arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Yapan’

En iyi eşinizi bulmanın olasılığı 285 binde 1′e denk geliyor…

Salı, 24 May 2011 yorum yok

ntvmsnbc’nin haberine göre Warwick Üniversitesi’nde matematik öğretmenliği yapan Peter Backus insanların neden yalnız kaldığını bilimle bulmaya çalıştı. Üç yıllık yalnızlığı sonrasında “Neden Bir Kız Arkadaşım Yok” adlı tezin yazan Backus’a göre doğru insanı bulma şansınız 285 binde 1′e denk geliyor.

Backus bu tezinde dünya dışı yaşam arayışında kullanılan Drake Denklemi’nden yararlanmış.

Sonuçlar da İngiliz bekarlar için hiç de umut vaadetmiyormuş. 30 yaşındaki Backus, İngiltere’de yaşayan 30 milyon kadından sadece 26 tanesinin kendisine uygun olduğu sonucuna varmış.

Denklem yaşları 24 ila 34 arasında olan, Londra’da yaşayan, bekar kadınları baz almış. Durum böyle olunca da Backus’un şansı oldukça düşmüş.

Ekonomi uzmanı Backus, “Muhteşem bir ilişki yaşama olasılığım olan sadece 26 kadın var. Bir gece dışarı çıkmamda onlardan biriyle tanışma şansım yüzde 0.0000034. Bu da 285 binde 1′e denk geliyor” dedi.

SADECE KRİTERLERİ DEĞİŞTİRDİ
Drake Denklemi “N = R* x Fp x Ne x Fi x Fc x L” dir. N iletişim kurmayı umabileceğimiz uygarlıkların sayısı, R* Samanyolu Galaksisi’ndeki yıldız oluşma sıklığı, Fp bu yıldızlardan kaç tanesinin gezegene sahip olduğu, Ne bu gezegenlerden kaç tanesinin yaşama elverişli olduğu, Fl yaşama elverişli gezegenlerin kaçında yaşamın oluştuğu, Fi bu gezegenlerin kaçında akıllı yaşamın oluştuğu, Fc bu gezegenlerin kaçında iletişim kurma yetisine yahut isteğine sahip ırkların varlığı L bu tür bir uygarlığın umulan yaşam süresidir. Profesör Frank Drake, galakside 10 bin yaşam formu olabileceğini tahmin etmişti.

Backus orijinal denklemi hayalindeki randevu kriterleriyle değiştirdi; kadınların onu çekici bulma olasılığı ve yaşları 24 ila 34 arasında değişen Londralı kızlar gibi kriterleri kullandı.

Backus, “Sonuçlar aşk arayan insanlar için iç karartıcı gözükebilir ama bekarlar iyi yönünden bakmalı; bu sizin suçunuz değil” dedi. Tezin tamamına üniversitenin internet sitesinden ulaşılabilir.

Konu ile ilgili Aramalar:

“Doktorun ağzında kulağımı gördüm”

Cuma, 20 May 2011 yorum yok

KONYA’nın Seydişehir İlçesi’nde tartışma sonucu burnunu kırdığı 40 yaşındaki aile hekimi Ahmet Özcan’ın, ısırması sonucu kulağının bir bölümü kopan eczacı kalfası 29 yaşındaki Kenan Aksakal, psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Aksakal, ”Kavga ederken yere düştük ve arbede halinde iken doktorun dişlerini gördüm ve beni ısıracağını anladım. Daha sonra doktorun ağzında kulağımı gördüm” dedi. Burnu kırılan doktor Özcan ise, ”Burnum kırılıp, kan boşaldıktan sonra kendimi kaybettim. Ne olduğunu hatırlamıyorum” diye konuştu
Seydişehir 2 Nolu Sağlık Ocağı’nda Aile Hekimi olarak görev yapan Dr. Ahmet Özcan, mobil hizmet kapsamında geçen salı günü Gökhüyük Köyü’ndeki tek odalı sağlık evine gitti. Dr. Özcan, iddiaya göre hastalarını muayane ettiği sırada, yine mobil hizmet kapsamındaki nöbetçi eczanenin kalfası Kenan Aksakal, hastaların reçetelerini almak için odayı girip beklemek istedi. Dr. Özcan, Aksakal’a dışarıda beklemesini söyledi. Bunun üzerine doktor ile eczacı kalfası arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Dr. Özcan, eczanenin sahibiyle telefonla görüştü. Ardından Kenan Aksakal sağlık evinden ayrıldı.

’KULAK DİKİLEMEDİ’

Gökhüyük Köyü’ndeki hastalarını muayane eden Dr. Ahmet Özcan, otomobiliyle Madeni Köyü’ne geçtiği sırada Kenan Aksakal, önünü kesti. Bunun üzerine Aksakal ve Özcan otomobillerinden indi. İddiaya göre Aksakal, Özcan’a kafa atarak burnunu kırdı. Dr. Özcan da, Aksakal’ın sağ kulağını ısırdı. Kulağının bir bölümü kopan Aksakal, ambulansla Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Kulağının kopan bölümü aşırı derecede zedelendiği için dikilemeyen ve tedavisi süren Aksakal, yaşadığı olaylar nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu söyledi. Aksakal, “Ben doktora kafa atmadım. Konuşmak için yanına gittim. O, ’Sana gıcık oluyorum’ diyerek beni ittirdi. Kavga ederken yere düştük ve arbede halinde iken doktorun dişlerini gördüm ve beni ısıracağını anladım. Daha sonra doktorun ağzında kulağımı gördüm. Bu olay karşısında psikolojim bozuldu. Ayrıca oğlum yanıma geldiğinde, ’Baba senin kulağını ne zaman tamir ettireceğiz?’ diye soruyor. Onun bu sorusu karşısında çok üzülüyorum” diye konuştu.

’BURNUMDAN KAN BOŞALINCA KENDİMİ KAYBETTİM’

Burnu kırıldığı için 10 günlük iş göremez raporu aldığını belirten Dr. Ahmet Özcan da şunları anlattı:

”Hastaları muayene ettiğim için Kenan Aksakal’a dışarıda beklemesini söyledim. Çünkü diğer eczanelerin görevlileri de dışarı bekleyip, reçete işlemlerini yapıyorlar. İtiraz etti. Tartıştık. Sonra sağlık evinden ayrıldı. Diğer köye giderken önümü kesti. Bana kafa atıp burnumu kırdı. Burnumdan kan boşalınca kendimi kaybettim. Ne olduğunu hatırlamıyorum.”

Her iki tarafın da jandarmaya birbirlerinden şikayetçi olduğuna dair müracaatta bulunduğu belirtildi.

Konu ile ilgili Aramalar:

Azra Akın’a Kocaman Bravo

Salı, 28 Ara 2010 yorum yok

Her hafta yaptığı dans ile yarışmanın birincisi seçilen Azra Akın, bu hafta jüriden ilk kez tam puan alan yarışmacı oldu.

Gecede ikinci dansını siyah üzerine beyaz puantiyeli elbisesiyle yapan Azra Akın muhteşem dansıyla izleyen herkesi kendisine hayran bıraktı.

işte jürinin Azra Akın için söylediği sözler;

Tan Sağtürk: Şaşırıyorum ben de bazen. inanılmaz. içine sanki profesyonel dansçı kaçmış gibi. Bu kadar hızlı ivme gösterip yükseleceğini kimse tahmin edemezdi.

Saba Tümer: Ne şekersin sen, gerçekten. Çok mu yeteneklisin, herkesten çok daha mı fazla çalışıyorsun. Enteresan yani.

Lilia: Çok beğendim. Harikasınız. Çok güzel.

Sait Sökmen: Harikasınız. Çok güzel. Bu yetenek sende nereden çıktı bilmiyorum. Ama inanılmaz. Ben de inanamıyorum. iyi aileler çocuklarını baleye falan gönderirler de yetenek başka bir şey.

Konu ile ilgili Aramalar:

Bu köyde herkes zengin

Çarşamba, 01 Ara 2010 yorum yok

Çoğunluğu tekstil fabrikasında çalışan, tek bir işsizin bile olmadığı, Konya’nın Derebucak ilçesine bağlı Durak köyünde, her eve ayda en az 2 bin lira giriyor. Köydeki hemen herkes, ünlü markaların tekstil ürünlerini giyiyor.

Toroslar’ın 1600 rakımlı eteklerine kurulu bulunan, eski adı Kirli olan, Derebucak ilçesine bağlı Durak köyü, Arnavut kaldırımlı sokakları, içinde dolaşan lüks araçları ve emsallerine ancak büyük şehirlerde rastlanan villalarıyla dikkat çekiyor.

Durak köyünü diğer dağ köylerinden ayıran en önemli özelliği kişi başına düşen gelirin çok yüksek olması…

Konuklarını, belediye binasını andıran muhtarlık binasında ağırlayan Durak köyü muhtarı Ramazan Ballı, köy nüfusunun 540 olduğunu, köyün yaklaşık 10 yıldan beri göç vermek bir yana, göç almaya başladığını, tersine göçün köyü daha da canlandırdığını belirtti.

Köydeki bu tercihe göç hareketliliğinin sırrının hemşehrileri iş adamı Ali Akkanat’ın Beyşehir’e kurduğu tekstil fabrikası olduğunu ifade eden Ballı, “Daha önce sadece İstanbul’da üretim yapan hemşehrimiz Ali Akkanat, Beyşehir ilçe merkezi yakınlarına bir fabrika kurdu. Bu fabrikanın işçilerini ise öncelikle kendi köyü olan Durak’tan seçti ve köyümüzün adeta kaderi değişti” dedi.

İşçi haline gelen köylülerin, köye yaklaşık 50 kilometre uzaklıktaki fabrikaya günlük servislerle taşındığını anlatan Ballı, şunları kaydetti:

“Köyümüzde bu fabrika ve iş adamı hemşehrimiz Ali Akkanat’ın sayesinde tek bir işsiz bile yok. Sayın Akkanat ayrıca pek çok kişiyi yetiştirdi ve onlarında tekstilci olmasını sağladı. Köyümüzden çıkan ve çeşitli kentlerde üretim 30′a yakın da iş adamı var. Köyümüzde her evlerden en az bir kişi bu fabrikada çalışıyor. Yani şunu söyleyebilirim, köyde, ayda en az 2 bin lira girmeyen ev yok. Durak’ta tersine göç, çok kuvvetli şekilde yaşanıyor. Örneğin ben bu köyün muhtarıyım, ben bile Manavgat’ta yaşarken, değişen durum üzerine köyüme geri döndüm. İstanbul’da ve yurt dışında yaşan özellikle emeklilerimiz, büyük oranda köyüne dönüyor.”

KÖYLÜ MARKA GİYİYOR
Tekstil fabrikasında dünyaca tanınan markalar için üretim yapıldığını ifade eden Ballı, “dünya markası bu ürünlerin hatalı üretilmesi halinde satılması yasak olduğu için, fabrika yetkilileri bu ürünleri çalışanlara dağıtıyor. Köyün çoğu da çalışan olduğu için köyde genç yaşlı hemen herkesin üzerinde dünya markası tekstil ürünlerini görebilirsiniz” dedi.

Köyde toplantı salonu, düğün salonu, sağlık ocağı hatta bir arazöz ve çöp arabası bile var. Kısa süre içinde yine iş adamlarının katkısıyla köye spor salonu inşaatına başlanacak, hazırlıkları devam ediyor. Köyün bir eksiği olması durumunda, sadece köye değil Beyşehir ve Konya’ya da büyük eğitim yatırımları yapan iş adamı Ali Akkanat, sorunu hemen halledip eksikliği gideriyor.

İşsizlik olmadığı için köyün kahvehanesini ise daha çok emekliler dolduruyor. Kahvehanenin müdavimlerinden köyün eski muhtarı Hami Okur, köyde işsizliğin olmamasının herkesi sevindirdiğini, krizin bile Durak köyünü teğet geçtiğini söyledi.

BİR KEZ GİYİP ATANLAR BİLE VAR
Köye ayda 80-100 bin lira taze paranın giriş yaptığını, herkesin cebinde 500-1000 lira bulunduğunu ifade eden Okur, “Köye gelenlerin en çok dikkatini çeken şeylerden biri ise köylünün hep markalı ürünler giymesi… Bu defolu ürünler ihracata gitmiyor, satılması da yasak, köylüye dağıtılıyor. Herkesin evinde bu ürünlerden onlarca, yüzlerce vardır. Pek çok kişi bu tişörtleri atlet olarak içine giyiyor. Bu dünyaca ünlü markaları bir kez giyip yıkamaya gerek görmeden atan köylülerimiz bile var” diye konuştu.

Kahvehanede arkadaşlarıyla sohbet edip vakit geçiren emekliler ise köyde işsiz olmadığı için iş yaptırmak istedikleri zaman amele bulamadıklarından yakınıyor.

İsraille İlişkiler Bozulursa Ne olur?

Pazartesi, 07 Haz 2010 yorum yok

AK Parti Dışilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, NTV’de açıkladı: “İsrail ile askeri anlaşmalar da dahil tüm anlaşmaların iptali gündemde.”
Savunma Bakanı Vecdi Gönül, böyle bir teklif gelmesi durumunda konuyu inceleyeceklerini belirterek topu Dışişleri Bakanlığı’na atarken, Ahmet Davutoğlu da, bu yönde bir kararın İsrail’in takınacağı tutuma bağlı olduğunu söyledi.
Peki, ‘tüm anlaşmaların’ iptali mümkün mü ve böyle bir karar Türkiye’ye ne getirir ne götürür?
Dünyada savunma alanında önemli bir yayın organı olan Jane’s Defence’ın Türkiye Temsilcisi, Today’s Zaman gazetesi köşe yazarı ve Taraf gazetesi Ankara temsilcisi Lale Kemal askeri ve savunma sanayii boyutunu, Süleyman Demirel’in dış politika danışmanlığını yapan eski Washington Büyükelçiliği Müsteşarı Mehmet Ali Bayar ticari boyutunu, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Yardımcısı Telha Görgülü de turizm boyutunu canlı gaste’ye anlattı. devamını oku…

Konu ile ilgili Aramalar: