arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Sinema’

Atatürk’ün aşkı sinema filmi oluyor! Filmde rol alacak isimler belli oldu…

Cumartesi, 21 May 2011 yorum yok

Mustafa Kemal Atatürk’ün Makedonya’nın Manastır (Bitola) kentindeki askeri İdadi’sinde okuduğu yıllarda (1896-1899) Eleni Karinte adlı Ulah kökenli bir kızla yaşadığı aşk beyaz perdeye aktarılıyor. Makedon yazar Deyan Dukovski’nin “Balkan ÖlmemiştirBalkan Ölmemiştir” adlı eserinden uyarlanan ve aynı adı taşıyan filmin çekimlerine önümüzdeki günlerde başlanacağı bildirildi.

Yönetmenliğini Aleksandar Popovski’nin yapacağı film, Makedonya’nın “Kino Oko” şirketiyle Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya’da sinema şirketlerinin ortak yapımı olacak. Makedonya Kültür Bakanlığı’nın da maddi destek verdiği filmde Mustafa Kemal Atatürk rolünü, “Elveda Rumeli” adlı TV dizisinden tanınan Makedonya’nın Türk kökenli ünlü sanatçılarından Ertan Saban, Eleni Karinte rolünü ise Nataşa Solak canlandıracak.

Konu ile ilgili Aramalar:

Sinemalarda bu hafta

Perşembe, 22 Tem 2010 yorum yok

Vincenzo Natali’nin yönettiği ve Adrien Brody, Sarah Polley, David Hewlett ile Abigail Chu’nun oynadığı ”Deney/Splice”, insan DNA’sının kopyalanmasını anlatıyor.

Bilim dünyasına farklı bir bakış açısı getiren filmin konusu şöyle:
”Clive ve Elsa, bilim dünyasının iki süper starıdır. Uzmanlık alanları DNA kopyalamak ve farklı canlıların DNA’larını birleştirerek hybrid yaratıklar yaratmaktır. Ancak çalışmalarını artık bir adım daha ileriye taşımanın zamanı geldiğine inanmaktadırlar; insan DNA’sını kopyalamak. Yürüttükleri projenin finansörleri bu aşamaya gelindiğinde insan DNA’sı ile deneyler yapılmasına karşı çıkar ve Clive ile Elsa projeyi gizlice yürütme kararı alır. Elde ettikleri sonuç ‘Dren’dir. Dren, bu ünlü çifte hayatlarının hem en çılgın hayalini hem de en büyük kabusunu yaşatmaya başlar.”

”SON HAVA BÜKÜCÜ”

Night Shyamalan’ın yönettiği ve Noah Ringer, Nicola Peltz, Jackson Rathborne ile Dev Patel’in oynadığı ”Son Hava Bükücü/The Last Airbender”, görsel efektleri ve aksiyon sahneleriyle dikkat çekiyor.

İnsan medeniyetlerinin dört ulusa bölündüğü bir dönemi anlatan filmin konusu özetle şöyle:
”Ateş ulusu, zalim bir savaş başlatmıştır. Filmin kahramanı ‘Son Hava Bükücü’, kehanete göre, dört elementi de kontrol edebilecek güce sahip tek Avatar olan ‘Aang’dır. Aang, savaşın yıkıma uğrattığı dünyalarında düzeni tekrar sağlamak için Su Bükücü Katara ve erkek kardeşi Sokka’dan yardım alır.”

Categories: Tv - Sinema Tags:

En İyi Türk Filmi Hangisi

Cuma, 18 Haz 2010 yorum yok

2000′lerle birlikte yükselişe geçen Türkiye sinemasında son 10 yılda birçok önemli film vizyona girdi. Önceki kuşaklarla birlikte ilk filmlerini çeken yeni isimler de gişede veya eleştirel anlamda başarılı filmlere imza attılar.
Yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı ‘Son 10 yılın en iyi yerli filmi hangisi?’ anketinde birinci sırayı Çağan Irmak’ın çok konuşulan filmi ‘Babam ve Oğlum’ aldı. ‘Babam ve Oğlum’un açık ara birinci olduğu ve oyların yüzde 28′ini aldığı ankette, ikinci sırada Yılmaz Erdoğan’ın Ömer Faruk Sorak’la birlikte yönettiği ‘Vizontele’ yer aldı. Vizontele oyların yüzde 10′unu aldı. devamını oku…

Konu ile ilgili Aramalar:

Robert Pattinson Foto Galeri

Perşembe, 10 Haz 2010 1 yorum

Yerli Filmlerin Çoğu Zarar Etti

Pazar, 16 May 2010 yorum yok

Toplam 70 yerli yapımın seyirciyle buluşacağı sinema sezonunda vizyona giren filmlerden 6′sı kar ederken, 7 film de yapım masraflarını kurtardı. Gösterime giren diğer yapımlar zarara uğrarken, seyirci oranının yerli ve yabancı yapımlar arasında yarı yarıya gerçekleştiği belirtildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik, sinema sezonu boyunca 70 Türk filminin izleyiciyle buluşacağını anımsattı.

”Bu filmler içinde toplam gişeye ve seyirci oranına baktığımızda yüzde 50 yabancı film, yüzde 50 yerli film izlenme oranı var” diyen Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:

”70 yerli yapımın yanı sıra, 210 yabancı film vizyona çıktı ama gişe ve seyirci sayısına baktığımızda yarı yarıya. Tabii bu son yıllarda özellikle son 4-5 yıl içinde Türk filmlerini izleyen seyirci sayısı gittikçe artmakta. Bu da hem filmlerin çok olması hem de belirli filmlerdeki kalitenin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Türkiye’de 2010 yılının genel tablosuna baktığımızda 70 film içinde yaklaşık 6 film kar etti. Yani, bu filmler, yapım maliyetinin üzerinde gişe hasılatı elde etti. Bunun yanı sıra, 6-7 film de maliyetini kurtardı, geri kalan filmlerin tamamı zarar… Burada biraz ciddi düşünmek lazım. Dolayısıyla film üretiminde kalite mi seyirci algısı mı yoksa sanat filmi mi önemli?

Ben, özellikle Avrupa ve ABD’yi ayrı tutuyorum. Çünkü ABD, tamamen bütün dünyayı saran filmler üretiyor ve tümüyle ticari filmler üzerine yoğunlaşıyor. Avrupa sinemasına baktığımız zaman ise tam olarak ticari sinemayı göremiyoruz. Yani, her ülkenin kendine göre belirli bir oranda yüzde 20′ye yaklaşan bir ticari film üretimi vardır. Türkiye’de de bu hemen hemen aynı. Asıl parayı kazanan filmler ve bütçe yapan filmler ise ticari filmlerdir ama sanat filmleri olmasın mı tabii ki olsun.”

”FİLMLERİMİZİ KABUL ETMEZLERDİ”

Türkiye’nin son 20-30 yıldaki değişimini diğer ülkelerin algılayamadığını da dile getiren Abdurrahman Çelik, ”Türkiye’ye gelenler ve yaşamış olanlar hariç halen Avrupalılar ve Amerikalılar, 100 yıl önceki Türkiye algısında yaşıyor” dedi.

Sinema filmlerinde Türkiye’deki yaşantıyı göstererek bu değişimin Türkiye’yi tanımayanlara gösterilmeye çalışıldığını aktaran Çelik, ”Son 3 yıl içinde Avrupa’daki bütün uluslararası festivallerde Türk filmleri mutlaka ödül alarak döndü. Hemen hemen Avrupa’da ödül almadığımız A klasmanında hiçbir festival kalmadı” diye konuştu.

Avrupa’da birçok ülkenin önemli film festivallerinde Türkiye’yi konuk ülke yaptığını da anlatan Çelik, şunları söyledi:

”Daha önce filmlerimizi kabul etmezlerdi. Daha doğrusu, bırakın yarışmaya kabul etmeyi, ‘şu filmi gösterelim’ dediğimizde neredeyse Türkiye’ye karşı burun kıvrılırdı. Tabii o zamanlar yılda ortalama 10 film üretiliyordu. Bugün ise 70 film üretiliyor. Nitelik ve kalite olarak Türkiye, sanat filmi anlamında çok ciddi performans gösteriyor. Avrupa’da Türk sinemasının büyük bir patlama yapmasının ve beğeni kazanmasının nedeni aslında biraz da TÜrkiye’nin gizemi. Türkiye’yi yeni tanıyorlar. Sinema, insanlarla çok hızlı iletişim, bağ kuran bir sanat dalı.

Türk filmlerinin Avrupa’da ilgi çekmesinin en önemli nedenlerinden biri de bana göre, Avrupa sineması çöküyor. Ben bunu AB’nin bir toplantısında da söyledim herkes garip karşıladı. Avrupa’da sinema destekleme fonlarını topladığınız zaman yaklaşık olarak yılda 1.5 milyar avroya yakın… Çok büyük bir bütçe ama üretilen filmlere ve Avrupa ile dünyadaki izlenme oranlarına bakın, hiçbir zaman Amerikan filmlerine yaklaşma imkanları yok asla. Bu Avrupa’da sinema sektörünün bana göre çöktüğünün bir göstergesi, son yıllarda trend aşağı doğru iniyor.”

Konu ile ilgili Aramalar:

Halkın Portakalı

Salı, 08 Eyl 2009 yorum yok

14341

Altın Portakal’da bu yıl bir ilk gerçekleştiriliyor. Halkın Portakalı adlı verilen bölümde amatör sinemacılar filmleri ile yarışacak.

Antalya’da neredeyse yarım asırdır devam eden Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl ilk kez vatandaşlar da filmleriyle yarışacak. Ünlü sinemacılardan film çekmenin inceliklerini öğrenecek vatandaşların eserleri, ”Halkın Portakalı” adı verilen bölümde mücadele edecek.

Sanat Yönetmenliğini Vecdi Sayar‘ın yaptığı 46. Antalya Altın Portakal Film Festivali‘nde, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın‘ın da girişimleriyle bir takım değişikliklere gidildi. Bu yıl, önceki yıllara oranla daha az sayıda yabancı sanatçının katılacağı belirtilen festivalin Antalya halkıyla daha çok buluşmasına yönelik bazı adımlar atıldı.

Festivalde en çok dikkati çeken yeniliklerden biri de ”Halkın Portakalı” oldu. Bu yıl ilki yapılacak ”Halkın Portakalı” bölümüyle, bugüne kadar sinemacıları, hep üstü açık araçlardan halkı selamlarken ya da kırmızı halıdan geçerek galalara katılırken gören Antalyalılara kendi filmlerini çekme şansı tanındı.

www.halkinportakali.com internet sitesinden yapılan duyuruya göre, yarışmaya her mahalleden 10 kişiyi geçmeyecek ekipler katılabilecek. Yarışmacılara önce beyaz perdenin ünlü isimleri tarafından sinema filmi çekmenin incelikleri, senaryo yazımı, kamera kullanımı, yönetmenlik kuralları ve kurgu anlatılacak.

Antalyalı amatör sinemacıların uzmanlar eşliğinde çekecekleri filmlerde ekipman da Büyükşehir Belediyesince karşılanacak. Amatör sinemacıların eserleri, festival süresince de gösterime sunulacak.

Halkın Portakalı Yarışması’nda birinci olan ekip 20 bin TL, ikinci ve üçüncüler ise 5 bin TL ile ödüllendirilecek.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın, ”Halkın Portakalı, halkın sinemayı tüketen değil, üreten bireyler haline gelmesi için düzenlediğimiz ilk faaliyet. Bu uygulamanın dünyada bir benzeri yok. Bakkal Sedat amca, terzi Nermin teyze kendi filmlerinin gala gecesinde hemşehrilerini selamlayacak.”

Konu ile ilgili Aramalar: