusudur. İhtiyaçlarınıza uygun bir otomobili bulmanız hiç sorun olmayacaktır.

Elbette bu ihalelerin kimi kısıtlamaları da vardır. İstediğiniz modeli bulmak için bir miktar beklemeniz gerekebilir. Ayrıca sizin ilgilendiğiniz otomobil ile muhtemelen başkaları da ilgilenecektir ve ihalenin sizin tarafınızdan kazanılacağının garantisi yoktur. Yine icra ihalelerinin çalışma sistemi de normal ikinci el otomobil satışlarından biraz farklıdır. Ancak, düşük fiyatlar çoğu durumda bu olumsuzlukları dengelemektedir. icralık arabalar

Daha önce bu tür bir ihaleye katılmadıysanız yapmanız gereken ilk şey işleyişleri hakkında bilgi edinmek olmalıdır. Bu tür bilgiler çok sayıdaki web sitesinde kolayca bulunabilir. İkinci olarak da istediğiniz özelliklere sahip bir otomobilin satışa konulacağı ihalenin zamanını ve yerini öğrenmelisiniz. Bunun en iyi yolu da bu konuda hizmet veren bir web sitesine üye olmaktır. İlgilendiğiniz türde bir otomobilin satışa konacağı ihale size bildirilecektir. Son olarak teklif vermeden önce otomobilin durumunu iyice incelemeyi unutmayın.icradan satılık

Konu ile ilgili Aramalar:

CHP'DE SORUNLAR BİTMİYOR

Cuma, 11 Haz 2010 yorum yok

CHP’de İstanbul İl Teşkilatı krizi yaşanıyor.
Bugünkü 8 istifayla boşalan üye tam sayısının altına düşüldüğü ve böylelikle ‘il yönetiminin düştüğünü’ iddia eden Genel Merkez’den, İstanbul İl Yönetim Kurulu ile ilgili tasarruf yetkisinin tüzük uyarınca Merkez Yönetim Kurulu’na ait olduğu açıklaması geldi.
10 üyenin ve örgütün görevlerinin başında olduğu açıklaması yapan İstanbul örgütü ise, başkanlık için ilk tercihin Gürsel Tekin olduğu, aksi durumda içeriden ya da dışarıdan bir kişinin başkanlığa seçileceğini duyurdu.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu görüşen Gürsel Tekin, “İl yönetimi görevinin başındadır. Olaya Genel Başkan el atacak” derken, Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay ise, “İstanbul İl Yönetimi düşmüştür” dedi. devamını oku…

Deniz Baykal Ortaya Çıktı

Cuma, 11 Haz 2010 yorum yok

“CHP İstanbul İl Teşkilatına ilişkin gelişmeler,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini Anadolu gezilerine davet edip etmediği,
Siyasete ilk adımı 1973′te Alanya’dan attığı, yine bir ilk adımı Alanya’dan atıp atmayacağı.”
Parti teşkilatının düzenlediği bir yemeğe katılmak üzere Antalya’nın Alanya ilçesine giden Deniz Baykal’ın, gazetecilerden tüm soruların sıralanması istenmesi üzerine, yukarıdaki sorular ortaya çıktı. devamını oku…

Kristen Stewart Biyogrofi

Cuma, 11 Haz 2010 yorum yok

Kristen Stewart (Doğum : 9 Nisan 1990)Amerikalı televizyon ve film oyuncusu. Panic Room, Catch That Kid, Speak, Zathura ve The Messengers filmleri ile tanınmıştır.
Los Angeles, Kaliforniya’da doğmuş ve büyümüştür. Babası FOX televizyonunda yapımcıydı. Halen ailesi ile birlikte Kaliforniya’da yaşamaktadır.
Sanat hayatına 1999 yılında televizyon yapımları ile başlamıştır. Panic Room filminde Jodie Foster’ın şeker hastası kızı rolü ile sinema dünyasına adımını atmıştır. Bu filmdeki başarısından sonra Cold Creek Manor isimli diğer bir gerilim filminde rol verilmiştir. Bu film gişede istenen başarıyı yakalayamamıştır. Stewart bunun sonrasında birkaç filmde daha rol almıştır. Geleckte ise Hollywood’un en gözde isimlerinden biri olacağına kesin gözüyle bakılmaktadır.
Ses getiren diğer bir filmi Speak olmuştur.

Robert Pattinson Biyogrofi

Cuma, 11 Haz 2010 yorum yok

Robert Pattinson 13 Mayıs 1986 yılında Londra, İngiltere’de doğdu. Spor konusunda yüksek tecrübesi olan bir spor adamı. Özellikle futbol ski ve snowboard yapmaktan hoşlanıyor. Ayrıca müzikten de çok hoşlanıyor ve gitarla klavye çalan yetenekli bir müzisyen.
Ateş Kadehi oyuncu kadrosuna Üçbüyücü Turnuvası’nda Hogwarts’ı temsil edecek olan Cedric Diggory rolüyle katılıyor. Turnuvada kendisine son dakikada gizemli bir şekilde katılan isim elbette Harry Potter.
19 yaşındaki Pattinson profesyonel kariyerine kısa süre önce Uli Edel’in yönettiği Sam West ve Benno Furmann’ın başrolde yer aldığı “Sword of Xanten”le başladı. devamını oku…

Konu ile ilgili Aramalar:

Mehmet Ali Şahin:"Herşeyi Tüzüğe Göre Yönettim"

Çarşamba, 09 Haz 2010 yorum yok

İnebolu Şeref ve Kahramanlık Günü kutlamalarına katılmak üzere Kastamonu’ya gelen TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Vali Mustafa Kara’yı makamında ziyaret etti. Burada gazetecilerin Anayasa değişikliğine ilişkin sorularını yanıtlayan Şahin, Anayasa Mahkemesi’nin henüz kararını vermediğini belirterek, konuyu şekil yönünden inceleyeceğini ifade etti.
Anayasa’nın ilgili maddesi gereğince Yüksek Mahkeme’nin sadece şekil yönünden kanunu inceleme imkanı olduğunu dile getiren Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü;
”Yüksek Mahkeme bu çerçevede görevini yapacaktır diye düşünüyorum. Sonucunda verilecek kararın milletimizin adalet duygusunu daha da pekiştirecek bir karar olmasını temenni ediyorum. Adalete ve yargıya güveninin daha da artırıcı bir karar olmasını temenni ediyorum. devamını oku…