arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Olay’

Seyyar Tayyar tutuklandı!

Pazar, 15 May 2011 yorum yok

‘Çocuklar Duymasın’ında rol alan Emin Gümüşkaya tutuklanarak cezaevine gönderildi

‘Çocuklar Duymasın’ dizisinde Seyyar Tayyar karakterini canlandıran Emin Gümüşkaya dün sabah polisler tarafından setten alınarak cezaevine götürüldü.

Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü döneminde yolsuzluk yaptığı iddiasıyla yargılanan ve mahkumiyeti Yargıtay tarafından onaylanan Gümüşkaya’nın cezası vicahiye çevrildi. Sete gelen polisler çekimin tamamlanmasını bekledikten sonra Emin Gümüşkaya’yla birlikte Emniyet’e gittiler.

Haberkonseyi’nin haberine göre daha sonra İnfaz Savcılığı’na götürülen Emin Gümüşkaya tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emin Gümüşkaya’nın ‘Çocuklar Duymasın’ dizisinde canlandırdığı Seyyar Tayyar karekteri “Ben buldum, ondan sonra da patladı gitti” repliğiyle hafızalara kazınmıştı. Dizinin yapım ekibi ise sette böyle bir olay yaşamadıklarını ancak bugün (dün) Emin Gümüşkaya’ya telefonu kapalı olduğu için ulaşamadıklarını belirtti.

‘DAHA ÖNCE ALTI AY HAPİS YATMIŞTI’
Bursa Emniyet Müdürlüğü’nün 2001 yılının ocak ayında yaptığı operasyon sonucunda dönemin Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Rahmi Dilligil, Bursa Devlet Tiyatrosu Müdürü Emin Gümüşkaya’yla birlikte toplam 16 sanık hakkında ‘zimmet’ suçlamasıyla Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

Kamuoyunda ‘perde operasyonu’ diye bilinen davada, sanıklar, ‘Devlet Tiyatroları’nı usulsüz harcamalarla zarara sokmak’ suçundan yargılandı. Mahkeme yargılama sonunda Emin Gümüşkaya ve Hasan Acar’ı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, aynı davadan yargılanan Rahmi Dilligil’e 1 yıl 3 ay hapis cezası verip bu cezayı erteledi.

Dosyanın yeniden gönderildiği Yargıtay 5’inci Ceza Dairesi Bursa 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı onadı. Emin Gümüşkaya, dava açıldığında tutuklanmış ve 6 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmişti. Yeniden cezaevine girecek olan Gümüşkaya’nın tutuklu kaldığı süre cezasından düşülecek.

Konu ile ilgili Aramalar:

Yuh Artık!

Salı, 28 Ara 2010 yorum yok

11 Yaşındaki Kızı, ‘Yardım Alacağız’ Diye Sevgilisine Götürmüş.
Adana’da kocası ölen komşusunun 11 yaşındaki kızı G.C.’yi, meyve suyuna ilaç katıp, birlikte olması için 45 yaşındaki sevgilisine götürdüğü iddiasıyla tutuklanan 31 yaşındaki Gülbani Dağdelen ve sevgilisi Hakkı Ayvaz’ın yargılanmasına başlandı.

Gülbanı Dağdelen’in, G.C.’nin annesini “Kızına AK Parti’den yardım alacağız’ diyerek kandırdığı ortaya çıktı.İddiaya göre Gülbani Dağdelen, sevgilisi Hakkı Ayvaz’ın isteği üzerine, cinsel ilişkiye girmesi için komşusunun ilköğretim okulunda okuyan kızı G.C.’yi hedef seçti. Kızın annesine, ‘Ak Parti’den öksüz çocuklara yardım dağıtılacakmış, kızına da yardım alalım’ diyerek kandıran Gülbani Dağdelen, küçük kızı yanına aldıktan sonra cep telefonuyla sevgilisi Hakkı Ayvaz’ı arayarak, “Kızı ayarladım. Okuldan getiriyorum. Meyve suyuna ilacı koyup içireceğim. Ancak 50 lira isterim” dedi.

KONUŞMA TAKİBE TAKILDI

Polis, bir başka suç nedeniyle telefonlarını dinlediği Hakkı Ayvaz ve sevgilisi Gülbani Dağdelen’i küçük kızla birlikte minibüse binerken yakaladı. Tutuklanan Hakkı Ayvaz ile sevgilisi Gülbani Dağdelen hakkında, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı, cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 29′ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Adana 2′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkan sanıklar suçlamaları kabul etmedi.

Gülbani’den 18- 19 yaşlarında birini istediğini belirten Hakkı Ayvaz, şunları anlattı:”Gülbani ile Haziran 2010′dan beri görüşüyorum. Geceleri alkol alırım. Gülbani ile yaptığım telefon görüşmesinde ailevi sorunlarım da olması nedeniyle ile kendisinden 18- 19 yaşlarında birisini getirmesini istedim. O da ‘tamam’ dedi. Olay günü merkez parkta buluştuk. Ancak kızın yaşının küçük olduğunu görünce herhangi bir şey yapmadım. İlk görüştüğümüzde ayrılacaktım. Ancak ‘Karnımız aç’ deyince karınlarını doyurdum. Büfeden cips ve meyve suyu aldım. Daha sonra kendilerinden ayrılacaktım. Ancak polisler yakaladı.”

KISKANIYORDUM

Gülbani Dağdelen de savunmasında, Hakkı Ayvaz’la aralarında ilişki olduğunu belirterek, şöyle dedi:”Onu kıskanıyordum. Benden sürekli, özellikle alkol aldıktan sonra, genç kız getirmem konusunda istekte bulunuyordu. Bana telefon görüşmesinde son kez genç kız istediğini söyledi. Başka bir istekte bulunmayacağını da söyledi. Kızı, annesinden ‘AK Parti’den yardım alacağız’ diye aldım. İlacı da daha önce aldım. Minibüs beklerken kıza içinde ilaç bulunan meyve suyunu verdim. Ancak otobüs geldiği için kız içmedi, attı. Amacım Hakkı’nın kızı küçük görüp, cinsel isteklerinden vazgeçmesi idi. Kendisine teslim etmeyecektim, pişmanım.”‘

‘TADI DEĞİŞİK GELİNCE İÇMEDİM’

Meyve suyunun tadı değişik olduğu için içmediğini anlatan G.C. de ifadesinde şunları söyledi:’Gülbani, olay günü beni annemden ‘AK Parti’ye gidip yardım alacağız’ diye istedi. Minibüste telefonla görüştü. Götürdüğü merkez parkta bir süre dolaştık. Daha sonra benden bir süre uzaklaştılar. Hakkı, Gülbani’ye para verdi. Minibüse birlikte bineceğimiz esnada polisler bizi yakaladı.”

‘ŞİKAYETİNİ GERİ AL’ DAYAĞI

Kızın annesi Adile C. ise sanıklardan şikayetçi olduğunu belirterek şöyle konuştu:”Gülbani’nin annesi sabah gelip, ‘Öksüz çocuklara yardım yapılıyor’ diye kızımı benden istedi. Saat 11.00′da gittiler, saat 18.00 olmasına rağmen gelmediler. Merak edip bir kaç kez Gülbani’nin annesine gittim ancak haber yoktu. Daha sonra polisler durumu bana bildirdi. Hakkı’nın kardeşleri gelip şikayetimi geri almam için bana bir daire dahi teklif ettiler. Gülbani’nin ailesi de evime saldırıp beni dövdü.”Mahkeme heyeti, G.C.’nin Ç.Ü. Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı’na sevk edilerek, ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda rapor alınmasına karar verip duruşmayı erteledi.

Konu ile ilgili Aramalar:

Ermeni Hastanesi’nde Korkutan Yangın

Pazar, 26 Ara 2010 yorum yok

Zeytinburnu’ndaki, Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nde yangın çıktı. Hastane içinde bulunan huzurevi çatısında başlayan yangın çalışanlar tarafından fark edildi.

Huzurevinde kalan yaşlılar görevliler tarafından kısa sürede tahliye edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu yangın kısa sürede söndürüldü. Kazlıçeşme Mahallesi Zakirbaşı Sokak 32 numarada bulunan Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi’nde henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı yangın meydana geldi. Saat 02.30 sıralarında hastanenin bitişiğinde bulunan huzurevinin çatısında başlayan yangın görevliler tarafından fark edilerek itfaiye ekiplerine haber verildi.

Henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı çıkan yangında huzurevi içindeki yaşlılar güvenli alanlara taşındı. Ölen yada yaralanın olmadığı yangın olay yerine gelen Zeytinburnu ve Bakırköy itfaiye ekiplerinin iki yönden uzattıkları merdivenler ile alevleri kontrol altına aldı. Yangını görüntülemek isteyen basın mensupları personel tarafından hastane dışına çıkartıldı.

İtfaiye ekiplerinin yangının çıkış nedeni ile ilgili araştırmaları sürüyor.

Konu ile ilgili Aramalar:

Categories: Genel Tags: , , , , , , , ,

Televizyon – Değeri Olmayan Haberler

Cumartesi, 06 Kas 2010 yorum yok

Televizyon – Değeri Olmayan Haberler

Televizyon seyretmeye başladığınızda önemli bir olay olarak sunulan ancak herhangi bir haber değeri olmayan bir şeyleri görmek sıradandır. Yerel bir televizyon kanalında ekonomik gerileme döneminde insanlara yardımcı olacağı belirtilen bir haber izledim. Haber sırasında yoğun bir ofiste koşuşturan insanlar gösteriliyor ve muhabir aşağıdaki tavsiyelerde bulunuyordu:

1. Patronun dikkatini çekin ve ona yakın olmanın yollarını araştırın.

2. İşin devamı ve başarısı için hayati öneme sahip işlevlerden sorumlu olmanın yollarını bulun.

3. Eğer yukarıdaki iki konuda başarılı değilseniz diğer bir şirkette iş aramaya hazır olun.

Bu haber Cumartesi akşamı eğlence programlarında yayınlansa bir komedi olarak eğlenceli olabilirdi ancak ciddi bir programda haber olarak yayınlandı.

Bu hikaye her gün milyonlarca insanın izlediği haberlerin arka planı hakkında çok şey söylemektedir. Bu haber yapan gazeteci sanırım kendi mesleğinde verdiği tavsiyeleri uygulayarak yükselmiştir. Bu haberin doğru bir değerlendirmesinde herhangi bir işverenin etrafında her performans seviyesinde her boşluğu doldurmaya yetecek sayıda “evet efendimci” olduğu dikkate alınmalıdır. Eğer bir çalışan kurum içinde hayati bir işlev için bir ekonomik durgunluk dönemini beklerse muhtemelen kendini ekonomik durgunluktan önce kapının önünde bulacaktır. habertürk

Yerel bir televizyonda yayınlanan bu haber diğer kanallardaki haberlerin de kimi zaman gerçeklikten ne kadar uzak olabildiğini göstermektedir. Konu tüm televizyona kanalları ve tüm haberler için genellenemese de televizyonda izlenen kimi haberlerin hemen hemen hiçbir haber değeri taşımadığı ve gerçeklerle herhangi bir bağlantısının olmadığı da bir gerçektir.

Hakkariden 1 Şehit Haberi Geldi

Pazar, 13 Haz 2010 yorum yok

Alınan bilgiye göre, Cami Sokağı’nda çoğunluğu askeri personelin yaşadığı binanın girişinde henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi.
Patlamada, 1 uzman çavuş yaralandı. Yaralı asker, Yüksekova Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Olay yeri inceleme ekipleri, patlamanın meydana geldiği bölgede çalışmalarını sürdürüyor.

Tokatta Helikopter Kazası

Perşembe, 10 Haz 2010 yorum yok

Jandarma Genel Komutanlığı’na ait Skorsky tipi helikopter, Giresun’daki görevlerini tamamlayan personeli Ankara’ya götürmek için havalandı.
Helikopter, Tokat semalarında yolculuğuna devam ederken Erbaa ilçesi Şehitler köyü civarında düştü.
Helikopterde 3 askeri personel bulunuyordu.
Tokat Valisi Şerif Yılmaz, düşen askeri helikopterdeki personelden kurtulan olmadığını açıkladı. Vali Yılmaz’ın verdiği bilgiye göre, helikopterde yangın çıktı ve ekipler yangını söndürmek için çaba sarfediyor. Vali Yılmaz, ”Helikopter yanmış, arkadaşlarımız olay yerine ulaştı, şu anda onunla uğraşıyor” dedi.
Helikopterde bir binbaşı ve bir üsteğmenin de bulunduğu öğrenildi. devamını oku…

Konu ile ilgili Aramalar:

İsrail Bir Gemiye Daha El Koydu

Cumartesi, 05 Haz 2010 yorum yok

İsrail askerlerinin İrlanda’dan yola çıkan Rachel Corrie yardım gemisine çıkmaları ve geminin rotasını Aşdod limanına çevirmelerinin ardından İsrailli bir Savunma Bakanlığı kaynağı, “gemide ne güç kullanıldığını ne de kurşun atıldığını” belirtti.
Gemiye çıkılması sırasında gemilerdekilerden herhangi bir direniş gelmediği bildirilmişti.
İsrailli savunma yetkilisi, bu gemidekilerin askerlere zarar verme gibi bir planları olmadığını söyledi.
Bir İsrailli hükümet yetkilisi de Ynet haber sitesine gemide herhangi bir olay çıkmamasından ve İsrail ile İrlanda arasındaki önemli görüş farklılıklarına rağmen İrlanda hükümetinin konuya yaklaşımından duydukları memnuniyeti dile getirdi. İsrailli yetkili, İrlanda’nın Avrupa Birliği ülkeleri içinde İsrail’e en sert yaklaşan ülke olduğunu da hatırlattı.
İsrail askerlerinin, gemiye havadan helikopter yoluyla değil denizden çıktığı bildirildi.
SİLAH YOK, ÇİMENTO VAR devamını oku…

Emekli Orgeneral Özgen "Savaş Sebebidir" Diye Konuştu

Pazartesi, 31 May 2010 yorum yok

Emekli orgeneral Necati Özgen, İsrail’in insani yardım gemilerine düzenlediği operasyonu ve İskenderun’da 7 askerin şehit olduğu terörist saldırıyı NTV’de yorumladı.
“Türk gemisine neden eşlik edilmedi” diye soran ve “Geleceği iyi görmek lazım. İki ülke arasında bir tırmanma vardı. Ticaret gemisi de olsa ‘gelmesinler’ dendi karşılığında ise gidildi. İsrail’in bölgedeki tutum ve davranışları ortada. Bu duruma da kimse ses çıkarmıyor” diyen Özgen şöyle devam etti:
“Geleceği göremedik. Uzak mesafelerden deniz kuvvetlerine görev verilir ve takip edilirdi. O gemiyi yanlız mı bırakacaktık. Böyle bir olayı öngörerek tedbir almak lazımdı.
“SAVAŞ SEBEBİDİR”
Bence bu olay, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı bir hakaret ve savaş sebebidir; bu olay savaş sebebidir. Kimseyi kışkırtmayalım, demokratik kuralları uygulayalım, kanuna bakalım; tepki çekeriz demekle olmaz.”
Özgen, Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi’ndeki girişimleriyle ilgili olarak da, “Atı alan Üsküdar’ı geçti. Şehit ve yaralılar var. Bunun hesabı ne olacak. Ben savaş açılmalı demiyorum, savaş sebebidir diyorum. Ve bunu şu anki bilgilere göre söylüyorum” ifadelerini kullandı.
İSKENDERUN SALDIRISI
Emekli orgeneral, 7 askerin şehit olduğu İskenderun’daki terörist saldırıyla ilgili olarak da, “Ben orada komutanlık yaptım ve oraları iyi bilirim” dedi ve “O bölgede 1990’lı yıllardan itibaren 40-50 kişilik bir grup var. Ve ormanlık bir arazi söz konusu. Bölgenin sorumluluğu 39. Tugay’dan alınarak Adana Jandarma Bölge Komutanlığı’na verilmiş. Bu yanlış…” şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili Aramalar:

İsrail'E BM Konseyinde Davutoğlundan Sert Sözler

Pazartesi, 31 May 2010 yorum yok

Türkiye’nin talebi üzerine acilen toplanan BM Güvenlik Konseyi’nde konuşan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İsrail’in kabul edilemez hareketinin ardından uluslararası bir soruşturma açılması, gemilerin derhal serbest bırakılması ve Gazze’ye taşıdıkları yardımları ulaştırmalarına izin verilmesi, İsrail’in Gazze’deki ablukaya son vermesi gerektiğini söyledi.
İsrail’in elinin kana bulandığını ve terörist ile devlet arasındaki çizginin ortadan kalktığını kaydeden Davutoğlu şunları söyledi:
“Medeniyetin bize kendisini göstermesi gerekiyor. Bu orantısız gücü görüyoruz. Savaş durumunda bile sivillere saldırılmaması gerekir. devamını oku…

Türkiye Şehitlerine Ağlıyor

Cumartesi, 01 May 2010 yorum yok

Diyarbakır’ın Lice İlçesi Abalı Köyü jandarma karakoluna bir grup PKK’lı terörist uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Karakoldaki askerlerin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada ilk bilgilere göre bir üsteğmen şehit oldu, 1 asker yaralandı. YARALI ASKERLER HASTANEDE Edinilen bilgiye göre olay akşam saatlerinde yaşandı. Karanlıktan istifade ederek dağlık bölgedeki karakola yaklaşan teröristler, uzun namlulu silahlarla yaylım ateşi açtı. Açılan ilk ateşte bir üsteğmen şehit oldu, bir er de yaralandı. Yaralı asker Diyarbakır Askeri Hastanesi’ne kaldırıldı. Saldırı sonrasında Kobra Helikopterlerinin de desteğiyle geniş çaplı operasyon başlatıldı.

Konu ile ilgili Aramalar: